39. Ayet
ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰبًا
İşte bu, hak olan gündür. Artık dileyen kimse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰبًا
İşte bu, hak olan gündür. Artık dileyen kimse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
Bugün, gerçektir, artık dileyen, dönüp Rabbinin tapısına varmaya bir vesile edinir.
İşte, bu gündür gerçek, imdi Tanrısına kim isterse sığına
İşte bu kıyamet günü, geleceği kesin olan bir gündür. Artık dileyen, Rabbine varacak bir yol edinsin (inansın ve Allah için faydalı işler yapsın).
O gün hak günidir, kim ister ise Allâh’ın yolunı ta’kîb ider.
İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.
İşte gerçek gün budur. Dileyen, Rabbine doğru yol tutsun.
O günkü haktır, o halde dileyen Rabbına varacak bir yüz edinsin
İşte bu hak gündür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.
İşte bu, (gerçekleşmesinde şüphe bulunmayan) hak olan gündür. Artık dileyen (cüz’î irâdesiyle tercihini haktan yana kullanıp, îmân ve itaat ile) Rabbinin rızasına ulaştıran (İslâm) yolu (nu) tutar.
İşte bu, (gelmesi) Hakk (ve muhakkak olan) gündür. Şu halde dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin (ve kurtuluş isteyen Kur’an-ı Kerim’e yönelsin).
İşte bu Hakk gündür. Dileyen Rabb'ine varan bir yol edinir.
şol gün ḥaķdur. pes her kim diler-ise duta çalabı’sındın yaña dönecek yir.
İşte bu, hak olan o gündür. O halde dileyen kişi Rabbine bir dönüş ve gidiş yeri edinsin.
İşte bu, o hak olan gündür. Artık dileyen, Rabbine varan bir yol tutar.
İşte o, kesin olarak gelecek olan gündür. O hâlde dileyen, Rabbine varan bir yol tutar.
İşte hesap günü gerçektir. Dileyen kimse, Rabbini, sığınılacak yer edinir.
İşte o gün doğruluk günüdür. Öyleyse herkim dilerse çalabını dönüş yeri edinsin.
İşte o gün, muhakkak gelecektir, böyle olunca dileyen, Rabbini merci edinir.
İşte bu, gerçek/hak olan gündür. Dileyen kendini Rabbine götürecek bir yol benimser.¹⁰
İşte bu, hak olan gündür. O halde dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin.
Gerçek olan ve muhakkak gelecek gün o gündür. O halde dileyen Rabbine giden yolu tutsun.
İşte bu, (geleceği) kesin olan gündür. O halde artık isteyen kendisini rabbine götürecek bir yol tutsun.
İşte bu, bâtıl değil, vehim değil, efsâne değil, hak Gündür; hak ve adâletin tam anlamıyla gerçekleşeceği bir gündür; şu hâlde, dileyen, Kur’an’ı kendisine rehber edinerek dosdoğru Rabb’ine varan bir yol tutsun! Dileyen de O’nu inkâr edip kendini ebedî azâba mahkûm etsin!
“Bu Gerçek Gün’dür”. Kim dilediyse, rabbine doğru bir yön tuttu.
Bir gün bütün bunlar olacak. Artık herkes ayağını denk atıp Tanrı'nın yolunu tutsun.
İşte bu hak günüdür. Yeryüzünde yaşarken Kâfirlerin inkâr ettiği gerçek bir gündür. Artık dileyen kimse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
İşte o gün gerçektir. Dileyen, Rabbine bir dönüş (yolu) tutar. [*]
İşte bu gün, kesinlikle gerçektir. Ona göre dileyen Rabbine bir yol tutsun.
Bu, Nihaî Hakikat Günü ²⁰ olacaktır: o halde, dileyen Rabbine giden yolu tutsun!
İşte bu, gerçekleşmesi kaçınılmaz bir gündür. Artık dileyen Rabbine varan yolu tutar. 17/105.107, 18/27...29
İşte bu, gerçekleşeceği, hesap sorulacağı konusunda şüphe olmayan hakkın teslim edileceği gündür. Allah'ın sünnetine, düzenin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde kim kendi iradesini ve tercihini bu gün isabetli kullanırsa, Rabbine giden aydınlık bir ömürlük yol, İslâmî bir hayat tarzı tutar.
İşte bu, hakkın tecelli ettiği gündür: artık isteyen Rabbine varan bir yol tutsun!
İşte bu, o hak olan gündür, artık kim dilerse Rabbine sığınacak bir mahal edinsin.
İşte bu, hak olan -mutlaka gerçekleşecek olan- gündür. Artık kim dilerse Rabbine bir dönüş yeri (sığınacak bir melce) edinsin. (Sâlih amellerde bulunarak Rabbinin rızasına ersin)
İşte bu, hak/hukuk olan gündür. Artık dileyen rabbine varan bir yol tutar.
İşte o, hak günüdür. Dileyen Rabbi'ne doğru yol tutar.
Ol günde Ḥaḳ gönderür şeksüz. Kim yol idinmek istese Tañrısına, Ḳur’ānıidinsün.
İşte bu, gerçekliği kesin olan gündür. Artık dileyen, Rabbine varan yolu tutar, O'na sığınır.
İşte bu, hak günüdür. Artık dileyen, Rabbine varan bir yol tutar.
Bu, Vukû'ı hak olan gündür. (Kıyâmetdir.) İsteyen (îmân ve itâ'atle) rabbini merci' ittihâz ider.
O gün bunlar bir bir olacaktır. Kim o yolu tercih ederse Rabbine giden bir yola girer.
İşte bu gerçek olan gündür. Artık isteyen Rabbine giden bir yol tutar.
İşte bu gerçek olan gündür. Artık dileyen Rabbine doğru bir yol tutsun.
İşte budur hak olan gün! Artık dileyen, Rabbine varacak bir yol tutsun!
İşte bu, hak gündür. Şu halde dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin.
İşte bu kıyamet, çaresiz vuku bulacak gündür. Artık dileyen, Rabbine varacak bir yol edinsin, (iman edip itaatten ayrılmasın).
İşte bugün, hak bir gündür. Artık isteyen, Rabbine dönmek için kendine bir yol bulur.
İşte o, kesin olarak gelecek olan gündür. O halde dileyen, Rabbine varan bir yol tutsun.