Tekvir Suresi 23. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

23. Ayet

وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُب۪ينِۚ

Andolsun o, Cebrâil’i apaçık ufukta gördü.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun, onu, apaydın tanyerinde gördü.

Besim Atalay (1965)

Apaçık bir ufukta, evet O'nu görmüştür!

Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz (Muhammed) onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

Cemil Said (1924)

(Cibrîl) şark ufkunda râe’l ’ayn gördi.

Diyanet Vakfı

Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

Edip Yüksel

Onu apaçık bir ufukta görmüştür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vallahi gördü onu açık ufukta

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Andolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü.

Emrah Demiryent

Kasem olsun ki, onu (Cebrâîl’i, aslî sûretiyle) apaçık ufukta görmüştü.

Abdullah-Ahmet Akgül

Andolsun O (Peygamber), onu (Cebrail’i ve İlahi tecelliyi) apaçık bir ufukta (iken de) görmüşlerdir.

Erhan Aktaş

Ant olsun o, onu açık ufukta gördü.¹

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ gördi anı yir gök ķıranında bellü.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki O (saahibiniz) onu apaçık ufukda görmüşdür.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, onu (Cebrâîl'i) apaçık, ufukta gördü.

İhsan Aktaş

Ve muhakkak (tebliğle görevlendirilen arkadaşınız) onu, (o vahiy meleğini daha önce), açık ufukta görmüştü.

İlyas Yorulmaz

O, (daha önce) vahiy meleğini açık bir ufukta görmüştü.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ant olsun ki o, Cebrail’i güneşin doğduğu apaçık ufukta görmüştür.

İsmail Hakkı İzmirli

* O, elçiyi el ayak yetişmeyecek yüksek bir kenarda görmüştü.

İsmail Yakıt

Andolsun onu/Cibril’i apaçık ufukta görmüştür.⁸

Kadri Çelik

Şüphesiz o (Peygamber), onu (Cebrail'i) apaçık bir ufukta görmüştür.

Abdullah Parlıyan

Andolsun Muhammed vahiy getiren Cibrîl'î berrak bir ufukta gördü.

Kuran Yolu

Andolsun ki onu (vahiy meleğini) apaçık ufukta görmüştür.

Mahmut Kısa

O, gerçekten de Cebrail’i görmüştü; hem de onu, güpegündüz berrak bir ufukta, 600 kanadıyla yerle gök arasını kaplamış bir hâlde, aslî şekliyle görmüştü. (53. Necm: 7-9)

Mahmut Özdemir

And olsun onu Açık Ufuk’ta gördü.

Mehmet Çakır

22,23. Hepinizin bildiği Muhammed, deli değildir. // O, bu meleği parlayan ufukta gördü.

Mehmet Çoban

Size gerçekleri açıklayan arkadaşınız, vahyimizi ona getireni ufukta bütün gerçeğiyle gördü. Gördüğü gerçekte yanılmadı.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştü. [*]

Mehmet Türk

Yemin olsun o (Peygamber), Cebrâil’i apaçık ufukta gördü.¹

Muhammed Esed

o gerçekten [meleği] gördü, berrak bir ufukta [gördü] onu; ⁸

Mustafa Çavdar

Andolsun ki onu, berrak bir ufukta görmüştür. 53/1...15

Ahmet Tekin

Andolsun o Cibril'i apaçık, ufukta gördü.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu o, meleği berrak bir ufukta görmüştür;[⁵⁶⁰³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, onu apaçık ufukta gördü.

Orhan Kuntman

Andolsun ki onu, (Cebrail a.s.'i gerçek hüviyeti ile) apaçık bir ufukta (sidre-i mühtehâ'nın yanında) görmüştür.

Osman Fırat

Andolsun o (Muhammed), Cebrail’i apaçık ufukta gördü.

Şaban Piriş

Onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ gördi Cebrā’īli gökler ḳırañında.

Suat Yıldırım

O, vahyi getiren elçi Cebrail'i, apaçık ufukta görmüştü. [53, 13-16]

Süleyman Ateş

Andolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür.

Süleyman Tevfik (1927)

Cibrîl'i şekl-i aslîsinde âşikâr olarak ufk-u şarkda gördi.

Süleymaniye Vakfı

O, Cebrail’i apaçık ufukta görmüştür.

Ahmet Varol

Andolsun ki o, onu apaçık bir ufukta görmüştür.

Ümit Şimşek

And olsun, onu apaçık ufukta gördü.(10)

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü.

Ali Bulaç

Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.

Ali Fikri Yavuz

And olsun ki, Peygamber, o Cebrâil'i açık ufukta gördü.

Bahaeddin Sağlam

Andolsun! O, O’nu açık ufukta (maddi âlemin gayba açılan ufkunda) gördü.

Bayraktar Bayraklı

22,23,24. Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.