Enfâl Suresi 31. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

31. Ayet

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا قَالُوا قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَٓاءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هٰذَٓاۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ

Onlara karşı âyetlerimiz okunduğu zaman, “Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara ayetlerimiz okunurken dediler ki: Duyduk, dilersek biz de buna benzer sözler söyleriz ve bu, eskilerin masallarından başka bir şey de değil.

Besim Atalay (1965)

Âyetlerimiz onlara okunduğunda «İşittik, istersek böyle şeyleri biz de söyleriz, bu ancak, geçmişin masallarıdır» demektedirler

Cemal Külünkoğlu

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman şöyle derler: “(Evet) işittik, istersek biz de bunun benzerini söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”

Cemil Said (1924)

31, 32. Âyâtımızı ânlara okudukları zamân "Bunları zâten işitdik idi. Öylelerini söylemek bizim de elimizdedir, bunlar esâtîr-i mütekaddime silsilesidir. Allâh her şeye kâdir ve Kur’ân hak ise gökden başlarımıza taş yağdır bize ’azâb-ı elîm hiss itdir" diyorlar.

Diyanet Vakfı

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: «(Evet) işittik, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleyebiliriz. Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.»

Edip Yüksel

Ayetlerimizi dinledikleri zaman, "İşittik," diyorlardı, "İstesek biz de bunun bir benzerini getiririz. Bu, geçmişlerin efsanelerinden başka bir şey değil."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlara âyetlerimiz okunacağı zaman artık işittik, dilesek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsânelerinden başka bir şey değil diyorlardı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman, "işittik, dilersek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsanelerinden başka bir şey değildir" diyorlardı.

Emrah Demiryent

Kendilerine (müşriklere) her ne zaman âyetlerimiz okunsa, “(Biz bu okuduklarını daha önceden de) işittik, eğer istesek elbette bunun aynısını biz de söyleyebiliriz! Bu öncekilerin masallarından (uydurmalarından) başka bir şey değildir!” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ayetlerimiz onlara (zahiri mü’min, kalbi ise münkir olanlara) okunduğu zaman; "(Tamam) İşittik (ama bunların Allah’ın ayetleri olduğundan şüpheliyiz), istesek biz de bunun bir benzerini (uydurup) söyleyebiliriz. Bu, eskilerin efsanelerinden başkası değildir" (iddiasında bulunmaktadırlar).

Erhan Aktaş

Onlara, âyetlerimiz okunduğu zaman, “ Evet, biz bunu duyduk, dilersek biz de onun benzerini söyleriz; bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

[90b] daħı ķaçan oķınurdı anlaruñ üzere āyetlerümüz eyittiler “bayıķ işiddük eger dilesedük eyideyidük uşbuncılayın degül uşbu illā ilkįngiler meŝeli” ya'nį bāŧıl sözler.

Hasan Basri Çantay

Onlara âyetlerimiz okunurken şöyle dedilerdi: «İşitdik. Eğer dilersek biz de elbet bunun benzerini söyleriz! Bu, eskilerin masallarından barka (bir şey) değildir!».

Hayrat Neşriyat

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman da: “Doğrusu işittik; eğer istesek elbette (biz de) bunun benzerini söyleriz.(2) Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir!” dediler.

İhsan Aktaş

Ve onlara (putperestlere) ayetlerimiz (tebliğ edilerek) okunduğunda, ‘’Elbette biz [bütün bunları önceden de) işitmiştik,” derlerdi, “İstesek, şüphesiz, biz [kendimiz] de bu tür sözler düzebiliriz: Bu, eski zamanlara dair masallardan başka bir şey değildir!’’

İlyas Yorulmaz

Onlara ayetlerimiz okunduğunda dediler ki “Elbette ki işittik. Biz istersek bu işittiğimiz ayetlerin benzerini söyleyebiliriz. Bunlar, daha önceki toplumlardan işitilen masallardır.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlara ayetlerimiz okununca dediler: "İyice dinledik. Eğer dilersek bunun gibisini besbelli ki biz de söyleriz. Bunlar olsa olsa eskilerin masallarıdır."

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara, âyetlerimiz okununca «İşitmişiz» dileseydik biz de böyle derdik. Bu, eskilerin masallarından başka birşey değildir» diyorlar.

İsmail Yakıt

Onlar ayetlerimiz okunduğu zaman, “İşittik! Eğer istersek elbette bizler de bunun benzerini söyleriz. Bu öncekilerin/ilklerin masallarından başka bir şey değildir” demişlerdi.

Kadri Çelik

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman, “Gerçekten işittik! İstesek, biz de bunun bir benzerini söyleyebiliriz; bu sadece eskilerin masallarıdır” derlerdi.

Abdullah Parlıyan

Kendilerine her ne zaman ayetlerimiz okunsa, “Artık işittik, istesek şüphesiz biz kendimiz de bu tür sözler söyleyebiliriz, eskilerin masallarından başka birşey değildir bunlar” derlerdi.

Kuran Yolu

Kendilerine âyetlerimiz okunduğunda, “Duyduk duyduk! İstesek elbette bunun benzerini biz de söyleriz, bu eskilerin masallarından başka bir şey değil” dediler.

Mahmut Kısa

Onlara ayetlerimiz tebliğ edilerek okunduğunda, “Tamam, duyduk!” diyorlardı, “İstesek biz de buna benzer hikayeler uydurabilir, doğruyu-eğriyi belirleyen değerler oluşturabilir, Kur’an’la boy ölçüşebilecek güzel sözler söyleyebiliriz. Çünkü bu okuduğun ayetler, öncekilerin efsâne ve masallarından başka bir şey değildir.”

