7. Ayet
اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفٰىۜ
Ancak Allah’ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفٰىۜ
Ancak Allah’ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.
Ancak Allah dilerse o başka; şüphe yok ki o, açığa vurulanı da, gizli kalanı da bilir.
Allah unutturursa başka, O gizli, açık her şeye tanık !
Ancak Allah'ın (unutmanı) diledikleri hariç; çünkü (yalnız) O'dur (insanın) kavrayışına açık olan her şeyi ve (hikmetine binaen ondan) gizli olanları bilen.
6,7. Biz sana Kur’ân’ı ta’lîm itdik. Allâh’ın unutmanı istediği şeyler müstesnâ olmak üzere ânı hiç unutmayacaksın. Allâh zâhiri ve bâtını bilür.
6, 7. Sana (Kur'an'ı) okutacağız; artık Allah'ın dilediği hariç, sen hiç unutmayacaksın. Şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir.
ALLAH'ın dilediği hariç; O açığı da bilir, gizliyi de.
Yalnız Allahın dilediği başka çünkü o açığı da bilir gizliyi de
Yalnız Allah'ın dilediği başkadır. Çünkü o açığı da bilir, gizliyi de.
Ancak Allah’ın (nesh edip de unutulmasını) dilediği müstesna. Şüphesiz O, aşikârı da gizli olanı da bilir.
Ancak Allah’ın dilediği (kısmı) başkadır. Çünkü O, açıkta olanı da, saklı bulunanı da bilip durmaktadır.
Allah, aksini dilemedikçe. Kuşkusuz O, açık ve gizli olanı bilir.¹
6-7. tįz oķıdavuz saña pes unıtmayasın illā anı kim diledi Tañrı. bayıķ ol bilür eşikereyi daħı anı kim gizlenür.
Allahın dilediği başka. Çünkü O, aşikârı da bilir, gizliyi de.
Ancak (eğer isterse) Allah'ın (unutmanı) dilediği müstesnâ. Şübhesiz ki O, açık olanı da bilir, gizleneni de.
6,7. (Resulüm! Bundan böyle) biz sana (insanlar için bir hidayet rehberi olan Kur’an’ı) okutacağız (sana öğreteceğiz). Artık (zatım olan) Allah aksini dilemedikçe (öğrendiklerinden) hiçbirini unutmayacaksın. Şüphesiz ki O, açığı da bilir, gizliyi de bilir. *
Ancak, Allah dilerse unutabilirsin. Çünkü O, açıkta olanları da, gizli saklı olanları da bilir.
Meğer ki Allah bunun böyle olmasını diliye. Çünkü O açığı da bilir, gizliyi de bilir.
Allah/ın dilediği başka. Çünkü O, aşikâreyi de gizliyi de bilir.
Allah’ın dilediği hariç. Muhakkak ki O, açık olanı da bilir, gizli olanı da.
Elbette Allah dilerse o başka (çünkü O, her şeye gücü yetendir). Şüphesiz O, açıkta olanı da bilir, saklı duranı da.
Ancak Allah dilerse o başka… Şüphesiz ki O, açığa vurulanı da gizli kalanı da bilir.
6-7. Sana okutacağız ve Allah öyle dilemedikçe unutmayacaksın. O, açık olanı da bilir, gizli olanı da.
Allah’ın unutturmayı dilediği bilgiler hariç. Çünkü insanın bilgisi sınırlıdır; oysa O, yaratılmışların kavrayışına açık olanları da en mükemmel şekilde bilir, gizli kalanları da.
Ancak, Allah’ın dilediği başka! Gerçekten O, Açıkta Olan’ı biliyor, gizlenen şeyleri de!
6,7. Resulüm! sana öyle bir belleteceğiz ki -Allah aksini istemedikçe- asla unutmayacaksın. Çünkü her şeyin içini dışını en iyi Allah bilir.
Bil ki sana Allah’tan başka unutturacak yoktur. O dilediğini unutturur, dilediğini hatırlatır. Rabbin her şeyin gerçeğini bilir. İster gizli ister açık olsun fark etmez. Kimse Rabbinden bir şey gizleyemez.
6,7. Sana (Kur’an’ı) okutacağız ve sen -Allah’ın dilemesi hariç- (onu) unutmayacaksın. Şüphesiz ki O, açığı da gizli olanı da bilir.
6,7. (Bundan böyle) Biz sana, Kur’ân’ı (ezberden) okutacağız ve sen de Allah dilemedikçe, asla unutmayacaksın.¹ Çünkü O, açığı da, gizliyi de bilir. ²
Allah’ın [unutmanı] diledikleri hariç; ⁴ çünkü, [yalnız] O’dur [insanın] kavrayışına açık olan her şeyi ve [ondan] gizli olanları ⁵ bilen:
Bu ancak Allah’ın dilemesi ile olacak şeydir. Zira O’dur aşikâr olanı da gizli olanı da bilen. 26/192...199, 96/1
Yalnızca Allah'ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecelli ettiği uygun haller müstesna. Kesinlikle Allah aşikare okumanı, sesli düşünmeni, duyurmanı, açıkça işlediğin amellerini, uygulamalarını; sessiz okumalarını, düşünmelerini, gizli amellerini, görülen ve görülmeyen davranışlarını bilir.
Allah’ın (unutmanı) istedikleri hariç;[⁵⁶⁸⁵] çünkü O açığa çıkanı da bilir gizleneni de;
Allah'ın dilediği müstesna, şüphe yok ki o, âşikâr olanı da bilir, gizliyi de.
Ancak Allah dilerse başka. (*) Şüphe yok ki Allah; açığı da bilir, gizliyi de! (Yüksek sesle olsun içinden de olsun okuduğunda unutmadığını elbette Rabbin bilir)
Ancak Allah’ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.
Allah'ın dilediği dışında.. Çünkü O, açıktakini de gizli olanı da bilir.
Dilegeni Tañrı Ta‘ālā dilese unutdurur. Ol bilicidür, āşikāreyi ve gizlüyi.
6, 7. Bundan böyle sana Kur'ân okutacağız da sen unutmayacaksın. Ancak Allah'ın dilediği müstesna. Çünkü O, size göre açık ve net olanı da, gizli olanı da pek iyi bilir.
Yalnız Allah'ın dilediğini unutursun. O, açığı da bilir, gizli olanı da.
6,7. Biz sana Kur'ân okuruz (vahy ideriz) Ancak Allâh'ın istediğinden başkasını unutmazsın. O âşikâr ve gizliyi bilir.
Allah unutturmuş olursa başka; o açığı da bilir, gizli olanı da.
Allah'ın dilediği hariç. Şüphesiz O açıkta olanı da bilir, gizli duranı da.
Allah'ın dilediği müstesna. O açık olanı da bilir, gizli kalanı da.
Allah'ın dilediği müstesna. O, açıklananı da gizleneni de bilir.
Ancak Allah'ın dilediği başka. Çünkü O, açıkta olanı da bilir, saklı duranı da.
Ancak Allah'ın (nesh edip de unutulmasını) dilediği müstesna... Çünkü O, aşikârı da bilir, gizliyi de...
Allah’ın dilediği hariç. Çünkü O, aşikârı da gizli olanı da bilir.
6,7. Bundan böyle seni okutacağız; artık Allah'ın dilediği hariç, sen hiç unutmayacaksın. Şüphesiz Allah açığı ve gizleneni bilir.