24. Ayet
فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ
Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ
Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!
Artık müjdele onları elemli bir azapla.
Sen onları müjdele, en ağır bir azapla
Artık sen onları elem dolu bir azapla müjdele!
Ânlara ’azâb-ı elîmin haberini vir.
(Resûlüm!) Onlara acı azabı müjdele!
Onları acı bir azapla müjdele.
Onun için onlara elîm bir azâb müjdele
Onun için onlara elem verici bir azabı müjdele.
(Resûlüm!) Onları (kâfirleri) elem dolu bir azap ile müjdele!
Bu durumda Sen, onları acı bir azap ile müjdeleyip (uyar ki, başlarına neler geleceğini görüp anlayacaklar).
O halde onları elem verici azapla haberdar et!
pes muştıla anlara 'aźābı aġrıdıcı.
Bunun için sen (Habibim) onları elem verici bir azâb ile müjdele!
(Ey Resûlüm!) Bu yüzden, onları (çok) elemli bir azâb ile müjdele!
O hâlde, onlara (hakikatleri inkâr etmiş olanlara öteki dünyada) şiddetli azabı haber ver.
Onları acıklı bir azapla müjdele.
Onun için onlara acıklı bir azakı müjdele.
Artık onlara acıklı bir azap müjdele.
(Ey Peygamber!) Sen onları can yakıcı bir azapla müjdele.
O halde onları acıklı bir azap ile müjdele.
O halde onlara acı bir azabı müjdele.
Onlara şiddetli bir cezaya çarptırılacaklarını bildir.
Öyleyse, ey Müslüman, onları can yakıcı bir azap ile “müjdele!”
Onları acıveren bir azap ile müjdele!
Resulüm! Onlara, inleten acıları hatırlat.
Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele, halleri çok kötüdür.
Onlara elem verici bir azabı müjdele!
(Ey Muhammed!) Artık sen onları acı bir azapla müjdele (de sevinsinler!)
O halde, onlara [öteki dünyada] şiddetli azabı haber ver,
Sen onlara acı azabı haber ver. 31/6…8, 45/6...9
Öyleyse onlara can yakıp inleten müthiş azâbı haber ver.
Artık onlara elem verici bir azabı müjdele;[⁵⁶⁴⁸]
Artık onları pek acıklı bir azap ile müjdele.
(Ey Muhammed) Sen o gibi kimseleri şiddetli bir azap ile müjdele! (De gerçek ne imiş öğrensinler)
Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabla müjdele!
Onlara acı bir azabı müjdele..
Pes anlara ulu ‘aẕābı muştıla.
Sen de onlara gayet acı bir azap müjdele!
Onlara acı bir azabı müjdele.
(Yâ Muhammed) Onları elemli 'azâb ile tebşîr it.
Öyleyse onlara acıklı bir azabı müjdele.
Onları acıklı bir azapla müjdele!
Sen onları acı bir azapla müjdele.
O halde, onlara acıklı bir azap muştula!
Bu durumda sen, onlara acı bir azab ile müjde ver.
Onun için (Ey Rasûlüm), sen onları acıklı bir azabla müjdele!...
Artık onları, elem verici bir azap ile müjdele!..
Onlara acıklı azabı müjdele!