11. Ayet
كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ
Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur’an) bir öğüttür.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ
Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur’an) bir öğüttür.
Öyle değil, şüphe yok ki Kur'an, ancak bir öğüttür.
Öyle değil, âyetler birer öğüttür
Dikkat et, bir daha böyle yapma! Çünkü o (Kur'an) bir öğüttür.
Böyle hareketden ictinâb it. Kur’ân yalnız bir teblîğdir.
11, 12, 13, 14, 15, 16. Hayır! Şüphesiz bunlar (âyetler), değerli ve güvenilir kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır.
Doğrusu, bu bir hatırlatmadır.
Hayır hayır zinhar, çünkü o bir tezkiredir
Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.
Hayır! Şüphesiz bu (Kur’ân) bir öğüttür.
Hayır, (öyle yapma! Hakkı sorana ve hayrı arayana ilgisiz davranmak, bir peygambere münasip değildir.) Çünkü O (Kur’an, sadece zenginler ve yetkililer için değil, herkes için) bir öğüttür (zikirdir, ibret dersidir).
Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.
degül eyle! bayıķ ol ögütdür.
Sakın (bir daha böyle yapma Habîbim). Çünkü o (Kur'an) bir öğüddür.
Hayır (böyle yapma)! Çünki bunlar (bu âyetler), bir nasîhattir.
11,12,13,14,15,16. Hayır! (Böyle yapman doğru değil.) Şüphesiz onlar (o tebliğ edilen Kur’an âyetleri), erdem sahibi (güvenilir) kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüceltilmiş değerli sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur’an ayetlerinden) öğüt alır.*
Hayır, (sana vahyettiğimiz) yalnızca bir öğüttür.
Sakın bir daha böyle yapma. Çünkü o bir öğüttür.
Evet evet [²] âyetler birer öğüttür.
Şunu iyi bil ki, [kellâ] Bu (ayetler) sana bir öğüttür.²
Hayır! Çünkü o (Kur'an), bir hatırlatmadır.
Hayır, hayır böyle yapma. O Kur'ân elbette bir öğüttür.
Hayır! Şüphesiz bu âyetler birer öğüttür.
Hayır; sakın bunu bir daha yapma! Kur’an’a iman etme “lütfunda” bulunacaklar diye, o inkârcılara aşırı yüz verip onları şımartma; Allah’ın ayetlerini onlara “yalvarırcasına” tebliğ ederek bu Kitabın değerine gölge düşürme! Çünkü buKur’an, yüreklerini hakîkate açan kimseler için bir öğüt ve uyarıdan ibarettir.
Hayır! Bu, bir tezkire’dir / öğütleme’dir.
Böyle yapma, çünkü ayetler eğitmek içindir.
Unutma ki gönderdiğim ayetler bir öğüttür. Dinleyecek olanlara bir hatırlatmadır.
Hayır! Şüphesiz ki bunlar, (gerçeğin) hatırlatılmasıdır.
Hayır! Sakın öyle yapma! (Şunu iyi bil ki) o (Kur’ân) elbette bir öğüttür.
ELBETTE, bu [mesaj]lar yalnızca birer hatırlatma ve öğütten ibarettir: ⁴
Bir daha böyle yapma, zira bu vahiy, bir öğüt ve uyarıdır. 11/12, 76/29
Sakın böyle davranma! Bu âyetler birer öğüttür, uyarıdır.
ELBET bu hitap bir öğüt ve uyarıdan ibarettir:[⁵⁵⁷²]
Hayır. Şüphe yok ki, o bir öğüttür.
Hayır!.. Şüphe yok ki Kur'an (herkes için) bir öğüttür,
Hayır, Çünkü O (senin yapacağın) (Kur’an ile) bir öğüttür.
Hayır, (şunu iyi bil ki) şüphesiz bu, bir tezkire/pasaporttur.
Taḥḳīḳ bu Ḳur’ān naṣīḥatdür.
Hayır! Öyle yapma! Çünkü o ayetler öğüttür, uyarıdır.
Hayır (olmaz böyle şey); o (ayetler), bir hatırlatmadır.
Hayır (bundan sonra böyle yapma). Kur'ân bir mev'izadır ki
Yok, yok… Bunlar hatırlatılacak şeylerdir[*].
Hayır. Bu ancak bir öğüttür.
Sakın! Çünkü o bir öğüttür.
Hayır, hiç de öyle değil! O, bir düşündürücüdür.
Hayır; çünkü o (Kur'an), bir öğüttür.
Hayır, (bir daha böyle yapma) çünkü o Kur'an bir öğüddür.
Hayır, o ayetler bir mesajdırlar.
11,12. Hayır! Yaptığın doğru değil, âyetlerimiz bir öğüttür, dileyen ondan öğüt alır.