Mürselât Suresi 31. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

31. Ayet

لَا ظَل۪يلٍ وَلَا يُغْن۪ي مِنَ اللَّهَبِۜ

30,31. “Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ne gölgelendirir sizi o, ne alevden korur.

Besim Atalay (1965)

Onda ne gölgelik var, ne de ateşten korur

Cemal Külünkoğlu

(O) ne gölgelendirir ne de ateşten korur.

Cemil Said (1924)

Bu sütunlar size sâye virmez ve alevlere karşu fâide virmez.

Diyanet Vakfı

30, 31. Üç kola ayrılmış, (ama) ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidin.

Edip Yüksel

O ne gölgelendirir ne de alevden korur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne gölgelendirir ne alevden korur

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O, ne gölgelendirir, ne alevden korur.

Emrah Demiryent

O (duman sizi) ne gölgelendirir ne de alevden korur.”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ki orası) Ne gölge altında barındıracak, ne (yakıcı) alevden koruyacaktır.

Erhan Aktaş

Gölge yapmayan ve alevden de korumayan.

Eski Anadolu Türkçesi

gölge eyleyici degül daħı aśśı eylemez od yalınıñdan.

Hasan Basri Çantay

(Ki o), gölgelendirici değildir. (Onları) alevden de korumaz.

Hayrat Neşriyat

(O,) ne gölgelendiricidir ne de alevden korur.

İhsan Aktaş

30,31. Haydi (ey zalim, azgın ve suçlu kimseler, cehennemin) üç kola ayrılmış (dumanının) serinletmeyen ve alevden de korumayan gölgesine gidin.

İlyas Yorulmaz

Gölgesi kesinlikle olmayan ve o parlak ateşten korumaya faydası olmayan gölgelere.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O, size gölgelik de olmaz, sizi alevden de korumaz.

İsmail Hakkı İzmirli

O, size gölgelik olmaz, sizi alevden korumaz.

İsmail Yakıt

“O bir gölgelik değil, sizi alevden de korumaz.”⁶

Kadri Çelik

Ne gölgelendirir, ne alevden korur.

Abdullah Parlıyan

Hiçbir serinliği olmayan ve ateşin alevinden de korumayan gölgeye.”

Kuran Yolu

30-31. Korumayan, ateşe karşı da bir faydası dokunmayan üç parçalı bir gölgeye doğru yol alın.

Mahmut Kısa

“Öyle bir duman ki, insanı ne gölgelendirip serinletir, ne de alevden korur!”

Mahmut Özdemir

Ne gölgelendirir, ne Alev’den korur.

Mehmet Çakır

Hem gölgesiz, hem de alev korumasız.

Mehmet Çoban

"Gideceğiniz her gölgelik cehennem ateşinin dumanlarıdır. Onlar sizi ne ateşten korur ne de cehennem alevinden!"

Mehmet Okuyan

30,31. Üç katlı, gölge etmeyen ve ateşten korumayan bir karanlığa doğru yürüyün!”

Mehmet Türk

30,31. (Hem de cehennemin) üç kola ayrılmış (dumanının) serinletmeyen ve ateşten de korumayan gölgesine gidin.¹

Muhammed Esed

hiçbir [serinliği] olmayan ve ateşten korumayan (gölgeye),

Mustafa Çavdar

O bir gölgelik değildir sizi alevlerden koruyamaz. 56/42-43

Ahmet Tekin

Dumanlar ne gölge sağlar, ne alevi engeller.

Mustafa İslamoğlu

Serinletmeyen ve ateşin alevinden korumayan (acayip bir gölgeye);

Ömer Nasuhi Bilmen

Ne gölgelendiricidir ve ne de alevden koruyabilir.

Orhan Kuntman

(Ki o duman gölgesi size) Ne serinlik verir, ne de (sizi) alevden korur,

Osman Fırat

Ki O ne gölgelendirir, ne de alevden korur.

Şaban Piriş

Gölgelendirmez, alevden de korumaz.

Satıraltı Meal (1534)

ki ol gölgenüñ aṣṣısı yoḳ, od yalıñların daḫı ḳaytarmaz.

Suat Yıldırım

Gidin ama, o, ateşten sizi korumaz, gölgelik olmaz.

Süleyman Ateş

Ki ne gölgelendirir, ne de alevden korur.

Süleyman Tevfik (1927)

O öyle bir gölgedir ki kimseyi gölgelendirüb serinletmez ve cehennemin 'alevinden bir şey def' itmez.

Süleymaniye Vakfı

Gölgelendirmeyen, alevden de korumayan yere.

Ahmet Varol

O ne gölgelendirir, ne de alevden korur.

Ümit Şimşek

Bir gölge ki ne serinlik verir, ne alevden korur.

Yaşar Nuri Öztürk

Ne gölgelendirir ne alevden korur.

Ali Bulaç

Ne gölge altında barındırır, ne (yakıcı) alevden korur.

Ali Fikri Yavuz

Ne gölgelendirir, ne alevden korur, (sırf size bir azab...)

Bahaeddin Sağlam

Gölge vermez, aleve karşı bir fayda etmez.

Bayraktar Bayraklı

29,30,31,32,33. Yalan sayageldiğiniz şeye doğru gidiniz! Üç boyutlu azaba, ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidiniz. O saray gibi kocaman bir kıvılcım saçar. Her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir.