6. Ayet
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ
Sen, ona yöneliyorsun.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ
Sen, ona yöneliyorsun.
Artık sen onun üstüne düştükçe düşüyorsun.
Sen ona yönelirsin
Sen, bütün ilgiyi ona gösterdin.
5,6,7. Lâkin zengin âdeme karşu va’zınla îmân itmese dahî îmân itmesi içün tehâlük gösteriyorsın. Halbuki senin vazîfen teblîğden ’ibâretdir.
5, 6, 7. Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince, sen ona yöneliyorsun. Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.
Sen ona yöneliyorsun.
Sen onun sadâsına özeniyorsun
Sen ona yöneliyorsun.
5-6-7. Fakat kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen (o kibirli kâfir) kimseye gelince... (Habibim! Îmâna gelir umudu ile sen) ona yöneliyor (İslâm’ı tebliğ ediyor) sun. (Ancak o kâfir, inatla hakkı inkâr etmeye devam ediyor. Habibim!) Onun (inkâr ve günah kirlerinden) temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. (Üzülme! Senin vazifen sadece tebliğdir.)
Sen, ona yönelip ilgi gösteriyorsun (ve sözüne kulak veriyorsun, iyi de);
Sen ona ilgi gösteriyorsun.
5-6. ammā ol kim ḥācetsüz oldı sen aña ilerü gelürsin.
İşte sen onu karşına alıyor (ona yöneliyor) sun.
5,6. (Servetinin gurûruyla) kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen kimseye gelince, işte sen (îmâna gelir de İslâma kuvvet verir mi diye) ona yöneliyorsun!
Sen (belki iman eder diye- ayağına kadar gelen, senden öğüt almak isteyeni ihmal etme pahasına- bütün gayretinle) ona (o şımaran ve kendini yeterli görene) yöneliyorsun.
Ancak sen yalnızca o’nunla ilgileniyorsun.
sen tutup onun üzerine düşüyorsun!
İmana gelmesi için O/na dönersin, sözlerine kulak verirsin,
Sen ona iltifat ediyorsun [tesaddâ].
Sen ona yönelip ilgilenirsin.
sen bütün ilgiyi onlara gösterip onların üstüne düştükçe düşüyorsun.
5-6. Sen ise kendini her bakımdan ihtiyaçsız görenle ilgileniyorsun.
Sen, imana gelir ümidiyle —hidâyete gönlünü açan o tertemiz mümini ihmal etme pahasına— ona yöneliyorsun.
Sen onu iknaya çalışıyorsun.
5,6. Öteki nasihate karnım tok diyor, // sen ise, hâlâ ona iltifat ediyorsun.
Sen ayetlerimizi dinlemeyenlerin üstüne düştükçe düşüyorsun! Israrla onlara gerçeklerimizi anlatmaya çalışıyorsun!
5,6. Kendini zengin (ihtiyaçsız) gören bu kişiye gelince, sen ona yöneliyorsun. [*]
Sen, ona yönelip (öğüt vermeye) çalışıyorsun.
sen bütün ilgiyi ona gösterdin,
5-6. Fakat sen tuttun, verdiğin öğüte ihtiyaç duymayan kişiye iltifat ettin. 6/106, 53/30
Evet, sen onların üstüne düşüyorsun.
Sen bütün ilgini ona yönelttin;[⁵⁵⁷⁰]
İmdi sen ona teveccüh ediyorsun.
5,6,7. (Sen onu bırakıyorsun da) Kendisini müstağni gören (küfürde direnen, imana gelmeyi kibrine yediremeyen) kimseye yöneliyorsun. (Boşu boşuna onun doğru yola girmesi için uğraşıyorsun) Oysa onun (şirk ve küfürden) arınmamasından sana ne? (Sen ondan sorumlu değilsin)
Oysa sen ona yöneliyorsun.
Sen, yöneliyorsun ona..
Sen aña ta‘arruż eylersin.
5, 6. Ama irşada ihtiyaç duymayana ise, ona dönüp itibar ediyorsun.
Sen ona yöneliyorsun.
5,6. Îmândan istiğnâ iden kimseye sen müteveccih olarak îmân itmesini şiddetle arzu ve tavsiye idersin.
Sanki ona değil, duvara konuşuyorsun!
Sen ona yakın ilgi gösteriyorsun.
Sen ona yöneliyorsun.
Ki sen ona yöneliyorsun;
İşte sen, onda 'yankı uyandırmaya' çalışıyorsun.
Sen, ona dönüb sözüne kulak veriyorsun.
Ona yönelip önem veriyordun.
1,2,3,4,5,6,7,8,9,10. Kendisine âmâ geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun. [719][720]