14. Ayet
اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ
Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ
Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
Şüphe yok ki o, öldükten sonra tekrar hayata dönmeyeceğini sanırdı.
Ahret günü gelmiyecek sanırdı !
Çünkü o Rabbinin huzuruna hiç dönmeyeceğini sanıyordu.
13,14. Arz üzerinde o ’âilesi nezdinde mesrûren yaşayordı. Hiç bir vakit Allâh’ın huzûrına çıkmayacağını zan idiyordı.
O hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı.
Bir daha (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.
Çünkü hiç inkılâb görmiyecek sanmıştı
Hiç Rabbine dönmeyeceğini sanmıştı.
Ve (o kâfir, yaptıklarının hesabını vermek üzere) Rabbine (O’nun manevi huzuruna) dönmeyeceğini zannediyordu.
Doğrusu o, (Rabbine) bir daha asla dönmeyeceğini sanmıştı.
O, kesinlikle dönmeyeceğini¹ sanıyordu.
bayıķ ol śandı kim hergiz dönmeye ya'nį āħirete.
Çünkü o, hakıykaten ve kat'iyyen (Rabbine) dönmeyeceğini sanmışdı.
14,15. Çünki o, (Rabbine) aslâ dönmeyeceğini sanmıştı. Hayır! Şübhesiz Rabbi onu hakkıyla görücü idi!
Şüphesiz o (bir daha dirilip Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.
Kesinlikle (ölümden sonra) yeniden diriltileceğini (döneceğini) kabul etmiyordu.
Çünkü hiç dönmiyeceğini sanıyordu.
Hesap için asla dönmeyecek zannediyordu.
Hiç şüphesiz o, Rabbine bir daha dönmeyeceğini zannediyordu.
Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı.
Çünkü o hiçbir zaman ölümden sonra başka bir hayatta, Allah'a dönmeyeceğini sanırdı.
Zira o, hiçbir zaman rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
Ve yaptıklarının hesabını vermek üzere bir gün Rabb’ine döneceğini hiç düşünmezdi!
O, asla durum değişmeyecek zannetti!
Asla düşmeyeceğini sanıyordu.
Üstelik hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu.
Şüphesiz ki o, (Rabbine) dönmeyeceğini sanıyordu.
(Ve) o, rahatının asla bozulmayacağını zannediyordu.
çünkü, hiçbir zaman [Allah’a] döneceğini düşünmedi.
O, bir gün hesap için Rabbinin huzuruna çıkacağına asla ihtimal vermiyordu. 18/36, 45/34-35
Hiç Rabbine dönmeyeceğini sanmıştı.
her halde o (Allah’a) döneceğini asla ummuyordu;
Muhakkak, o sanmıştı ki elbette dönmeyecektir.
Hiçbir zaman (hesap vermek üzere Rabbinin huzuruna) dönmeyeceğini sanıyordu,
Kesinlikle O, bu hale düşmeyeceğini sanmıştı.
O, asla dönmeyeceğini sanıyordu.
Ol ṣanurdı ki hergiz Tañrı ḥażretine dönmeye.
Hiçbir sûrette Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
O, hiç (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.
Ba's ve haşr olunmayacağını zan iderdi.
Rabbinin huzuruna çıkacağını hiç hesaba katmazdı.
Doğrusu o (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.
Çünkü Rabbine hiç dönmeyecek sanıyordu.
Daha düşkün bir konuma asla geçmeyeceğini sanmıştı.
Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı.
O (zalim, ahirette Rabbine) asla dönmiyeceğini sanmıştı.
Gerçekten o, ahirete dönmeyeceğini sanıyordu.
14,15. Çünkü o, hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı. Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.