44. Ayet
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ
Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ
Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
Şüphe yok ki böyle mükafatlandırırız iyilik edenleri.
İyilere işte böyle, ödül veririz
Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
İşte iyilik idenlere böyle mükâfât ideriz.
İşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
İyi davrananları işte böyle ödüllendiririz.
İşte biz muhsinleri böyle karşılarız
İşte biz güzel amel işleyenleri böyle mükafatlandırırız.
İşte biz iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız.
Elbette Biz, ’iyi ve güzel’ davrananları (muhsin ve mücahit olanları) işte böyle ödüllendiririz.
İyi olanları işte böyle ödüllendiririz.
“bayıķ biz ancılayın yanud virürüz görklü [309a] işlülere.”
«Şübhe yok ki biz iyi hareket edenleri böyle mükâfatlandırırız».
İşte biz, iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız.
Şüphesiz biz (herkese) iyilik yapanları (erdemlileri) işte böyle mükâfatlandırırız.
İşte biz güzel davrananları böyle mükafaatlandırırız.
İşte biz iyilik edenlerin karşılığını böyle veririz.
Biz iyilik edenlere işte böyle mükâfat veririz.
İşte, iyi davrananları [muhsinîn] Biz böyle mükâfatlandırırız.
Elbette biz, iyi ve güzel davrananları işte böyle ödüllendirmekteyiz.
İyilik yapanları biz işte böyle ödüllendiririz.
İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.
İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.
Muhsinler’i / İyilik-Güzellik Edenler’i böyle ödüllendiriyoruz.
Biz, iyilikseverleri bu şekilde ödüllendireceğiz.
İşte biz yeryüzünde Rabbine inanan, emirlerimizi yerine getirenleri, Rabbinin yasalarına göre hayatını yaşayanları, iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
Şüphesiz ki biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz. [*]
Gerçekten Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.¹
İyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz;
Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz. 3/133...136, 16/97
İşte biz, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idareciler, askerî erkân ve müslümanları böyle mükâfatlandırırız.
Elbet Biz iyileri işte böyle ödüllendiririz!”
Şüphe yok ki, Biz muhsin olanları işte böyle mükâfaatlandırırız.
Şüphe yok ki biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.
Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
Biz anuñ gibi müzd virürüz muḥsinlere.
Biz iyi hareket edenleri işte böyle ödüllendiririz.
Biz, güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Biz muhsinleri böyle mükâfât ideriz.
Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
İşte biz iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız.
İyilik yapanları Biz böyle ödüllendiririz.
İşte böyle ödüllendiririz biz, güzellikler sergileyenleri!
Elbette biz, 'iyi ve güzel' davrananları işte böyle ödüllendiririz.
İşte biz, güzel amel işliyenleri böyle mükâfatlandırırız.
Biz gerçekten, iyilik yapanları böylece mükâfatlandırırız.
43,44. Kendilerine, “Yaptıklarınızın karşılığı olarak şimdi âfiyetle yiyiniz, içiniz” denilecektir. İşte biz, güzel amel yapanları böyle ödüllendiririz.