13. Ayet
اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُورًا
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُورًا
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
Şüphe yok ki o, ailesinin içinde sevinmedeydi.
O önceden ailesi arasında, sevinç içindeydi
Hâlbuki o, (dünyada) yandaşlarının yanında iken pek sevinçliydi.
13,14. Arz üzerinde o ’âilesi nezdinde mesrûren yaşayordı. Hiç bir vakit Allâh’ın huzûrına çıkmayacağını zan idiyordı.
10, 11, 12, 13. Kimin de kitabı arkasından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek; alevli ateşe girecektir. Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal-mülk sebebiyle) şımarmıştı.
Oysa arkadaşları arasında sevinçliydi;
Çünkü o ehlinde mesrur idi
Çünkü o ailesi içinde sevinçli idi.
Şüphesiz o, (dünyada iken) ailesi arasında (malı ve mülkü ile şımarıp, âhireti düşünmeyen, keyif çatan) sevinçli biriydi.
Çünkü o, (dünyada günahkâr ve isyankâr olmasına rağmen) kendi aile yakınları arasında neşelenip (gururlanmıştı).
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
bayıķ ol oldıyıdı ķavunuñda şād olmış.
Çünkü o, ehli içinde bir şımarıkdı.
Çünki o, (dünyada) âilesi içinde (emirlerimize isyân ederek şımarmakla orada)sevinçli idi.
10,11,12,13. Ama kimin de kitabı (sicili) arkasından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek; ve alevli ateşe girecektir. Şüphesiz o, (dünyada) ailesi içinde (mal mülk sebebiyle) şımarmıştı.
O daha önce ailesinin yanında çok sevinçli birisi idi.
Çünkü o kendinden olanlarla birlikte iken sevinç içinde idi.
Çünkü o, dünyada ailesi arasında sevinç içindeydi [³].
Hâlbuki o, (dünyada iken) ailesi arasında sevinçliydi.
Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi.
Şüphe yok ki o adam dünyadaki hayatında yandaşlarının yanında pek sevinçli ve keyifle yaşamıştı.
Şüphesiz o, (dünyada iken) yakınları arasında neşeliydi.
Çünkü o, dünyadayken dostları ve yakınları arasında hep sorumsuz bir şekilde bencilce ve keyif içinde yaşardı.
O, kendi ailesinde sevinçliydi.
Zavallı, ailesi yanında ne kadar da mutlu idi.
Çünkü o dünyada ailesi ve varlıklarının çokluğuyla seviniyordu.
Şüphesiz ki o, (dünyadayken) ailesinin (arkadaşlarının) içinde çok mutluydu.
Çünkü o (bir zamanlar) ailesi içerisinde keyif çatıyordu.
Bakın, o adam, [yeryüzündeki hayatında] kendi görüş ve anlayışındaki insanlar ⁸ arasında keyifle yaşadı;
Hâlbuki o, vaktiyle yandaşlarının yanında pek mutlu idi. 11/38, 38/62-63, 83/29...33
Çünkü ailesi, yandaşları içinde malları mülkleri sebebiyle şımarmıştı.
oysa o, (vaktiyle) kendi insanları içerisinde pek şen şakrak idi;
Şüphe yok ki o, ehli arasında sevinçli bir halde idi.
Çünkü o (dünyadayken) ailesi (toplumunun) içinde (zevk ve sefa sürüyor) sevinip duruyordu, (ahirete inanmıyor)
Çünkü o, (dünyâda) âilesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi.
Nitekim o, ailesinin yanında neşeli idi.
Ol dünyāda ehli içinde ḳatı baṭarān‐ıdı.
O dünyada iken ailesi içinde keyifli, şımarık idi.
Çünkü o, (dünyada) ailesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi.
O dünyâda ehli arasında iken mesrûr idi.
Hâlbuki bir zamanlar eşi dostu arasında mutluydu.
Çünkü o ailesinin içinde sevinçliydi. [1]
Halbuki o ahbabının arasındayken pek keyifliydi.
O, ailesi içinde sevinçli idi.
Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi.
Çünkü o, (dünyadaki) evinde keyifli ve sevinçli idi.
Çünkü o, daha önce ailesi içinde sevinçli idi.
Zira o, ailesi içinde şımarmıştı.