Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
O gün, Ruh ve melekler, saf saf dururlar; konuşamazlar, ancak rahmanın izin verdiği konuşur ve gerçek söyler.
Besim Atalay (1965)
37,38. Göklerin de, yerin de, bu ikisi arasında olanın da, Tanrısıdır esirgeyen, kimsenin gücü yetmez O'nunla konuşabilsin; ruhla, meleklerin sıra sıra dizilip, durdukları bir günde, ancak, Tanrının izni olan bir kimse konuşur; doğru da söyliyecek
Cemal Külünkoğlu
O gün Ruh (Cebrail) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. Rahman'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve (izin verilenler, yalnız) doğruyu söyleyecek.
Cemil Said (1924)
Rûh (Cibrîl) ve meleklerin saf saf dizildikleri o gün Rahmân’ın izni olmaksızın kimse söz söylemeyecek ve ancak doğrı söz söyleyebilecekdir.
Diyanet Vakfı
Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.
Edip Yüksel
Gün gelecek Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahman'ın izin verdikleri hariç hiç kimse konuşamaz. Onlar da doğruyu söylerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
O günkü Kıyama duracak Ruh ve Melâike saf saf. Bir kelime söyliyemezler, o kimseden başka ki o Rahman ona izin vermiş o da savabı söylemiştir
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
Emrah Demiryent
O gün Rûh (Cebrâîl) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. (O gün) Rahmân’ın (kendisinden razı olup da) izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. (Tarafımızdan izin verilip) konuşan da doğruyu söyler.
Abdullah-Ahmet Akgül
O gün Ruh ve melekler sıra sıra (huzura) duruvereceklerdir. Rahman’ın izin verdikleri dışında hiç kimse (tek kelime) konuşamaz. (İzin verilenler de ancak) Doğruyu söyleyeceklerdir. (Çünkü onlar dünyada iken de doğru sözlülerdir.)
Erhan Aktaş
O gün, o ruh ve o melekler saflar halinde hazır bulunur. Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
Eski Anadolu Türkçesi
ol gün kim ŧura cebreyil daħı firişteler dizilmiş söylemeyeler illā ol kim destūr virdi aña raḥmān daħı eyitü ŧoġru.
Hasan Basri Çantay
O gün Ruuh ve melekler saf haalinde ayakda duracakdır. Rahmeti umuuma yaygın olan (Allah) ın, kendilerine izin verdiğinden başkaları (o gün) konuşmazlar. O (nlar) da (ancak) doğruyu söylemiş (ler) dir (söyleyeceklerdir).
Hayrat Neşriyat
O gün ruh (Cebrâîl) ve melekler saf saf olarak ayakta durur. Rahmân'ın kendisine izin verdiği kimseden başkası konuşamaz; ve (o konuşan da ancak) doğruyu söyler!
İhsan Aktaş
Ruh (sahibi insanoğlu) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahman’ın (sonsuz merhamet sahibi olan Allah’ın) izin verip (dünyada iken) doğruyu söylemiş (hakka şahitlik edip ona göre amel etmiş) olanların dışında kimse konuşamaz. *
İlyas Yorulmaz
O gün Ruh (Cibril) ve melekler, huzurda saflar halinde dururlar. İçlerinden yalnızca Rahman’ın izin verdiği konuşur. Konuşanda, yalnızca doğru olanı konuşur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O gün Cebrail ile melekler ayakta dizilirler. Esirgeyici’nin dilediklerinden başkaları Onunla konuşamazlar, o da doğruyu söylemek için.
İsmail Hakkı İzmirli
O gün ruh [²] ve melekler saf bağlayıp duracaklar, esirgeyen Tanrı/nın izin verip doğru söz olan şehadet kelimesini söyleyen kimselerden başka hiçbir kimse ağız açamayacak.
İsmail Yakıt
Ruh’un⁸ ve meleklerin sıra sıra dizilecekleri gün, Rahmân’ın izin verdiklerinin dışında kimse konuşamaz;⁹ konuşan da doğruyu söyler.
Kadri Çelik
Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün, Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.
Abdullah Parlıyan
O gün Rûh ve melekler saf saf dururlar. Rahman'ın izin verdiği kimseden başkası konuşamaz. Onlar da ancak doğru söz söylerler.
Kuran Yolu
Ruh ve meleklerin saf saf olup durduğu o gün, ancak Rahmân’ın izin verdikleri konuşur ve konuşan da doğruyu söyler.
Mahmut Kısa
O Gün Kutsal Ruh Cebrail ve diğer bütün melekler, büyük mahkeme için Rabb’inin huzurunda sıra sıra duracaklar. Rahmân’ın izin verdikleri hariç, hiç kimse şefaat için ağzını açamayacak ve konuşma izni verilen kimseler de, sadece doğruyu dile getirecekler.
Mahmut Özdemir
O gün Rûh ve Melekler saf durur; Rahmân’ın kendisine izin verdiği kimseden başkası konuşmaz. Bir savâb (doğru ve gerçek bir söz) söyledi:
Mehmet Çakır
O gün, Cebrail dahil tüm melekler saf tutacaklar. Sadece Sevgi'nin izin verdiği konuşacak ve sadece doğruyu söyleyecek.
