Mürselât Suresi 43. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

43. Ayet

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yiyin ve için, afiyetler olsun yaptıklarınıza karşılık.

Besim Atalay (1965)

Yaptığınız iş yüzünden, güzel güzel yiyin, için

Cemal Külünkoğlu

(Onlara şöyle denir:) “Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere afiyetle yiyin için.”

Cemil Said (1924)

Kendilerine "A’mal-i sâlihanızın mükâfâtı olarak yiyiniz içiniz âfiyet olsun" dinilecek.

Diyanet Vakfı

(Kendilerine:) «İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfiyetle yeyin için» (denir).

Edip Yüksel

Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyip için.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yeyin, için âfiyet olsun işlediğiniz amellere mukabil

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir).

Emrah Demiryent

(Cennetliklere şöyle buyurulur: “Dünyada iken) yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için.”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Dünyada iken) Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için (buyrulacaktır).

Erhan Aktaş

Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.

Eski Anadolu Türkçesi

“yiñ daħı içün sinici andan ötürü kim olduñuz işlersiz.”

Hasan Basri Çantay

(Şöyle denilir): «İşlemiş olduğunuz (iyi) amel (ve hareketlere mukaabil afiyetle yeyin, için».

Hayrat Neşriyat

(Onlara şöyle denilir:) “İşleyegeldiğiniz (sâlih) ameller sebebiyle (bir mükâfât olarak), âfiyetle yiyin, için!”

İhsan Aktaş

(Onlara) İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi afiyetle yiyin için (denilecek).

İlyas Yorulmaz

Yaptıklarınızın karşılığı olarak, hesapsız olarak yiyin için.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kanasıya yiyin, için, işlediklerinizin karşılığı olarak.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara «— Dünyada yaptığınız işin mükâfatı olarak afiyetle yeyin, için» denecek.

İsmail Yakıt

(Onlara), “Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz” (denilir).

Kadri Çelik

Yapmakta olduklarınıza karşılık olmak üzere afiyetle yiyin ve için.

Abdullah Parlıyan

Ve onlara: “Hayatta iken yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin için” denilecek.

Kuran Yolu

“Yaptıklarınızın karşılığı olarak şimdi afiyetle yiyin için.”

Mahmut Kısa

“Yaptığınız güzel davranışlara karşılık, bugün dilediğiniz yerde, dilediğiniz kadarafiyetle yiyin, için!”

Mahmut Özdemir

İşliyor olduğunuz sebebiyle afiyetle yiyin, için!

Mehmet Çakır

41,42,43. Sağlamcılar ise pınar başlarında gölgelerde, // canlarının çektiği meyvelerle. // Yaptığınıza karşılık, buyurun afiyet olsun!!

Mehmet Çoban

Onlara; "Dünya hayatında kötülük etmediniz. Rabbinize isyan etmediniz. Tüm olumsuz şartlarda, üstelik her türlü zorluklara karşı çıkarak, Rabbinize inandınız, kurallarına uydunuz, yasalarına göre hayat yaşadınız. İnanmayanlar ve riyakârlar sizlerle alay ederken, sizler onları dinlemediniz. Bugün sizlere Rabbiniz cevap veriyor. Sizi mükâfatlandırıyor. Sizler Rabbinizin ebedi konuklarısınız. İçinizden nasıl geliyorsa bolca yiyin için! Burada Rabbinizin nimetlerinde sınır yoktur." denilir.

Mehmet Okuyan

(Onlara) “Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyip için” (denecektir).

Mehmet Türk

(Onlara): “(Dünyada) yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin, için.” (denilir.)

Muhammed Esed

[ve onlara:] “[Hayatta iken] yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyip için!” ¹³ denilecek.

Mustafa Çavdar

Dünyada yapıp ettiklerinize karşılık yiyin, için afiyet olsun. 2/177, 3/195

Ahmet Tekin

“Yeyin, için, işlediğiniz devamlı, bilinçli amellere karşılık afiyet olsun.”

Mustafa İslamoğlu

(onlara) “Yaptıklarınıza karşılık olarak yiyin, için, afiyet olsun!” (deriz).

Ömer Nasuhi Bilmen

Yeyiniz ve içiniz, afiyet olsun yapar olduğunuz şey sebebiyle.

Orhan Kuntman

(Onlara, bu nimetler) “Yaptığınız iyi amellerin mükâfâtıdır, afiyetle yeyin için" diye nida olunur.

Osman Fırat

İşlemiş olduklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için!

Şaban Piriş

-Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için.

Satıraltı Meal (1534)

Yiñüz ve içüñüz ṣaġlıġ‐ıla sizüñ ‘amelüñüz sebebi‐y‐ile.

Suat Yıldırım

Dünyada yaptıklarınızdan ötürü âfiyetle yiyin, için!

Süleyman Ateş

Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için!

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara, "Dünyâda iken sâlih 'amelinizin mükâfâtı olarak 'âfiyetle yiyin ve için" denilür.

Süleymaniye Vakfı

“Yaptıklarınıza karşılık, gönül rahatlığıyla yiyip için.” (denir)

Ahmet Varol

"Yapmakta olduklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için."

Ümit Şimşek

Âfiyetle yiyin, yaptıklarınıza karşılık.

Yaşar Nuri Öztürk

"Yapıp ürettiklerinize karşılık olarak afiyetle yiyip için."

Ali Bulaç

Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için.

Ali Fikri Yavuz

(Bu cennetliklere şöyle denilir): İşlediğiniz amellere karşılık, âfiyetle yeyin, için...

Bahaeddin Sağlam

(Onlara:) “Yaptıklarınızdan dolayı, afiyetle yiyin için!” (denilir.)

Bayraktar Bayraklı

43,44. Kendilerine, “Yaptıklarınızın karşılığı olarak şimdi âfiyetle yiyiniz, içiniz” denilecektir. İşte biz, güzel amel yapanları böyle ödüllendiririz.