Abese Suresi 3. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

3. Ayet

وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ

(Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Belki o, arınacaktır, ne bilirsin?

Besim Atalay (1965)

Ne bilirsin, olabilir, o arınmak dileğinde

Cemal Külünkoğlu

(Ey Resul!) Nereden bileceksin belki de o (senden öğrenecekleriyle cehalet kirinden) arınacaktı?

Cemil Said (1924)

3,4. O âdemin fazîlet kesb itmeyeceğini ve va’zından müteneffi’ olmayacağını sana kim söyledi?

Diyanet Vakfı

1, 2, 3, 4. (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.

Edip Yüksel

Ne bilirsin, belki de o arınacak;

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne bilirsin o belki temizlenecek

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ne bilirsin, belki o temizlenecek?

Emrah Demiryent

3-4. (Resûlüm!) Sen nereden bilebilecektin ki? Belki o (soru soran kişi, senden öğrenecekleriyle) arınacak yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecekti!

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Nebim!) Ne bilirsin; belki o, (Senden sormakla cehalet kirinden) temizlenecekti?

Erhan Aktaş

Sen bilemezsin, belki o tezkiye¹ olacak.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ne nesene bildürdi saña? ola kim ol arma yazuķdan ya'nį senüñ sözüñ-ile

Hasan Basri Çantay

(Onun haalini) sana hangi şey bildirdi? Belki o, (senden öğrenecekleriyle) temizlenecekdi.

Hayrat Neşriyat

3,4. (Habîbim, yâ Muhammed!) Hâlbuki sana ne bildiriyor ki, belki o (günahlardan)temizlenecekti veya nasîhat alacak da bu nasîhat kendisine fayda verecekti!

İhsan Aktaş

3, 4. Ve (onun hâlini) sana bildiren nedir? Muhakkak ki o (âmâ) arınacaktı ve öğüt alacak da öğüt kendisine fayda verecekti. (*)

İlyas Yorulmaz

Nereden bileceksin ki, belki o temizlenecek.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ne bilirsin, belki arınacaktı,

İsmail Hakkı İzmirli

Ne bilirsin? Olabilir ki senden öğreneceği şeylerle nefsi pâk olur.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Nereden biliyorsun, belki o arınacak?

Kadri Çelik

Ne bilirsin sen, belki o arınacak?

Abdullah Parlıyan

Ne bilirsin belkide O senden öğrenecekleriyle günahlarından temizlenecekti.

Kuran Yolu

Ama (ey Peygamber!) Sen nereden bileceksin, belki o kendini arındıracaktı.

Mahmut Kısa

Hayır, bunu yapmamalıydın, ey Peygamber! Ne biliyorsun, belki de o kör adam, senin okuyacağın birkaç ayet sayesinde günah kirlerinden arınıp tertemiz bir kul olacak?

Mahmut Özdemir

Sana ne bildiriyor? Belki o arınır;

Mehmet Çakır

Ne biliyorsun belki de adam arınacak.

Mehmet Çoban

Peki sen ne yaptın? Konuşmam bölünmesin diye sen de görme engelliden yüzünü çevirdin! Kendini üstün görenlere bir şeyler anlatabilmek için, görme engelliye değil, o kibirli, burnundan kıl aldırmayanlara itibar gösterdin! Niçin onlara uydun? Ne biliyorsun? Belki de gözleri görmeyen kulum, senin ağzından dökülen ayetlerimizi işittiğinde kalbiyle görecek! Belki ayetlerimle arınacak! Kendisini Rabbine teslim edecek!

Mehmet Okuyan

3,4. O (azgın Mekkeli)nin arınacağını veya (gerçeği) hatırlayıp bunun ona yarar sağlayacağını sana bildirecek olan ne olabilir ki! [*]

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Nereden biliyorsun! Belki o, (günâhlarından) temizlenecek,

Muhammed Esed

Nereden bilebilirsin [ey Muhammed,] belki de o arınacaktı,

Mustafa Çavdar

Nereden bileceksin belki de o arınacak. 4/146, 20/75-76

Ahmet Tekin

Âmâ gelince senin böyle davranman gerektiğini bildiren belgeler neler? Umulur ki o pislikten, küfürden temizlenecek, vicdanını arındıracak.

Mustafa İslamoğlu

“Ve (sana gelince Ey Nebi!) Sen nereden bileceksin o (müşrikin) arınacağına[⁵⁵⁶⁶] dair bir ihtimal[⁵⁵⁶⁷] bulunduğunu;

Ömer Nasuhi Bilmen

Sana ne şey bildirdi, olabilir ki, o temizlenecektir?

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Ne bilirsin, belki de o, (günahlarından) arınacaktı,

Osman Fırat

Nereden bilebilirsin (Ey Muhammed!) belki O (senin anlatacaklarınla) arınacak,

Şaban Piriş

Ne bilirsin belki o, arınacaktır.

Satıraltı Meal (1534)

Ne bildürdi saña yā Muḥammed, ola kim özini arıda yamanlıḳdan,

Suat Yıldırım

3, 4. Ne bilirsin, belki de alacağı öğütle arınacaktı. Yahut nasihati dinleyip ondan yararlanacaktı?

Süleyman Ateş

Ne bilirsin belki o arınacak?

Süleyman Tevfik (1927)

Ne bilirsin? Belki o günâhdan temizlenir.

Süleymaniye Vakfı

Ne biliyorsun, belki o kendini geliştirecekti,

Ahmet Varol

Ne bilirsin belki de o arınacaktır?

Ümit Şimşek

Nereden biliyorsun, belki arınacaktı.

Yaşar Nuri Öztürk

Nereden bilirsin, belki de o arınıp temizlenecek.

Ali Bulaç

Nerden biliyorsun; belki o, temizlenip-arınacak?

Ali Fikri Yavuz

Onun halini sana hangi şey bildirdi? Belki o, (senden sormakla cehalet kirinden) temizlenecekti.

Bahaeddin Sağlam

Nereden bileceksin? Belki o kör arınacaktı.

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4,5,6,7,8,9,10. Kendisine âmâ geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun. [719][720]