Târık Suresi 12. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

12. Ayet

وَالْاَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِۙ

Yarık yarık çatlamış yere andolsun.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve nebat bitirmek için çatlayıp yarılan yere.

Besim Atalay (1965)

Bitki veren yere ant

Cemal Külünkoğlu

Ve (nebat bitirmek için) yarılan/çatlayan yeryüzüne andolsun ki;

Cemil Said (1924)

9-12. Saklı her şeyin meydâna çıkacağı ve (Allâh’dan başka kimsede) nusret ve kudret kalmayacağı gün vurûdını icrâ iden semâ ve yarılan toprak hakkıçün yemîn iderim.

Diyanet Vakfı

11, 12, 13, 14, 15, 16, 17. Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).

Edip Yüksel

Ve yarılan yeryüzüne andolsun ki,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o arzı zati sad'a

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O yarılıp çatlayan yere,

Emrah Demiryent

11-12. (İznimizle, yeryüzündeki suyun buharlaşıp bulutlara dönüştüğü, sonra yoğunlaşıp tekrardan yeryüzüne su olarak döndüğü ve yaratmış olduğumuz şaşmaz bir ölçü ve düzene sahip) yağmurlu göğe ve (bitkilerin çıkmasıyla) yarılan yere kasem olsun ki,

Abdullah-Ahmet Akgül

Yarılan yeryüzüne (ki içinde ziraat yapılmaktadır ve tüm evrenin özeti konumundadır).

Erhan Aktaş

Yarılma sahibi yeryüzüne ant olsun

Eski Anadolu Türkçesi

11-12. gök ḥaķķı-çun dönmek issi daħı yir ḥaķķı-çun yarmaķ issi.

Hasan Basri Çantay

o (nebat ile) yarılan yere ki,

Hayrat Neşriyat

O (bitkilerle, vâdilerle yarılarak) yarıklar sâhibi olan yeryüzüne!

İhsan Aktaş

Çatlayışlara (fay hatlarına, kıtalara, katmanlara ve yarıklara) sahip arza kasem ederim.*

İlyas Yorulmaz

Yarılıp çatlayan yeryüzüne yemin olsun ki.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

yarılan yer hakkı için,

İsmail Hakkı İzmirli

Yağmurla nebat için yarılan yer hakkı için,

İsmail Yakıt

Yarık yarık çatlayan toprağa/yeryüzüne!

Kadri Çelik

Yarılan yere.

Abdullah Parlıyan

Bitki ve ağaçları bitirmek için yarılıp çatlayan yeryüzüne de andolsun ki;

Kuran Yolu

11-13. Andolsun içindekilerin gidip geldiği semaya ve (tohumun filizlenmesiyle) yarılan yere ki Kur’an (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.

Mahmut Kısa

Ve topraktan başını çıkaran yemyeşil filizlerle lime lime çatlayan yeryüzüne ki,

Mahmut Özdemir

Çatlayıp Yarılış’ı olan Arz’a / Yer’e de and olsun!

Mehmet Çakır

11,12. Dönüşümlü mevsimlere ve // susuzluktan çatlayan topraklar aşkına derim ki

Mehmet Çoban

Susuzluktan yarıklar halinde çatlamış yeryüzü şahittir ki!

Mehmet Okuyan

Yarılan yere ki

Mehmet Türk

11,12. Yağmur yağdıran göğe ve (onunla) yarılıp çatlayan yeryüzüne yemin olsun ki,

Muhammed Esed

ve bitkilerle patlayıp yarılan yeri!

Mustafa Çavdar

Bitkiler için çatlayan toprağa andolsun ki. 13/3-4, 80/24...27

Ahmet Tekin

Andolsun yarıkları, çatlakları ve kırıkları olan, kaynak aktarma ve bitirme özelliğine sahip parçalı yere!

Mustafa İslamoğlu

ve (bitkilerle) yarılan yer şahit olsun:

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve çatlayıp yarılan yeryüzüne.

Orhan Kuntman

(Gökten rahmet bekleyip susuzluktan) Çatlayıp kavrulan yere ki,

Osman Fırat

Ve (bitkilerle) yarılma yetisine sahip yer,

Şaban Piriş

Çatlayan toprağa andolsun ki..

Satıraltı Meal (1534)

Ve yir ḥaḳḳı‐çun ki yarılur ve otlar biter.

Suat Yıldırım

11, 12. Yağmur dolu gök, bitkilerin çıkması için yarılan yer hakkı için:

Süleyman Ateş

(Bitkilerin çıkması için) Çatlayan yere andolsun ki,

Süleyman Tevfik (1927)

Ve yarılub nebât ve meyveleri çıkaran arz hakkıyçün

Süleymaniye Vakfı

Çatlama özelliğine sahip[*] yere yemin ederim ki,

Ahmet Varol

(Bitkilerin çıkmasıyla) yarılan yere ki;

Ümit Şimşek

Ve yarıklarla dolu yere:(4)

Yaşar Nuri Öztürk

Çatlayışlarla/yarılışlarla dolu yere de yemin olsun,

Ali Bulaç

Yarılan yere de.

Ali Fikri Yavuz

(Nebat bitirmek için) yarılan arza ki,

Bahaeddin Sağlam

Çatlayan, bitki veren(*) yere yemin ederim ki;

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı![747]