24. Ayet
فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ اِلٰى طَعَامِه۪ۙ
Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ اِلٰى طَعَامِه۪ۙ
Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
Artık insan, yediğine de bir baksın.
Baksın insan yemeğine
Bir de insan, yiyip içtiği şeylerin nereden geldiğine bir baksın.
Bir kere ta’âmına nazar itsün.
İnsan, yediğine bir baksın!
İnsan, yiyeceğine bir baksın!
Bir de insan taamına baksın
Bir de o insan yiyeceğine baksın.
İnsan (tefekkür ederek) yediği yiyeceğine, bir baksın.
(Hiç olmazsa) İnsanoğlu, hele yiyecek(lerine, pişirilerek istifade ettiği türlü türlü nimetlerden, taze olarak yediği meyve ve sebzelere, dikkatle ve ibretle) bir baksın (da bunlar sofrasına gelinceye kadar hangi merhalelerden geçtiğini anlasın ve Rabbine şükretmeye başlasın).
O insan¹ yiyeceğine bir baksın!
pes baķsuñ ādemį yiyesisine.
Öyle ya, o insan (bir kerre) yediğine baksın.
Şimdi o insan, yiyeceğine (bir) baksın!
Bir de bakıversin insan kendi yiyeceğine (yiyeceğinin, rızkının kaynağına baksın, kim onu yaratıyor?).
İnsan yediği yiyeceğine, şöyle bir baksın.
Bir de insan yediğine içtiğine bir göz atsın bakalım.
İnsan bir kere yemeğine baksın [⁸].
Öyleyse insan, yediğine bir baksın!
Bir de insan, yediğine bir bakıversin!
O halde insan bir kerede yediği şeylere baksın.
İnsan yediğine bir bakıp düşünsün!
Öyleyse insan, yiyeceklerinin nasıl mûcizevî bir şekilde hazırlanıp önüne getirildiğine bir baksın:
İnsan kendi yemeğine baksın!
İnsan önce yediğine bir baksın.
İnsan yediklerine bir baksın! Yedikleri nasıl yaratılmış? Doğada nasıl üretiliyor. Görmüyorlar mı? Her varlık koyduğumuz yasaya göre hareket ediyor.
Bu insan, yiyeceğine bir baksın!
(Şu kahrolası insan) bir de yediklerinin (nasıl yetiştiğine) bir baksın!
Öyleyse insan, yiyeceklerin[in kaynağın]a bir baksın:
Öyleyse bu insan yiyip içtiği şeylerin nereden geldiğine bir baksın. 32/27, 79/27...33
İnsan yediğine düşünerek bir baksın.
İnsanoğlu yediklerine bir baksın:[⁵⁵⁷⁹]
İnsan, bir de taamına bakıversin.
O halde (her) insan, yediğine bir baksın! (Da Rabbinin kendisine rızkını nasıl ihsan buyurduğunu anlasın)
Öyle ise insan şu yiyeceğine baksın.
İnsan yemeğine bir baksın.
Ādem oġlanı naẓar eylesün yimegine.
24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31. Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük. Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
İnsan şu yiyeceğine baksın.
İnsân yediği şeye dikkat itsün.
O adam bir de yiyeceğine baksın.
İnsan yiyeceğine bir baksın.
İnsan yediklerine baksın.
Hadi, bakıversin insan, kendi yiyeceğine!
Bir de insan, yediğine bir bakıversin;
Bir de o insan (yediği) yemeğine baksın; (onu rızık olarak kendisine nasıl verdik):
İşte insan, yediği yemeğe baksın!
İnsan, yediğine bir baksın!