2. Ayet
اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ
1,2. Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.[571]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ
1,2. Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.[571]
Yanına kör geldi diye.
Ona kör geldiğinde
Kör adam yanına geldi diye.
1,2. Kendi nezdine bir a’mâ geldiği içün (Muhammed ’aleyhisselâm) yüzini ekşitdi ve arkasını çevirdi.
1, 2, 3, 4. (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
O kör adam geldi diye.
Çünkü ona a'mâ geldi
Kendisine âmâ geldi, diye.
1-2. (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini, îmâna davet etmek üzere, İslâm’ı tebliğ etmekte olan Peygamber,) gözleri görmeyen bir (mü’m) inin kendisine gelmesinden (ve o anki durumdan haberdar olmadığından ötürü ardı ardına birkaç defa, “Ey Allah’ın resûlü! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!” demesi üzerine o anki tebliğ ile ilgili sözünün kesilmesinden) ötürü hoşnut olmadı ve (tebliğ vazifesini yapmak üzere tekrardan yönünü müşriklere) döndü.
Kendisine (dini konuları öğrenmek üzere) o âmâ (gözleri görmeyen kişi) geldi (ve kendisini meşgul etti) diye (böyle tepki gösterdi).
O gözleri görmeyen geldi diye.
1-2. yüz burudı ya'nį peyġamber daħı yüz döndürdi kim geldi aña gözsüz.
kendisine o a'maa geldi diye.
1,2. Kendisine a'mâ bir kimse geldi diye (peygamber) yüzünü ekşitti ve döndü.(1)
1,2. (Elçi, kavminin ileri gelenlerinin hidayete ermesi için tam uğraştığı bir sırada) yanına görmeyen (âmâ) biri geldi diye (kendisiyle ilgilenirse, diğerleri kendini terk edeceğinden endişe ettiği için) yüzünü ekşitti ve (sırtını) döndü (iltifat edip ilgilenmedi). (*)
Kör olan geldi diye.
O kör geldi diye.
1, 2. Kendisine, âmânın, (Ümmü Mektum oğlunun) gelmesinden yüzünü ekşitip çevirdi.
Kendisine kör geldi diye.
Yanına o kör geldi diye.
kör olan kimse geldi diye.
Görme engelli o kişi geldi diye.
Cahiliye döneminin değer yargılarına göre hem bireysel hem de ekonomik ve sosyal açıdan zayıf kabul edilen, aynı zamanda gözleri görmeyen bir mümin, Peygamberin yanına gelerek, onun çok önemli gördüğü bu konuşmasını yarıda kesti ve kendi ölçülerine göre “ayak takımı” olarak bildikleri kimseleri meclislerinde görmek istemeyen müşrikleri tedirgin edip, onların dâvete kulak vermelerini engelledi diye.
Görmeyen / A’mâ yanına geldi diye!
1,2. A'mâ geldi diye // surat asıp sırtını döndü.
Gözleri görmeyen biri eldi diye! O, kendini üstün görüyor. Görme engelliyle birlikte bulunmak, birlikte görünmek istemiyor.
1,2. Görme engelli biri ona geldi diye yüzünü ekşitti ve arkasını döndü. [*]
1,2. (Peygamber) kör adamın kendisine gelmesinden¹ hoşlanmadı² ve yüzünü çevirdi.
çünkü kör bir adam o’na yaklaşmıştı! ¹
Gözleri görmeyen kişi yanına geldi diye. 11/30
Demek kendisine âmâ geldi diye böyle yaptı.
Elçi’ye âmâ geldi diye…[⁵⁵⁶⁵]
Kendisine âmânın gelmesinden dolayı.
1,2. (Peygamber, Kureyş’in kodamanlarından birini İslam’a davet ederken) Huzuruna bir a'ma (fakir) geldi diye, yüzünü ekşitti, ona iltifatta bulunmadı.
O’na ama biri geldi diye.
Ona gözleri görmeyen kimse geldi diye.
gözsüz özine geldükde.
1, 2. Yanına görmeyen (âma) biri geldi diye yüzünü ekşitti ve sırtını döndü.
Kör geldi diye.
1,2. Yanına a'mâ geldiği zamân yüzüni ekşidüb çevirdi. [¹]
O kör [1], sana geldi diye [2].
Kendisine o kör kişi geldi diye.
Yanına âmâ geldi diye.
Yanına kör adam geldi diye.
Kendisine o kör geldi diye.
Kendisine o a'mâ geldi diye...
1, 2. Ona o kör geldi diye, surat astı ve yüz çevirdi.
1,2,3,4,5,6,7,8,9,10. Kendisine âmâ geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun. [719][720]