Abese Suresi 5. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

5. Ayet

اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ

Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat ihtiyacı olmayana gelince.

Besim Atalay (1965)

İmdi, kim olursa zengin

Cemal Külünkoğlu

Fakat (senin öğüdüne) tenezzül etmeyen kimseye gelince;

Cemil Said (1924)

5,6,7. Lâkin zengin âdeme karşu va’zınla îmân itmese dahî îmân itmesi içün tehâlük gösteriyorsın. Halbuki senin vazîfen teblîğden ’ibâretdir.

Diyanet Vakfı

5, 6, 7. Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince, sen ona yöneliyorsun. Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.

Edip Yüksel

Kendisini zengin görüp önemsemeyene gelince;

Elmalılı Hamdi Yazır

Amma istiğnâ edene gelince

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,

Emrah Demiryent

5-6-7. Fakat kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen (o kibirli kâfir) kimseye gelince... (Habibim! Îmâna gelir umudu ile sen) ona yöneliyor (İslâm’ı tebliğ ediyor) sun. (Ancak o kâfir, inatla hakkı inkâr etmeye devam ediyor. Habibim!) Onun (inkâr ve günah kirlerinden) temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. (Üzülme! Senin vazifen sadece tebliğdir.)

Abdullah-Ahmet Akgül

Amma (şu malına mülküne güvenip Allah’a) ihtiyaç göstermeyene gelince;

Erhan Aktaş

Fakat öğüt almayı gereksiz gören o kimseye gelince de;

Eski Anadolu Türkçesi

5-6. ammā ol kim ḥācetsüz oldı sen aña ilerü gelürsin.

Hasan Basri Çantay

Amma (zengin olduğu için) kendisini müstağnî gören adam (yok mu)?

Hayrat Neşriyat

5,6. (Servetinin gurûruyla) kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen kimseye gelince, işte sen (îmâna gelir de İslâma kuvvet verir mi diye) ona yöneliyorsun!

İhsan Aktaş

Fakat (kibrin zirvesinde yaşayan, zenginlikle şımaran) kendini (her konuda) yeterli görene gelince;

İlyas Yorulmaz

Kendini yeterli görene gelince,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Oysaki kimseden hiç bir yardım istemiyene gelince,

İsmail Hakkı İzmirli

Senden müstağni olan Kureyş/in zenginlerine gelince,

İsmail Yakıt

Ama buna ihtiyaç duymayana/kodamana gelince,

Kadri Çelik

Ama kendini müstağni gören kimse olunca.

Abdullah Parlıyan

Konuşmakta olduğun Kureyş'in ileri gelenlerinden, kendilerini herşeye yeterli görenlere gelince;

Kuran Yolu

5-6. Sen ise kendini her bakımdan ihtiyaçsız görenle ilgileniyorsun.

Mahmut Kısa

Fakat kendisini her konuda yeterli gören ve Allah’ın yol göstericiliğine muhtaç olmadığını iddia eden o kibirli kâfire gelince;

Mahmut Özdemir

Her neyse kendisini müstağni / ihtiyaçsız görmüş kimseye gelince;

Mehmet Çakır

5,6. Öteki nasihate karnım tok diyor, // sen ise, hâlâ ona iltifat ediyorsun.

Mehmet Çoban

Hâlbuki sen kendisini zengin gören şımarıklara yüzünü dönüyorsun! Onlara bir şeyler anlatmaya çalışıyorsun! Hâlbuki onlar vereceğin öğütlere ihtiyaç duymuyorlar. Kulaklarını tıkamış anlattıklarını dinleme zahmetinde bile bulunmuyorlar.

Mehmet Okuyan

5,6. Kendini zengin (ihtiyaçsız) gören bu kişiye gelince, sen ona yöneliyorsun. [*]

Mehmet Türk

Fakat (senin öğüdüne) tenezzül etmeyen kimseye gelince,

Muhammed Esed

Ama kendini her şeye yeterli görene ² gelince,

Mustafa Çavdar

5-6. Fakat sen tuttun, verdiğin öğüte ihtiyaç duymayan kişiye iltifat ettin. 6/106, 53/29

Ahmet Tekin

Ama sen, güçleri, imkânları ve kabiliyetleriyle yeterli donanıma sahip olduklarını, vahyin, Kur'ân'ın rehberliğine ihtiyaçlarının olmadığını ileri sürenlerin üstüne düşüyorsun.

Mustafa İslamoğlu

Fakat, kendi kendine yettiğini sanan[⁵⁵⁶⁹] kimseye gelince:

Ömer Nasuhi Bilmen

Amma istiğnada bulunan kimseye gelince.

Orhan Kuntman

5,6,7. (Sen onu bırakıyorsun da) Kendisini müstağni gören (küfürde direnen, imana gelmeyi kibrine yediremeyen) kimseye yöneliyorsun. (Boşu boşuna onun doğru yola girmesi için uğraşıyorsun) Oysa onun (şirk ve küfürden) arınmamasından sana ne? (Sen ondan sorumlu değilsin)

Osman Fırat

Kendisini zengin görüp tenezzül etmeyene gelince;

Şaban Piriş

Ama, kendisini ihtiyaçsız görene..

Satıraltı Meal (1534)

Ammā ol kimse ki müstaġnī oldı.

Suat Yıldırım

5, 6. Ama irşada ihtiyaç duymayana ise, ona dönüp itibar ediyorsun.

Süleyman Ateş

Kendisini zengin görüp tenezzül etmeyene gelince;

Süleyman Tevfik (1927)

5,6. Îmândan istiğnâ iden kimseye sen müteveccih olarak îmân itmesini şiddetle arzu ve tavsiye idersin.

Süleymaniye Vakfı

Sana ihtiyaç duymayan adama gelince,

Ahmet Varol

Fakat kendini ihtiyaçtan uzak görene gelince,

Ümit Şimşek

Öğüte ihtiyaç duymayan kimseye gelince:

Yaşar Nuri Öztürk

O, kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görene gelince,

Ali Bulaç

Fakat kendini müstağni gören (hiç bir şeye ihtiyacı olmadığını sanan) ise,

Ali Fikri Yavuz

Amma (malı ile Allah'a) ihtiyaç göstermiyene gelince;

Bahaeddin Sağlam

İhtiyaç hissetmeyene ise;

Bayraktar Bayraklı

1,2,3,4,5,6,7,8,9,10. Kendisine âmâ geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun. [719][720]