17. Ayet
اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۘ
“Haydi Firavun’a git! Çünkü o azmıştır.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۘ
“Haydi Firavun’a git! Çünkü o azmıştır.”
Git Firavun'a, şüphe yok ki o, azdı.
Ona buyurdu ki: «Git Firavun'a, o azdı yine!»
“Haydi, Firavuna git! Çünkü o azmıştır.”
"Git Fir’avn’ı bul, o ’isyân idiyor.
Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.
"Firavun'a git; o azdı."
Haydi demişti git Firavne de, çünkü o pek azdı
"Haydi, demişti, git Firavun'a, çünkü o çok azdı."
16-17. Hani, (Mûsâ) kutsal Tuvâ vadisinde (iken), Rabbi ona (keyfiyetsiz kelâmıyla) şöyle buyurmuştu: “(Ey Mûsâ!) Firavun’a git (onu îmâna davet et) şüphesiz o, iyice azdı.”
Firavun’a git; çünkü o, (tek kişilik keyfi yönetim tarzıyla) tağutlaşıp iyice azgınlaşıverdi.
Firavun'a git. Kuşkusuz o azgınlaştı.
“var fir'avn’a, bayıķ ol ḥaddan geçdi.”
«Fir'avna git. Çünkü o, pek azmışdır».
16,17. Hani Rabbi ona, mukaddes vâdi olan Tuvâ'da nidâ buyurmuştu: “Fir'avun'a git; çünki o çok azdı!”
Sen (mesajlarımın tebliğini yapmak üzere) Firavun’a git, şüphesiz o iyice azmıştır.
Firavuna git. Kesinlikle o çok azgınlaştı.
"Firavun’un yanına var. Çünkü o, pek azıttı.
Firavun/a git. Çünkü o, azmıştır.
“Firavun’a git, muhakkak ki o, iyice azdı.”
“Firavun'a git; çünkü o azdı.”
“Sen Firavun'a git, doğrusu o iyice azmıştır.”
“Firavun’a git! O hakikaten azdı.”
Ey Mûsâ! Firavun’a git ve onu ilâhî azap ile uyar; çünkü o, iyice azgınlaştı!
-“Firavun’a git! Gerçekten o, azgınlaştı.
16,17. Bir gün Allah, Tuvâ'nın, kutsal / güzel bir vadisinde Musa'ya seslendi: " Fıravun'a git, çünkü o azdı " dedi.
"Haydi Firavun’a git! Çünkü o azmıştır!"
“Firavun’a git! O iyice azdı.”
(Ey Mûsa!): “(Şimdi) sen Firavun’a git. Çünkü o gerçekten azıttı.”
“Sen, Firavun’a git -çünkü o hak ve adalet sınırlarını ihlal ediyor-
– Firavun’a git, çünkü o haddini aştı. 27/7...14
“Firavun'a git, çünkü o Allah'ı inkârda, insanî düzeni bozmakta haddi aştı, azgın bir diktatör oldu.”
“Firavuna git, çünkü o haddini aştı;
Fir'avun'a gidiver, muhakkak ki, o pek azmıştır.»
"Firavun'a git, çünkü o çok azdı.”
Fir’avn’a git, çünkü o azdı.
-Firavun'a git, çünkü o azdı.
Var Fir‘avna git, didi. Ol azupdur, didi.
17, 18. “Firavuna git, zira o iyice azdı! Ona de ki: kendini arındırmaya gönlün var mı?
Fir'avn'a git, çünkü o azdı.
"Tuğyân iden Fir'avn'a git."
“Firavun’a git; o, azgınlaştı.
"Firavun'a git. Çünkü o gerçekten azdı.
“Firavun'a git; çünkü o çok azdı.
"Firavun'a git! İyice azdı o."
'Firavun'a git; çünkü o, azdı.'
“Haydi Firavûn'a git; çünkü o pek azdı.”
“Firavuna git. Çünkü o, azmıştır.
16,17,18,19. Hani, Rabbi ona Kutsal Vâdide, Tuvâ'da şöyle seslenmişti: “Firavun'a git, çünkü o gerçekten azmıştır. Ona de ki: “Arınmak istemez misin? Sana, Rabbine giden yolu göstereceğim, böylece saygı duyarsın.”