3. Ayet
وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًاۙ
1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًاۙ
1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Bulutları yayıp sürenlere.
Yayınlayanlara
Tohumları/bulutları yaydıkça yayanlara,
(âyâtı) neşr idenlerin,
(Hakikat ve hayırları) yaydıkça yayanlara;
Yaydıkça yayanlara,
Ve neşrederek yayanlara
Yaydıkça yayanlara,
1-2-3-4-5-6. Birbiri ardınca gönderilenlere, esip savuranlara, yaydıkça yayanlara, (hak ile bâtılın arasını hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde) ayırdıkça ayıranlara, (îmân ve tövbe ile hakka yönelenleri) mazur kılıp arıtmak ve (isyan edenleri) sakındırmak üzere, (emrimizle, peygamberlere,) zikri (vahyi) ulaştıranlara kasem olsun ki,
Ardından (hakikat prensiplerini ve huzur projelerini, neşriyat yoluyla) korkmadan ve yılmadan yaydıkça yayanlara,
Yaydıkça yayanlara,
daħı ŧaġıdıcılar ḥaķķı-y-içün ya'nį yiller ŧaġıtmaķ
(şeriatın hükümlerini yer yüzünde) iyiden iyi yayan,
Ve (o emirleri) yaydıkça yayanlara!
Bulutları yayıp sürenlere (rüzgarlara), (*)
(Allah’ın mesajlarını) Yaydıkça yayanlara,
bildirileri yaydıkça yayanlar hakkı için,
Yağmurları yayan rüzgârlar hakkı için,
Yaydıkça yayanlara,
Dağıttıkça dağıtanlara.
bulutları yayıp süren rüzgarlara veya hakikat tohumlarını yaydıkça yayanlara veya bulutları yayıp dağıtan meleklere.
Yaydıkça yayanlara;
Ve kalplere hakîkat nurlarını yayan;
Yaydıkça Yayanlar’a!
3,4. Vızır vızır yayanlar! // kılı kırk yaranlar!
Gerçekleri yeryüzünün her köşesine ulaştırmak için mücadele verirler.
Yaydıkça yayanlara,
1,2,3,4,5,6,7. Birbiri ardınca gönderilen (melek)lere, her şeyi kökünden koparan (fırtına)lara, gerçekleri yayan (Kur’an âyet)lerine, hak ile bâtılı ayıran, gerek mazur kılmak, gerekse uyarmak için öğüt veren (Peygamber)lere yemin olsun ki; elbette size söz verilen kıyamet, kesinlikle¹ kopacaktır.²
Düşün bu [mesaj]ları, [hakikati] dört bir yana yayan,
İlahi mesajı yaydıkça yayanlara. 3/104, 6/19
Andolsun, hakikat ve hayırları yaydıkça yayanlara!
Ve (ilâhî mesajı) yaydıkça yayanlar!
Ve yaymakla yayıverenlere.
(Rüzgârın ardından gelen yağmur gibi, Rablerinin rahmetini âlemlere) Serptikçe serpen (melek)lere,
Ve saçıldıkça saçılanlar,
Yaydıkça yayanlara..
Daḫı şerī‘atları ṭaġıdıcılar ḥaḳḳı‐çun.
Tohumlarını yaydıkça yayanlar,
Yaydıkça yayanlara,
Kitâb ve şerâyi'ini dağıdan,
iyiliği her tarafa yayanlar,
Yaydıkça yayanlara,
Ve yaydıkça yayanlara.
Dağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere,
Yaydıkça yayanlara.
Yer yüzüne şeriatleri yayan melekler hakkı için,
(Bitki ve hayvanları) yayan (meleklere,)
1,2,3,4,5,6,7. Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile bâtılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir. [703][704]