Abese Suresi 4. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

4. Ayet

اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ

Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahut da öğüt alacaktır da ondan faydalanacaktır.

Besim Atalay (1965)

Ya da öğüt alarak, ondan faydalanacak

Cemal Külünkoğlu

Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecekti.

Cemil Said (1924)

3,4. O âdemin fazîlet kesb itmeyeceğini ve va’zından müteneffi’ olmayacağını sana kim söyledi?

Diyanet Vakfı

1, 2, 3, 4. (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.

Edip Yüksel

Yahut ta öğüt alacak ve ona mesajın yararı dokunacaktı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Veya öğüt belliyecek de o öğüt kendine fâide verecek

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.

Emrah Demiryent

3-4. (Resûlüm!) Sen nereden bilebilecektin ki? Belki o (soru soran kişi, senden öğrenecekleriyle) arınacak yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecekti!

Abdullah-Ahmet Akgül

Yahut öğüt alacaktı da, bu öğüt kendisine fayda verecekti.

Erhan Aktaş

Veya öğüt alır ve böylece öğüt ona yararlı olur.

Eski Anadolu Türkçesi

yā ögüt duta pes aśśı ide aña ögüt virmek.

Hasan Basri Çantay

Yahud öğüd olacakdı da (senin) bu öğüd (ün) kendisine fâide verecekdi.

Hayrat Neşriyat

3,4. (Habîbim, yâ Muhammed!) Hâlbuki sana ne bildiriyor ki, belki o (günahlardan)temizlenecekti veya nasîhat alacak da bu nasîhat kendisine fayda verecekti!

İhsan Aktaş

3, 4. Ve (onun hâlini) sana bildiren nedir? Muhakkak ki o (âmâ) arınacaktı ve öğüt alacak da öğüt kendisine fayda verecekti. (*)

İlyas Yorulmaz

Verdiğin öğüdü düşünecek ve öğüt ona fayda verecekti.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

ya da öğüt alacak, öğütten yararlanacaktı?

İsmail Hakkı İzmirli

Yahut nasihat dinler de nasihat kendisine fayda verir.

İsmail Yakıt

Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.

Kadri Çelik

Ya da hatırlayıp kendine gelecek ve böylece bu hatırlama kendisine yarar sağlayacak?

Abdullah Parlıyan

Yahutta kendisine hakikat hatırlatılacak ve bu hatırlatma kendisine fayda verecekti.

Kuran Yolu

Yahut o bir öğüt alacak, bu öğüt kendisine fayda verecekti.

Mahmut Kısa

Ya da senin vereceğin öğüdü can kulağıyla dinleyecek de, bu öğüt ona fayda verecek?

Mahmut Özdemir

Yahut öğüt alır da ona Öğütler yarar sağlar.

Mehmet Çakır

Belki de ders alıp istifade edecek.

Mehmet Çoban

Anlattığın gerçeklerden öğüt alıp düzelecek!

Mehmet Okuyan

3,4. O (azgın Mekkeli)nin arınacağını veya (gerçeği) hatırlayıp bunun ona yarar sağlayacağını sana bildirecek olan ne olabilir ki! [*]

Mehmet Türk

Yahut öğüt alacak da o öğüt kendisine fayda verecek.

Muhammed Esed

yahut [hakikat] hatırlatılacak ve bu hatırlatma kendisine fayda verecekti.

Mustafa Çavdar

Yahut senden öğüt alacak ve bundan yararlanacak. 10/57, 50/45

Ahmet Tekin

Yahut öğüt alacak da, o öğüt ona fayda verecek.

Mustafa İslamoğlu

veya alacağı dersin kendisine yarar sağlayacağını?[⁵⁵⁶⁸]

Ömer Nasuhi Bilmen

Yahut öğüt dinleyecek de kendisine o öğüt fâide verecektir.

Orhan Kuntman

Senin öğüdünden o yararlanacaktı!

Osman Fırat

Veya öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecekti.

Şaban Piriş

Veya öğüt alacak da öğüt ona fayda verecektir.

Satıraltı Meal (1534)

yā ögütlene. Pes aña naṣīḥat aṣṣı ide.

Suat Yıldırım

3, 4. Ne bilirsin, belki de alacağı öğütle arınacaktı. Yahut nasihati dinleyip ondan yararlanacaktı?

Süleyman Ateş

Yahut öğüt dinleyecek de öğüt, kendisine yarayacak.

Süleyman Tevfik (1927)

Ve senin va'z u nasîhatini dinleyerek bundan fâide ve menfa'at bulurdı.

Süleymaniye Vakfı

Veya bilgi edinecek[*], o bilgi ona yarayacaktı?

Ahmet Varol

Yahut öğüt alacak ve öğüt ona yarar sağlayacaktır?

Ümit Şimşek

Yahut öğüt alacak, öğütten faydalanacaktı.

Yaşar Nuri Öztürk

Belki de düşünüp taşınacak da öğüt kendisine yarayacak.

Ali Bulaç

Veya öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak.

Ali Fikri Yavuz

Yahud öğüd alacaktı da, o öğüt kendisine fayda verecekti.

Bahaeddin Sağlam

Yahut mesajı idrak edecek de mesaj ona fayda verecekti.

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4,5,6,7,8,9,10. Kendisine âmâ geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun. [719][720]