Abese Suresi 1. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

1. Ayet

عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ

1,2. Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.[571]

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yüzünü ekşitti ve döndürdü.

Besim Atalay (1965)

Yüzünü ekşitip döndü

Cemal Külünkoğlu

(Peygamber) yüzünü ekşitti ve çevirdi.

Cemil Said (1924)

1,2. Kendi nezdine bir a’mâ geldiği içün (Muhammed ’aleyhisselâm) yüzini ekşitdi ve arkasını çevirdi.

Diyanet Vakfı

1, 2, 3, 4. (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.

Edip Yüksel

Surat astı ve döndü;

Elmalılı Hamdi Yazır

Ekşidi ve döndü

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.

Emrah Demiryent

1-2. (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini, îmâna davet etmek üzere, İslâm’ı tebliğ etmekte olan Peygamber,) gözleri görmeyen bir (mü’m) inin kendisine gelmesinden (ve o anki durumdan haberdar olmadığından ötürü ardı ardına birkaç defa, “Ey Allah’ın resûlü! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!” demesi üzerine o anki tebliğ ile ilgili sözünün kesilmesinden) ötürü hoşnut olmadı ve (tebliğ vazifesini yapmak üzere tekrardan yönünü müşriklere) döndü.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Hz. Peygamber (SAV) ümmetine edep ve metot öğretmek, dini tebliğde; zengin ve etkin kişileri önceleyip, fakir ve aciz kimseleri ise ötelemenin yanlışlığına dikkat çekmek üzere, İlahi bir senaryo gereği öyle davranarak) Hoşlanmadı ve suratını ekşitip yüzünü çevirdi,

Erhan Aktaş

Surat astı ve yüz çevirdi.

Eski Anadolu Türkçesi

1-2. yüz burudı ya'nį peyġamber daħı yüz döndürdi kim geldi aña gözsüz.

Hasan Basri Çantay

Yüzünü ekşitib çevirdi,

Hayrat Neşriyat

1,2. Kendisine a'mâ bir kimse geldi diye (peygamber) yüzünü ekşitti ve döndü.(1)

İhsan Aktaş

1,2. (Elçi, kavminin ileri gelenlerinin hidayete ermesi için tam uğraştığı bir sırada) yanına görmeyen (âmâ) biri geldi diye (kendisiyle ilgilenirse, diğerleri kendini terk edeceğinden endişe ettiği için) yüzünü ekşitti ve (sırtını) döndü (iltifat edip ilgilenmedi). (*)

İlyas Yorulmaz

Suratını astı ve sırtını döndü,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yüzünü ekşitti, arkasını döndü,

İsmail Hakkı İzmirli

1, 2. Kendisine, âmânın, (Ümmü Mektum oğlunun) gelmesinden yüzünü ekşitip çevirdi.

İsmail Yakıt

(Peygamber) suratını astı ve yüz çevirdi¹

Kadri Çelik

Surat astı ve yüz çevirdi.

Abdullah Parlıyan

Yüzünü ekşitti ve döndü,

Kuran Yolu

Yüzünü ekşitip başını çevirdi.

Mahmut Kısa

Mekke’nin ileri gelen inkârcılarına büyük bir umut ve heyecanla İslâm’ı tebliğ etmekte olan Peygamber, gözleri görmeyen bir müminin, “Ey Allah’ın Elçisi! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!” diye seslendiğini duyunca, “yersiz ve zamansız” bulduğu bu müdâhaleden hoşlanmayarak suratını astı ve adamcağıza arkasını döndü! Neden mi?

Mahmut Özdemir

YÜZ EKŞİTTİ; yüz çevirdi;

Mehmet Çakır

1,2. A'mâ geldi diye // surat asıp sırtını döndü.

Mehmet Çoban

Kendini beğenmiş kibirliyi gördün mü? Suratını asarak yüzünü çevirdi.

Mehmet Okuyan

1,2. Görme engelli biri ona geldi diye yüzünü ekşitti ve arkasını döndü. [*]

Mehmet Türk

1,2. (Peygamber) kör adamın kendisine gelmesinden¹ hoşlanmadı² ve yüzünü çevirdi.

Muhammed Esed

O, SURATINI ASTI ve uzaklaştı,

Mustafa Çavdar

Suratını astı ve yüzünü çevirdi. 6/52, 18/28

Ahmet Tekin

Peygamber, kavminin ileri gelenlerinin hidayete ermesi için uğraştığı bir sırada, iltifat etmedi, yüzünü ekşitti ve arkasını döndü.

Mustafa İslamoğlu

O (KİBİRLİ KİŞİ) surat astı ve sırtını dönüp uzaklaştı,

Ömer Nasuhi Bilmen

Yüzünü ekşitti ve ardını döndü.

Orhan Kuntman

1,2. (Peygamber, Kureyş’in kodamanlarından birini İslam’a davet ederken) Huzuruna bir a'ma (fakir) geldi diye, yüzünü ekşitti, ona iltifatta bulunmadı.

Osman Fırat

O Suratını astı ve ondan yüz çevirdi;

Şaban Piriş

(Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.

Satıraltı Meal (1534)

Yüzin burtardı ve i‘rāż eyledi,

Suat Yıldırım

1, 2. Yanına görmeyen (âma) biri geldi diye yüzünü ekşitti ve sırtını döndü.

Süleyman Ateş

Surat astı ve döndü;

Süleyman Tevfik (1927)

1,2. Yanına a'mâ geldiği zamân yüzüni ekşidüb çevirdi. [¹]

Süleymaniye Vakfı

Yüzünü ekşittin ve sırtını döndün.

Ahmet Varol

Surat astı ve döndü.

Ümit Şimşek

Yüzünü ekşitti ve döndü:

Yaşar Nuri Öztürk

Yüzünü ekşitti ve öteye döndü;

Ali Bulaç

Surat astı ve yüz çevirdi;

Ali Fikri Yavuz

(Peygamber) hoşlanmadı ve yüzünü çevirdi,

Bahaeddin Sağlam

1, 2. Ona o kör geldi diye, surat astı ve yüz çevirdi.

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4,5,6,7,8,9,10. Kendisine âmâ geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun. [719][720]