12. Ayet
فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ
Dileyen ondan öğüt alır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ
Dileyen ondan öğüt alır.
Dileyen dinler, öğüt alır.
İsteyip, dileyen onu tutar
Dileyen ondan öğüt alır.
Kim arzu ider ise ândan mütenebbih olur.
11, 12, 13, 14, 15, 16. Hayır! Şüphesiz bunlar (âyetler), değerli ve güvenilir kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır.
Dileyen bundan öğüt alır.
İmdi onu dileyen tezekkür etsin
Artık dileyen onu düşünür.
Artık (iki cihan saadetini kazanmayı) isteyen kimse (îmân ederek) ondan (Kur’ân’dan) öğüt alır.
Artık dileyen, (ve gerçeğe yönelen) Onu ’düşünüp-öğüt alabilir.’
Dileyen kimse ondan öğüt alır.
pes her kim diler-ise aña Tañrı.
Binâen'aleyh dileyen onu beller.
Artık dileyen ondan nasîhat alır.
11,12,13,14,15,16. Hayır! (Böyle yapman doğru değil.) Şüphesiz onlar (o tebliğ edilen Kur’an âyetleri), erdem sahibi (güvenilir) kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüceltilmiş değerli sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur’an ayetlerinden) öğüt alır.*
Dileyen o öğüdü düşünür.
Onun için diliyen onu tutar.
Kim dilerse onu hatırında tutar.
Artık dileyen onu düşünüp öğüt alır.
Artık dileyen, onu hatırlayıp kendine gelir.
Bunun için kim istekliyse O'nu hatırlayıp öğüt alabilir.
Dileyen ondan öğüt alır.
Öyleyse, dünya ve âhirette kurtuluş ve esenliğe ulaşmak isteyen, ondan öğüt alsın. Kendisini ebedî azâba mahkûm etmek isteyen de, bırak ondan yüz çevirsin!
Dilemiş kimse onu düşünüp öğüt aldı.
12,13,14. Onu arzu eden alır // Çünkü Kuran, kıymetli kağıtlara // yüksek ve tertemiz bir ortamda
Dileyen öğüt alır, dileyen almaz. Kimseye zorla, nazla, yalvararak bir şey kabul ettiremezsin! Aklıyla kalbiyle yaklaşan öğüt alır.
Dileyen onu (Kur’an’ı) hatırlar. [*]
Dileyen ondan (düşünüp) öğüt alır.
kim istekliyse O’nu hatırlayıp öğüt alabilir
Dileyen bundan öğüt alır. 11/114, 13/19
Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, kendi iradesini ve tercihini isabetli kullanan Kur'ân'ı düşünür, ondan öğüt alır.
isteyen herkes ondan öğüt alabilir,
Artık dileyen onu düşünür (hatırlar).
Dileyen (istekli olan) ondan gereken öğüdü alır.
Dileyen ondan öğüt alır.
Dileyen kimse onu korur/aklında tutar.
Pes kim dilese anı ẕikr eylesün.
Artık isteyen ders alır.
Dileyen onu düşünüp öğüt alır.
İsteyen onunla va'z u nasîhat alır.
Kim ne yapmışsa[1] onu hatırlayacaktır[2].
Artık dileyen onu düşünüp öğüt alır.
İsteyen ondan öğüt alır.
Dileyen onu düşünüp öğüt alır.
Artık dileyen, onu 'düşünüp-öğüt alsın.'
Artık dileyen ondan öğüd alır.
İsteyen onları idrak eder.
11,12. Hayır! Yaptığın doğru değil, âyetlerimiz bir öğüttür, dileyen ondan öğüt alır.