2. Ayet
فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًاۙ
1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًاۙ
1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Şiddetle esip yelenlere.
Sert esen yellere
Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara,
şiddetle giden meleklerin,
Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara;
Esip savuranlara,
Derken büküp devirenlere
Büküp devirenlere,
1-2-3-4-5-6. Birbiri ardınca gönderilenlere, esip savuranlara, yaydıkça yayanlara, (hak ile bâtılın arasını hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde) ayırdıkça ayıranlara, (îmân ve tövbe ile hakka yönelenleri) mazur kılıp arıtmak ve (isyan edenleri) sakındırmak üzere, (emrimizle, peygamberlere,) zikri (vahyi) ulaştıranlara kasem olsun ki,
Derken (sert ve çetin rüzgârlar gibi, her hayırlı hizmete koşturup, şeytani odakları ve münafıkları) kökünden koparıp savuranlara…
Ve şiddetle estikçe esenlere,
daħı esiciler ḥaķķı-y-içün ya'nį yiller esmek
(o emirlere) sert (ve çâlâk) rüzgârlar gibi hemen (imtisâle) koşan,
1,2. Yemîn olsun (emirlerle) birbiri ardınca gönderilenlere (o mürselât'a) ve şiddetli bir şekilde estikçe esen (geçip giden melek)lere!
Şiddetle esip (bulutları) savuranlara (rüzgarlara), (*)
Getirdikleri mesajlarla fırtınalar estirenlere,
yeller gibi uçanlar hakkı için,
Şiddetli esen fırtınalar hakkı için,
Estikçe esenlere,
Kasırga gibi esip savuranlara.
Derken kökünden koparıp savuran rüzgarlara veya şiddetle eserek batılı savurup atan mesajlara veya Allah'ın dinini yaydıkça yayanlara,
Fırtına olup esenlere;
Fırtına gibi eserek inkâr, cehâlet ve zulüm karanlıklarını darmadağın eden;
İyice Kökleştirip Yerleştirenler’e!
1,2. Dalga dalga gelenler! // toz duman edenler!
Onlar, rüzgârların tohumları etrafa yaydığı gibi gerçekleri etrafa yayarlar. İnsanları gerçeklerle buluştururlar. Hidayetin tohumlarını akıllara kalplere ekerler.
Esip savuranlara,
1,2,3,4,5,6,7. Birbiri ardınca gönderilen (melek)lere, her şeyi kökünden koparan (fırtına)lara, gerçekleri yayan (Kur’an âyet)lerine, hak ile bâtılı ayıran, gerek mazur kılmak, gerekse uyarmak için öğüt veren (Peygamber)lere yemin olsun ki; elbette size söz verilen kıyamet, kesinlikle¹ kopacaktır.²
ve sonra fırtına şiddetiyle patlayan!
Ortalığı kasıp kavuranlara. 14/18, 18/45
Andolsun, şiddetle eserek, zararlıları savurup atanlara!
Ardından bir fırtına gibi ortalığı kasıp kavuranlar!
Ve pek sür'atle esmekle esenlere.
(Rüzgâr gibi) Esip, (Rablerinin emirlerini derhal yerine getirmek için) seyreden (melek)lere,
O savurdukça savuranlar,
Şiddetle esip savrulanlara..
ki yil gibi eserler Allāh buyruġın dutmaḳda.
Esip savuranlar,
Esip savuranlara,
Hakkın âyetlerini hâmilen sür'atle giden,
işleri sürükleyip götürenler[*]
Şiddetle esip savuranlara,
Esip savuranlara.
Esip de büküp devirenlere,
Derken kökünden koparıp savuranlara.
Şiddetli rüzgâr gibi uçan melekler hakkı için,
Rüzgârları idare eden (meleklere,)
1,2,3,4,5,6,7. Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile bâtılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir. [703][704]