29. Ayet
وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ
O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ
O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
Ve gecesini kararttı, kuşluk çağını meydana çıkarttı.
Gecesini karanlık, gündüzün aydın etti !
O göğün gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlattı.
Gicesine zulmet ve gündüzine ziyâ virdi.
27, 28, 29. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.
Gecesini kararttı, sabahını ise ortaya çıkardı.
Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı
Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.
Gecesini kararttı, gündüzünü (aydınlatarak) ortaya çıkarttı.
(Böylece kendi ekseni ve Güneş’in etrafında dönen Dünya’nın) Gecesini karartmış, kuşluğunu ağartıp açığa-çıkarmıştır.
Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlattı.
daħı ķarañlu eyledi gicesini daħı çıķardı ķuşluġını.
Onun gecesini karartdı, gündüzünü (aydınlığa) çıkardı.
Hem gecesini kararttı; hem kuşluğunu (sabahın ışığını) açığa çıkardı!
Ve (yerkürenin hem kendi ekseni hem de güneş etrafında dönmesiyle meydana gelen) gecesini karanlık, gündüzünü de aydınlık yapmıştır.
Gökyüzünün gecesini karanlık yapmış ve gökyüzünün aydınlığını ortaya çıkarmıştır.
Onun gecesini kararttı , gündüzünü aydınlattı.
Gecesini karanlık, gündüzünü aydınlık etti.
Gecesini kararttı ve gündüzünü [duhâhâ] aydınlattı.
Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa çıkardı.
Onun gecesini karanlık yapmış ve gündüzünü de aydınlatmıştır.
Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlattı.
Gecesini karanlık, gündüzünü aydınlık yaptı.
Gecesini karanlık yaptı; aydınlığını çıkardı.
28,29. Allah göğün tavanını yükseltip dengelemiş, gecesini karartırken gündüzünü ağartmıştır.
O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
Gecesini karanlık yapmış, (gündüz) ışığını çıkarıp var etmiştir.
Gecesini yavaş yavaş gidererek, gündüzünü yaydı.
onun gecesini karanlık yapmış ve gündüzünü aydınlatmıştır.
Onun gecesini kararttı, gündüzünü ise aydınlattı. 17/12, 36/37
Gecesini kararttı. Kuşluğunu, ışığını çıkarıp, gündüzünü aydınlattı.
onun gecesini adım adım kararttı, aydınlığını kıvamında çıkardı.
Ve gecesini karanlık etti, gündüzünü de çıkardı (aydınlattı).
28,29. Tavanını yükseltti, ona bir düzen verdi, gecesini karalttı, gündüzünü ağarttı.
Gecesini örtüp kararttı, duhasını (güneşini) açığa çıkardı.
Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlığa çıkardı.
Ve gicesin ḳarañuluḳ eyledi ve gündüzin āşikāre nūrlu ḳıldı.
Gecesini karanlık, gündüzünü parlak şekilde açığa çıkardı.
Gecesini örtüp kararttı, kuşluğunu (güneşinin ışığını) açığa çıkardı.
Gicesini karârdub gündüzini aydınlık itdi.
Gecesini alâmetsiz kıldı[*] ve duhâsını çıkardı.
Gecesini kararttı, gündüzünü (aydınlığa) çıkardı.
Gecesini kararttı, gündüzünü çıkardı.
Gecesini kararttı, kuşluğunu ortaya çıkardı.
Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa-çıkardı.
Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlık...
Gecesini karartmış, gündüzünü ortaya çıkarmıştır.
27,28,29. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.