41. Ayet
تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌۜ
Onları bir siyahlık bürür.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌۜ
Onları bir siyahlık bürür.
Üstlerine bir karalıktır çöker.
Her tarafı kararan yüzler dahi bulunur
Onları karanlık ve karalık kaplayacaktır.
38,39,40,41. O gün handân ve şâdân simâlar görileceği gibi tozlı ve muzlim simâlar da görilevekdir.
40, 41, 42. Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.
Karanlık bürümüştür.
Sarar onu bir kara
Onları karanlık bürümüş,
40-41. O gün nice yüzler de vardır ki, üzerleri tozlanmış ve onları bir karanlık (nursuzluk) bürümüştür.
Kendilerini bir karartı (kahredici bir karanlık) sarıp-kuşatmıştır.
Onu bir karanlık kaplar.¹
üzerine aġar anuñ ķaralıķ.
Onu (da) bir karanlık ve siyahlık kaplayacakdır.
40,41. Yine o gün birtakım yüzler (de) vardır ki, üzerleri tozludur, onları bir karanlık(nursuzluk) kaplar!
Onları (yüzleri toz toprak bürünmüş olanları) bir karanlık bürür.
Sim siyah kesilmiş.
Her yanı kapkara olmuştur.
Her tarafını karanlık kaplayacak [¹¹].
Onları kapkara bir is bürümüştür.¹³
Karanlıklar bürümüştür onları.
Onu da bir karanlık kaplayacaktır.
Kapkara kesilmiştir.
Ve üzerlerine kapkara bir dehşet ve ümitsizlik karanlığı çökmüştür.
Onları bir karalık bürüyor.
40,41. kimi yüzler toprak gibi // solgun ve perişan.
Yüzlerini karanlıklar bürümüştür. Yaptıkları kötülükler yüzlerine yansımıştır. İşledikleri her kötülük yüzlerinde kara bir leke bırakmıştır. Onların yüzleri zifiri karanlıktır.
(Onları âdeta) karanlık kaplamıştır.
40,41,42. Ve o gün, bir kısım yüzler de vardır ki; onlar toz-toprak içerisinde ve kapkara kesilmişlerdir. İşte onlar günâhkâr kâfirlerin ta kendisidir.
her yanı kuşatan bir karanlıkla:
Karardıkça kararacak. 3/106, 10/27, 67/27
O gün, onların üzerine kara bulutlar çökmüş, yüzleri simsiyah kesilmiştir.
karardıkça kararacak…
Onları bir karanlık kaplar.
40,41. O gün yüzler de vardır, toz toprak ile örtülmüştür, (sahibini) zulmet zillet, keder bürümüştür.
Onları bir sıkıntı bürümüştür.
Karartı bürümüş.
Anı ḳaralıḳ örte.
Üstünü karanlık kaplamıştır.
Onları karanlık bürümüş (öylesine üzgün, öylesine dertli).
Onı zulmet (ye's ve nedâmet) kaplamışdır.
Karalara bulanacaktır.
Onları karanlık bürümüştür.
Karanlığa bürünmüştür.
Tozu-toprağı da bir is bürümüştür.
Bir karartı sarıp-kaplamıştır.
Onları karanlık ve karalık kaplayacaktır.
Üstlerine katran bürünmüştür.
40,41,42. Yine o gün, birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kâfirlerdir, haktan sapanlardır.[724]