Mahmut Özdemir

Onlara bizim âyetlerimiz okunacağı zaman: “Kesinlikle işittik! Dilersek, bunun mislini / benzerini söyleriz. Bu ancak İlk Öncekiler’in hikâyeleridir” dediler.

Mehmet Çakır

O sıralarda onlara bizim sözlerimiz okundu mu: " tamam anladık! İstesek biz de aynısını söyleyebiliriz, bunlar palavra " derlerdi.

Mehmet Çoban

Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: "Muhakkak işittik! İstesek biz de bunun benzerini söyleriz. Bu ancak eskilerin masallarıdır!"

Mehmet Okuyan

Onlara ayetlerimiz [tilavet] edildiği (okunup aktarıldığı) zaman şöyle demişlerdi: “Elbette duyduk; isteseydik biz de bunun benzerini elbette söyleyebilirdik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.” [*]

Mehmet Türk

O (müşriklere) âyetlerimiz okunduğu zaman “tamam duyduk! İstersek bunun gibisini, biz de söyleriz. Zâten bunlar, kesinlikle eskilerin masallarından¹ başka bir şey değildir.” dediler.

Muhammed Esed

Ve kendilerine her ne zaman ayetlerimiz ulaştırılsa, “Biz [bütün bunları] önceden de işitmiştik,” derlerdi, “istesek, şüphesiz, biz [kendimiz] de bu tür sözler düzebiliriz: eski zamanlara dair masallardan başka bir şey değil, bunlar!” ³¹

Mustafa Çavdar

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman “Duyduk, istesek biz de bunun benzerini söyleyebiliriz, bu sadece eskilerin masallarından ibarettir” Dediler. 6/25, 16/24, 25/5, 27/68, 83/13

Ahmet Tekin

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman: “Böyle şeyler işittik. İstesek biz de bunun benzerini elbette söyleyebiliriz. Bu kesinlikle eskilerin masallarından ibaret" dediler.

Mustafa İslamoğlu

Her ne zaman âyetlerimiz kendilerine iletilse derler ki: “Biz (bu tür sözleri) önceden de işitmiştik. İstesek buna benzer sözleri biz de düzüp koşabiliriz. Hem bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir!”

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: «Artık işittik, eğer dileyecek olsak elbette bunun mislini biz de söyleyebiliriz. Bu evvelkilerin efsanelerinden başka birşey değildir.»

Orhan Kuntman

(O hilekârlar, öyle azgın kimselerdir ki) Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman "İşittik, işittik, istersek elbet biz de bunun benzerini söyleyebiliriz, bunlar eskilerin masallarından başka birşey değildir" de diyebildiler.

Osman Fırat

Onlara âyetlerimiz anlatıldığı zaman "İşittik" dediler, "İstesek, biz de bunun gibisini söyleriz. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir!"

Şaban Piriş

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman 'duyduk, istesek biz de bunun benzerini söyleyebiliriz. Bu sadece eskilerin masalları' dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ḳaçan oḳunsa anlar üstine biz āyetlerümüz eydürler: Biz işitdük, egerbiz dilesevüz eydür‐biz bunuñ gibi. Bu degüldür illā taṣni‘leri evvelkiümmetlerüñ.

Suat Yıldırım

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman: “Artık anladık! Biliyoruz! Dilesek bunun benzerini biz de söyleyebiliriz. Bu, önceden geçmiş insanların masallarından başka bir şey değildir! ” derler. [25, 5-6]

Süleyman Ateş

Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman "İşittik" dediler, "İstesek, biz de bunun gibisini söyleriz. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir!"

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara (Mekke müşriklerine) âyâtımız tilâvet olundukda "Senin bu sözini işitdik, eğer istesek biz de bunun gibi söyleriz, bunlar geçmiş kavimlerin hikâyeleridir."

Süleymaniye Vakfı

Onlara ayetlerimiz okununca derler ki “Tamam dinledik. Uğraşsak onun benzerini biz de söyleriz. Bunlar, öncekilerin yazdıklarından başka bir şey değildir.”

Ahmet Varol

Onlara ayetlerimiz okunduğunda: "Duyduk. İstesek bunun gibisini biz de söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" derler.

Ümit Şimşek

Onlara âyetlerimiz okunduğunda, “Bunu daha önce işitmiştik. İstesek biz de böyle şeyler söyleriz. Bu eskilerin efsanelerinden başka birşey değil” dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimiz onlara okunduğunda şöyle derler: "Tamam, işittik. İstersek bunun gibisini elbette ki söyleriz; öncekilerin masallarından başka şey değil ki bu!"

Ali Bulaç

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman; 'İşittik' dediler. 'İstesek, biz de bunun bir benzerini söyleyebiliriz. Bu, eskilerin efsanelerinden başkası değildir.'

Ali Fikri Yavuz

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman: “- İşittik, istersek biz de bunun benzerini söyleriz! Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir!” diyorlardı.

Bahaeddin Sağlam

Ve ayetlerimiz onlara okunduğu zaman, “(Böyle şeyleri) işitmişiz, istesek buna benzer sözler söyleriz. Bunlar ancak eskilerin efsaneleridir” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Âyetlerimiz onlara okunduğu zaman dediler ki: “İşittik; istesek biz de bunun benzerini elbette söyleyebiliriz. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.”