39. Ayet
فَاِنْ كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَك۪يدُونِ
Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana tuzak kurun!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاِنْ كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَك۪يدُونِ
Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana tuzak kurun!
Artık bir düzeniniz varsa düzüp koşun.
Bir aldatmanız varsa, beni aldatın
Eğer (azabı kaldıracak) bir hileniz/numaranız varsa, haydi bana gösterin onu!
Eğer bir hîle yapabilür iseniz yapınız.
(Azaptan kurtulmanız için) bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi!
Bir planınız varsa bana karşı onu uygulayın!
Varsa bir fenniniz atlatın beni
Bir hileniz varsa beni atlatın.
(Allah, kâfirlerin ne kadar âciz bir durumda olduklarını, kendilerine göstermek üzere onlara şöyle buyurur: “Ey kâfirler!) Eğer (azabımdan kurtulmak için yapacağınız) bir hileniz varsa durmayın, derhâl hilenizi uygulayın (da azaptan kurtulun).”
(Haydi ey kâfirler ve zalimler!) Şayet kurabileceğiniz hileli bir düzeniniz varsa, durmaksızın Bana karşı kurun (da görelim bakalım).
Haydi! Eğer kurtulmak için bir planınız varsa, Bana karşı hemen planınızı uygulayın!
pes eger olur-ise sizüñ mekr mekr eyleñ baña.
Eğer bir hıyleniz varsa hemen bu hileyi bana yapın!
“Artık (azabdan kurtulmak için) bir tuzağınız varsa, haydi bana tuzak kurun!”
(O gün suçlulara:) ‘’Eğer (bu mahkemeden yakanızı kurtarabilecek) sizin bir planınız varsa, haydi o planı bana uygulayın’’(denilecek).
Eğer sizin bir planlanmış tuzağınız varsa, o planı bana uygulayın.
Eğer elinizden düzen geliyorsa Bana karşı düzen kurun da göreyim.
Dünyada yaptığınız gibi bugün kurtulmak için bir hileniz varsa hemen yapınız.
“Eğer bir hileniz varsa, haydi gösterin hilenizi!” (denecek)
Şayet kurabileceğiniz hileli bir düzeniniz varsa, durmaksızın bana karşı kurun.
Eğer kurtulmak için yapacağınız bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi.
Bir planınız varsa haydi bana karşı uygulayın planınızı!
“Şimdi, ey zâlimler; dünyadayken mazlumları kandırmak ve İslâm’ın sesini susturmak için binbir türlü entrikalarla zulüm ve haksızlıkları mazur göstermeye çalışan sizler; eğer bu mahkemeden de yakanızı kurtarabilecek bir hileniz varsa, haydi koyun onu ortaya da, atlatın Beni!
Sizin bir düzeneğiniz varsa, bana düzenek kurun!
ne yaparsanız yapın elimden kurtulamazsınız.
Dünyada birbirinizi şahit göstererek kandırıyordunuz. Üstelik birbirinizi saptırıyordunuz. Bilmediğiniz konularda fikirler, teoriler üreterek ayetlerimizi inkâr ediyordunuz. İspatlanmamış teorilerinize, maddi imkânlarınıza, mevkilerinize, makamlarınıza, siyasi egemenliklerinize güvenerek ayetlerimizi inkâr ediyordunuz. Her türlü hileyi her türlü tuzağı kuruyordunuz. Haydi, burada da kurun hilenizi ve tuzağınızı bakalım işe yarayacak mı? Burada hileleriniz tuzaklarınız işe yaramaz.
38,39. (İnkârcılara şöyle denecektir:) “Bu, ayrılık günüdür. Sizi de öncekileri de bir araya toplayacağız. (Azaptan kurtulmak için) bir hileniz varsa hemen bana tuzak kurun!
“Eğer (kurtulmak için kuracağınız) bir tuzağınız varsa, haydi Bana dilediğiniz tuzağı kurun (da bakalım.” der.)
ve eğer bir bahaneniz [olduğunu sanıyorsanız], haydi (onu kullanıp) Beni atlatmaya çalışın!”
Haydi azaptan kurtulmak için bir planınız varsa hemen uygulayın da görelim! 8/30, 27/47...52
“Sizin azaptan kurtulmak için hileniz, planınız varsa, bana karşı planlarınızı uygulayın.”
Haydi, eğer elinizde bir kurtuluş planı varsa hemen onu uygulayın!”
Artık sizin için bir hile var ise hemen bana hilede bulunun.
(Eğer başınıza gelecek azaptan kurtulmak için) Bir hileniz varsa, yapın da görelim" diye nida olunur.
Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana tuzak kurun!
-Eğer bana karşı bir tuzağınız varsa, onu hemen kurun!
Pes eger mekrüñüz var‐ısa baña mekr eyleñüz.
İşte hepiniz bir aradasınız. Kurtulmak için, bir düzeniniz, bir hileniz varsa, hiç durmayın, derhal uygulayın!
Eğer (kurtulmak için yapacağınız) bir hileniz varsa bana hile yapın (da beni atlatın).
Eğer 'azâbımın def'i içün bir hîleniz ve çâreniz varsa yapınız.
Bir oyununuz varsa (o günü beklemeyin) şimdiden oynayın.
Eğer bir hileniz varsa haydi bana hile yapın.
Bir hileniz varsa, haydi, yapın Bana hilenizi!
Eğer bir hileniz/bir tuzağınız varsa, hadi hile yapıp tuzak kurun bana!
Şayet kurabileceğiniz hileli bir düzeniniz varsa, hemen bana karşı kurun.
Eğer (azabı kaldıracak) bir hileniz varsa, haydi bana hile yapın bakalım!
Bir çareniz varsa, yapın; (kurtulun, denilir.)
Eğer bir tuzağınız varsa, bana kurunuz.