18. Ayet
وَالصُّبْحِ اِذَا تَنَفَّسَۙ
Andolsun, aydınlandığı zaman sabaha ki,
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالصُّبْحِ اِذَا تَنَفَّسَۙ
Andolsun, aydınlandığı zaman sabaha ki,
Ve ışıdığı çağda, sabaha.
Aydınlanan tan vaktine ant ederim ki
Teneffüs eden (seher yeli esmeye başlayan) sabaha ki,
15,16,17,18. Sür’atle seyir ve ihtifâ iden yıldızlara ve hulûl iden giceye ve ortalığı aydınlatan şafaka kasem iderim ki
Ağarmaya başladığında sabaha andolsun ki,
Ve nefes almağa başlayan sabaha,
Ve nefeslendiği dem o sabahaki
Nefeslendiği (ağardığı) an sabaha ki,
15-16-17-18. (Gece görünüp, gündüz) kaybolan ve yörüngelerinde akan yıldızlara, kararmaya başlayan geceye, ağarmaya başlayan sabaha, kasem olsun ki,
Ve nefes almaya (aydınlanmaya) başladığı zaman, sabah vaktine yemin olsun ki;
Soluk almaya başladığı zaman sabaha ant olsun ki,
daħı śubḥ ḥaķķı-çun ķaçan nefes üre.
Nefeslendiği dem sabaha ki,
Nefes aldığı (ağarmaya yüz tuttuğu) vakit, sabaha!
Ve (güneşin ilk ışıklarıyla birlikte) soluyarak açıldığı (fotosentez olayı gerçekleştiği ve bitkiler tarafından fazla oksijen atmosfere salındığı) zaman sabaha (kasem ederim ki),*
Ortaya çıktığında sabaha yemin ederim ki,
ağarmıya başlıyan tan yerine ki,
15, 18. Geri giden, seyreden, gizlenen [⁹], yıldızlara, kararmaya başlayan geceye, ağaran tan yerine andım olsun ki,
Soluk almaya/ağarmaya [teneffes] başlayan sabaha,
Ve nefes almaya başladığı zaman sabaha.
aydınlığı etrafa yayılmaya başladığı zaman, sabaha yemin olsun ki,
Ağarmakta olan sabaha andolsun ki,
Ve güneşin ilk ışıklarıyla birlikte soluk almaya başlayan ve böylece, müminlere aydınlık bir geleceği müjdeleyen sabaha ki;
Kısalıp uzadığı / nefeslendiği zaman Sabah’a,
söken şafaklara yemin ederim ki
Gece yöneldiği zaman sabaha, ömürden bir gün daha geçecektir. Gündüz ve gece şahittir ki,
Nefes almaya (aydınlanmaya) başlayan sabaha ki [*]
15,16,17,18. Hayır! (başka söze lüzum yok!) (gündüzleri gözden kaybolan) yıldızlara, yörüngelerinde yüzen gezegenlere, kararmağa başladığı zaman geceye, ağarmağa başladığı zaman sabaha yemin ederim ki,
ve soluk almaya başlayan sabahı:
Ve ağarıp nefes alan sabaha andolsun ki. 7/54, 22/61
Nefes almaya, ağarmaya başlayan sabaha yemin ederim.
ve henüz soluk almaya başlayan sabaha[⁵⁶⁰¹] (yemin ederim)!
Ve açılmaya başladığı zaman gündüze.
17,18. Gecenin gitmeye yöneldiği, tan yerinin ağarmağa başladığı ana, sabaha yemin ederim ki,
Ve soluk almağa başladığı zaman sabah,
Aydınlanmaya başladığında sabaha andolsun ki.
ve ṣabāḥ ḥaḳḳı‐çun ḳaçan nefes virüp nūr doġsa.
Nefes almaya başladığı dem sabaha kasem ederim ki:
Soluk almağa başlayan sabaha,
Ağarmağa ibtidâr iden sabâh ile yemîn iderim ki
Nefeslenince sabaha bak.
Nefes almaya başladığı [4] zaman sabaha,
Ve teneffüs ettiğinde sabaha.
Ve soluyarak açıldığı zaman sabaha,
Ve nefes almaya başladığı zaman, sabaha;
Ağardığı zaman o sabaha ki,
Açıldığı zaman sabaha yemin ederim ki;
17,18. Çöken geceye, söken şafaklara yemin olsun ki,