13. Ayet
اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌۙ
Şüphesiz o Kur’an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌۙ
Şüphesiz o Kur’an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür.
Şüphe yok ki o, her şeyi ayırt eden kesin bir söz elbet.
Evet Kur'an, iyiyi kötüden ayıran bir söz
Muhakkak, bu (Kur'an) doğruyu yanlıştan ayıran bir sözdür.
Kur’ân her şeyi fasl iden kelâmdır.
11, 12, 13, 14, 15, 16, 17. Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
Bu, ayırdedici bir sözdür.
Ki o her halde bir keskin hukümdür
Kuşkusuz Kur'ân, ayırıcı bir sözdür.
13-14. Şüphesiz o, (Kur’ân, hakkı bâtıldan) ayırt eden (ilâhî) bir kelâmdır, boş bir söz değildir.
Şüphesiz O (Kur’an, Hakkı bâtıldan, helâli haramdan, mü’mini münafıktan, dostu düşmandan fasl ile) ayırt eden (net ve kesin) bir sözdür (İlahi bir kelâmdır).
Kuşkusuz O, ayırt edici¹ bir sözdür.
13-14. bayıķ ol ya'nį ķur’ān sözdür seçici. daħı degül ol bāŧıl söz.
Hakıykaten o (Kur'an) hak ile (baatılı ayırd eden) kat'î bir kelâmdır.
13,14. Şübhesiz ki o (Kur'ân), elbet (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. Ve o, şaka değildir!
O (Kur’an), elbette (hak ile batılı, doğru ile yanlışı) ayırdedici bir sözdür (mesajdır).
Şüphesiz O Kur’an, doğrularla yanlışları ayıran (Allah’ın) sözüdür.
işte Kur’an kesenkes doğru ile eğriyi ayırt eden bir sözdür.
Kur/an hak ile bâtılı ayıran bir sözdür.
Muhakkak ki o (Kur’an) hakla batılı elbette ayırt eden bir sözdür.
Ki hiç şüphesiz o (Kur'an, hakla batılı) kesin ayırıcı bir sözdür.
Bu Kur'ân hakkı batıldan ayırt eden bir sözdür.
11-13. Andolsun içindekilerin gidip geldiği semaya ve (tohumun filizlenmesiyle) yarılan yere ki Kur’an (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.
Gerçekten bu Kur’an, her konuda son sözü söyleyen, en mükemmel hükümleri veren ve iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini birbirinden ayırt eden bir ilâhî sözdür!
O, elbette fasl (ayırıcı / ayrıştırıcı) bir sözdür.
Kuran, kılı kırk yaran bir sözdür.
Size okunan ayetler her şeyi yalanından ayırır. Ortada tamamen gerçekler kalır.
Şüphesiz ki o (Kur’an, doğru ile yanlışı) ayırt eden bir sözdür.
13,14. Şüphesiz o (Kur’an hak ve bâtılı) ayırt edici bir sözdür ve o asla bir şaka değildir.
BAKIN, bu [ilahî kelâm] doğruyu yanlıştan ayıran bir sözdür, ⁵
Kesinlikle bu Kuran hakkı batıldan ayırt eden bir sözdür. 22/72, 39/45
Kesinlikle Kur'ân hak ile bâtılı ayıran bir kelâmdır.
elbet bu (vahiy) hakkı bâtıldan ayıran bir sözdür,
Şüphe yok ki, o elbette bir ayırt eden kelâmdır.
13,14. Kur'an kuşkusuz, (hak ile bâtılı birbirinden) ayıran hak bir kelâmdır. (Ulaştığı -manevi susuzluktan kavrulan- her belde halkına rahmet yağdırır, kalblerine iman nuru aşılar, onları küfür karanlıklarından çıkarır, hidâyete erdirir) O asla şaka değildir.
O (Kur’ân), elbette (hak ile bâtılı) ayırdedici bir sözdür.
Kesinlikle o ayırdedici bir sözdür.
Bu Ḳur’ān, bir sözdür ki ḥaḳḳı bāṭıldan ayırur.
Bu Kur'ân, kesin bir sözdür, hakla batılı ayırt eden bir sözdür!
O (Kur'an), elbette (hak ile batılı) ayırdedici bir sözdür.
Tahkîk Kur'ân, hak ile bâtıl arasını fasl iden kelâmdır.
O (Kur’ân), tartışmayı bitiren sözdür.
Şüphesiz o, (hakkı batıldan) ayırıcı bir sözdür.
Bu Kur'ân, hiç şüphesiz, hak ile bâtılı ayırt eden sözdür.
Ki o, tam bir biçimde ayırt eden bir sözdür;
Şüphesiz o (Kur'an), ayırdeden bir sözdür.
Muhakkak o Kur'an (hak ile batıl arasını) ayırd eden kesin bir hükümdür.
Bu Kur’an, her şeyi açıklayan bir sözdür. (Dönüşümlü göğü yaratıp yeri bitkilerle süslendiren rahmet, insanlara vahyin gönderilmesini gerektiriyor.)
11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı![747]