Mehmet Çoban
Hüküm günü emrimizle melekler saflar halinde durduğu zaman Rahman’ın izin verdiklerinden başkaları konuşmaz. Konuşmasına izin verilen de ancak doğruyu söyler, asla yalan söyleyemez.
Mehmet Okuyan
Ruh(lar)ın ve meleklerin sıra sıra duracakları o gün, Rahmân’ın izin verdiklerinden başkası konuşamayacaktır; (konuşan da) doğruyu söyleyecektir.
Mehmet Türk
O gün Cebrâil¹ ve melekler, saflar halinde duracaklar ve ancak Rahman olan (Allah)’ın izin verdikleri, Onun uygun gördükleri hakkında (şefâat için) konuşabileceklerdir.
Muhammed Esed
bütün [insan] ruhların[ın] ¹⁸ ve bütün meleklerin saf saf sıralandıkları Gün: Rahmân’ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve [herkes, yalnız] doğruyu söyleyecek. ¹⁹
Mustafa Çavdar
Evet o gün Ruh ve diğer melekler onun huzurunda saf saf dizilirler, gerçekleri söylemek şartıyla Rahman’ın kendisine izin verdiği kişiler konuşabilir. 34/23
Ahmet Tekin
Ruhun, büyük meleklerin ve meleklerin saflar halinde tesbih ederek görev yaptıkları gün, onlar konuşamazlar. Yalnızca Rahman olan Allah'ın kendilerine izin verdikleri konuşurlar. Hakkı, hakikati ve doğruyu söylerler.
Mustafa İslamoğlu
o gün (insanlığa ait) bütün ruhlar[⁵⁵³⁸] ve melekler saf saf kıyama duracak; kimse ağzını açamayacak; ancak Rahmân’ın izin[⁵⁵³⁹] verdikleri müstesna; onlar da sadece doğruyu söyleyecek.[⁵⁵⁴⁰]
Ömer Nasuhi Bilmen
O gün ki Rûh ve melekler saf saf ayakta duracaklardır. Kendisine Rahmân'ın izin verdiğinden başkaları konuşamıyacaklar ve (o da) doğruyu söylemiş olur.
Orhan Kuntman
O gün, Ruh ve melekler (huzurunda) saf saf dururlar. Rahman’ın izin verdikleri dışında, kimse konuşamaz, onlar da ancak doğruyu söylerler.
Osman Fırat
O gün Rûh ve melekler, sıra sıra dururlar. Ancak Rahmân’ın izin verdiği konuşabilir, o da (söyleyen de) doğruyu söyler.
Şaban Piriş
Ruh ve meleklerin saf halinde durdukları gün, ancak Rahman'ın kendisine izin verdiği konuşabilir. O da doğruyu söyler.
Satıraltı Meal (1534)
Ol günde ki dura Cebrā’īl ve barça melā’ikeler daḫı ṣaf baġlayup.Hīç birisi söylemez, illā ol kimse ki aña destūr vire Tañrı Ta‘ālā. Yā ṣavāb söyle ki lā ilāhe illa’llāh Muḥammedün resūlu’llāh.
Suat Yıldırım
O gün Rûh ve melekler saf saf sıralanır. Rahman'ın izin verdiklerinin dışında, asla konuşmazlar. Konuşan da yerli yerinde söz söyler.
Süleyman Ateş
O gün Ruh ve melekler, sıra sıra dururlar. Ancak Rahman'ın izin verdiği konuşabilir, o da doğruyu söyler.
Süleyman Tevfik (1927)
Rûh'un (Cibrîl'in) ve melâikenin saf olarak durdukları günde ancak Rahmân olan Allâh'ın izin virdikleri tekellüm iderler ve sevâb söylerler.
Süleymaniye Vakfı
Ruhların[*] ve meleklerin saflar halinde ayağa kalkacağı gün, Rahman’ın izin verdikleri dışında kimse konuşamaz; konuşan da doğruyu söyler.
Ahmet Varol
Ruh'un ve meleklerin sıra sıra duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşamazlar. Onlar da doğruyu söylerler.
Ümit Şimşek
O gün Ruh(2) ve melekler saf saf olurlar. Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz; konuşan da doğruyu söyler.
Yaşar Nuri Öztürk
O gün, Rûh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler. Rahman'ın izin verdiği dışındakiler konuşamazlar. O izin verilen, doğruyu söyler.
Ali Bulaç
Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.
Ali Fikri Yavuz
O gün Cebrâil ve melekler saf halinde duracaklar. Rahmân'ın, kendisine izin verip de doğruyu söylemiş olandan başkaları bir kelime söyliyemiyecekler...
Bahaeddin Sağlam
Ruhanilerin ve meleklerin saf tuttukları gün, O’nun izin verdiğinden başka hiçbiri konuşamaz. O da doğru söylemek şartıyla…
Bayraktar Bayraklı
Rûh ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz, konuşan da doğruyu söyler.