24. Ayet
تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّع۪يمِۚ
Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّع۪يمِۚ
Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.
Tanırsın onları, yüzlerinde cennetin parlaklığı var.
Yüzlerinden bilirsin nimetin tazeliğin
Onların yüzlerinde, cennet nimetlerinin sevincini görürsün.
Yüzlerinde ’alâmet-i sürûr ve şâdî göreceksin.
Onların yüzünde nimetlerin sevincini görürsün.
Yüzlerinden nimetlerin sevinç ve parıltısını okursun.
Yüzlerinde naîmîn revnakını tanırsın
Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün.
Onların yüzünde, nimetlerin sevincini görürsün.
(Sen onların) Yüzlerinde (sonsuz saadet ve) nimete ermenin (ve cennete girmenin) sevinç parıltılarını fark edip sezersin.
Nimetlerin sevincini yüzlerinden anlarsın.
bilesin yüzlerinde diñlenmek ŧazelerini.
Öyle ki sen o ni'metin (herdem taze) güzelliğini yüzlerinde (görünce) tanırsın.
Yüzlerinde, ni'metlenmiş olmanın (sevinç ve) parıltısını tanırsın!
Yüzlerinde nimetin (mutluluğun, sevincin) parıltısını tanırsın!
Onları nimetlerin sevincinden dolayı yüzlerinden tanırsın.
O, dirliğin parıltısını yüzlerinde görürsün.
Sen, yüzlerinde nimet ve saadetin revnakını görünce cennetlik olduklarını tanıyacaksın.
(Ey Peygamber!) Sen onları yüzlerindeki nimet sevincinden tanırsın.
Nimetin parıltılı sevincini sen onların yüzlerinde görüp anlarsın.
Onların yüzlerinde nimetin ve mutluluğun sevincini görürsün.
İlâhî lutufların sevincini yüzlerinden okursun.
Öyle büyük bir mutluluk kaplamıştır ki onları, ilâhî nîmetlerin sevinç ve parıltısını yüzlerinden okuyabilirsin.
Yüzlerinde Naîm’in / Nimetler’in parıltısını tanırsın.
onları, yüzlerine yansıyan mutluluk ifadesinden tanıyabilirsin.
Onların yüzlerinde mükâfata ulaşmanın sevincini görürsün!
Nimetin parıltısını yüzlerinde sezersin (görürsün).
Sen onları yüzlerindeki nîmet pırıltısından tanırsın.
ve yüzlerinde kutsanmışlığın parıltısını göreceksin.
Onlara bakınca yüzlerinde sonsuz mutluluğun parıltısını görürsün. 3/104...107, 10/26
Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün.
yüzlerinde sonsuz mutluluğun tarifsiz parıltısını göreceksin.
Onların yüzlerinde o nîmetin güzelliğini görüp anlarsın.
Öyle ki; o nimetin mutluluk neş'esinin parlaklığını, yüzlerinden okursun!
Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincinden tanırsın.
Onları, yüzlerindeki nimet parıltısından tanırsın.
Bilürsin anlaruñ yüzinde diñlenmek tāzeligin.
Sen onlara bakınca yüzlerinde, cennet nimetlerinin verdiği sevinci okursun.
Yüzlerinde ni'metin sevinç ve parıltısını sezersin.
Yüzlerinde ni'metin sürûrını görir ve bilirsin.
Nimetin verdiği mutluluğu yüzlerinden anlarsın.
Nimetlerin parıltısını yüzlerinde görürsün.
Nimetlerin sevincini yüzlerinden okursun.
Yüzlerinde nimetin sevinç parıltısını izlersin.
Nimetin parıltılı-sevincini yüzlerinde tanırsın.
Öyle ki, nimetlenmelerinin zevkini yüzlerinden tanırsın.
Yüzlerinde nimetlerin sevinç ve parıltısını görürsün.
Onların yüzlerinde nimetin mutluluğunu hissedersin.