İnşikak Suresi 24. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

24. Ayet

فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ

Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık müjdele onları elemli bir azapla.

Besim Atalay (1965)

Sen onları müjdele, en ağır bir azapla

Cemal Külünkoğlu

Artık sen onları elem dolu bir azapla müjdele!

Cemil Said (1924)

Ânlara ’azâb-ı elîmin haberini vir.

Diyanet Vakfı

(Resûlüm!) Onlara acı azabı müjdele!

Edip Yüksel

Onları acı bir azapla müjdele.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için onlara elîm bir azâb müjdele

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onun için onlara elem verici bir azabı müjdele.

Emrah Demiryent

(Resûlüm!) Onları (kâfirleri) elem dolu bir azap ile müjdele!

Abdullah-Ahmet Akgül

Bu durumda Sen, onları acı bir azap ile müjdeleyip (uyar ki, başlarına neler geleceğini görüp anlayacaklar).

Erhan Aktaş

O halde onları elem verici azapla haberdar et!

Eski Anadolu Türkçesi

pes muştıla anlara 'aźābı aġrıdıcı.

Hasan Basri Çantay

Bunun için sen (Habibim) onları elem verici bir azâb ile müjdele!

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Bu yüzden, onları (çok) elemli bir azâb ile müjdele!

İhsan Aktaş

O hâlde, onlara (hakikatleri inkâr etmiş olanlara öteki dünyada) şiddetli azabı haber ver.

İlyas Yorulmaz

Onları acıklı bir azapla müjdele.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onun için onlara acıklı bir azakı müjdele.

İsmail Hakkı İzmirli

Artık onlara acıklı bir azap müjdele.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Sen onları can yakıcı bir azapla müjdele.

Kadri Çelik

O halde onları acıklı bir azap ile müjdele.

Abdullah Parlıyan

O halde onlara acı bir azabı müjdele.

Kuran Yolu

Onlara şiddetli bir cezaya çarptırılacaklarını bildir.

Mahmut Kısa

Öyleyse, ey Müslüman, onları can yakıcı bir azap ile “müjdele!”

Mahmut Özdemir

Onları acıveren bir azap ile müjdele!

Mehmet Çakır

Resulüm! Onlara, inleten acıları hatırlat.

Mehmet Çoban

Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele, halleri çok kötüdür.

Mehmet Okuyan

Onlara elem verici bir azabı müjdele!

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Artık sen onları acı bir azapla müjdele (de sevinsinler!)

Muhammed Esed

O halde, onlara [öteki dünyada] şiddetli azabı haber ver,

Mustafa Çavdar

Sen onlara acı azabı haber ver. 31/6…8, 45/6...9

Ahmet Tekin

Öyleyse onlara can yakıp inleten müthiş azâbı haber ver.

Mustafa İslamoğlu

Artık onlara elem verici bir azabı müjdele;[⁵⁶⁴⁸]

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onları pek acıklı bir azap ile müjdele.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Sen o gibi kimseleri şiddetli bir azap ile müjdele! (De gerçek ne imiş öğrensinler)

Osman Fırat

Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabla müjdele!

Şaban Piriş

Onlara acı bir azabı müjdele..

Satıraltı Meal (1534)

Pes anlara ulu ‘aẕābı muştıla.

Suat Yıldırım

Sen de onlara gayet acı bir azap müjdele!

Süleyman Ateş

Onlara acı bir azabı müjdele.

Süleyman Tevfik (1927)

(Yâ Muhammed) Onları elemli 'azâb ile tebşîr it.

Süleymaniye Vakfı

Öyleyse onlara acıklı bir azabı müjdele.

Ahmet Varol

Onları acıklı bir azapla müjdele!

Ümit Şimşek

Sen onları acı bir azapla müjdele.

Yaşar Nuri Öztürk

O halde, onlara acıklı bir azap muştula!

Ali Bulaç

Bu durumda sen, onlara acı bir azab ile müjde ver.

Ali Fikri Yavuz

Onun için (Ey Rasûlüm), sen onları acıklı bir azabla müjdele!...

Bahaeddin Sağlam

Artık onları, elem verici bir azap ile müjdele!..

Bayraktar Bayraklı

Onlara acıklı azabı müjdele!