A'lâ Suresi 9. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

9. Ayet

فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىۜ

O hâlde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık öğüt ver, fayda verirse eğer.

Besim Atalay (1965)

Öğütün faydası olmasa dahi, yine de sen öğütle

Cemal Külünkoğlu

O halde, sen, öğüt verip hatırlatmanın fayda vereceği her durumda öğüt ver ve hatırlat!

Cemil Said (1924)

Va’az it, çünki senin va’zın nâfi’dir.

Diyanet Vakfı

8, 9. Seni en kolaya muvaffak kılacağız. O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.

Edip Yüksel

Öğüt yararlı olacaksa öğüt ver.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için öğüd ver: öğüd fâide verirse

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.

Emrah Demiryent

O hâlde, eğer öğüt ve hatırlatma bir yarar sağlayacaksa, (durma Kur’ân’la) öğüt ver.

Abdullah-Ahmet Akgül

Şu halde, eğer ’öğüt ve hatırlatma’ bir yarar sağlayacak (muhatapların ilgi ve ihtiyaç duyup anlamaya çalışacak)sa, haydi ’öğüt verip hatırlat.’

Erhan Aktaş

O halde öğüt ver¹, öğüt yararlı olacaksa!

Eski Anadolu Türkçesi

pes ögütle eger aśśı eyler-ise ögüt.

Hasan Basri Çantay

O halde eğer öğüd fâide verirse (durma) öğüd ver.

Hayrat Neşriyat

O hâlde eğer nasîhat fayda verirse, (artık onlara) nasîhat et!

İhsan Aktaş

(Resulüm!) O hâlde (Kur’an’ı insanlara tebliğ ederek) öğüt ver; öğüt mutlaka fayda sağlar.*

İlyas Yorulmaz

Eğer öğüt fayda verecekse, (vahiyle) öğüt ver.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Öyleyse öğüt ver bakalım, eğer öğüt işe yararsa!

İsmail Hakkı İzmirli

Nasihat fayda verecekse [⁶] nasihatte bulun.

İsmail Yakıt

O hâlde sen, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.⁴

Kadri Çelik

O halde hatırlat, eğer hatırlatma bir yarar sağlayacaksa.

Abdullah Parlıyan

O halde gerçekleri başkalarına hatırlat. Bu hatırlatma ister fayda veriyor görünsün ister görünmesin.

Kuran Yolu

O halde öğüt ver; öğüt mutlaka fayda sağlar.

Mahmut Kısa

Öyleyse, öğüt faydalı olacaksa, öğüt ver! Hakikati bütün delilleriyle ortaya koyduğun hâlde, seni dinlemeyen ortaya konan bunca delilleri düşünmeyen kibirli ve inatçı kimselere gelince, onlarla kısır tartışmalara girme; bunun yerine, bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğine devam et! O zaman göreceksin ki:

Mahmut Özdemir

Öğüt ver, eğer Öğütler yarar sağladıysa!

Mehmet Çakır

Sen öğütlerine devam et. Çünkü öğüt, mutlaka fayda verecektir.

Mehmet Çoban

Onun için insanlara yararlı olacak öğütler ver! Belki öğüt alırlar! Öğüt almazlarsa üzülme! Kendini yorma! Öylece bırak!

Mehmet Okuyan

Hatırlamak yarar sağlayacağı için (gerçeği) hatırlat! [*]

Mehmet Türk

Eğer öğüt vermenin (insanlara) bir fayda vereceğini görüyorsan, o zaman öğüt ver.¹

Muhammed Esed

O HALDE, [hakikati başkalarına] hatırlat, bu hatırlatma ister fayda ver[iyor görün]sün, [ister görünmesin]: ⁷

Mustafa Çavdar

O halde, sen sadece öğüt ver. Şüphesiz bu öğütler bir gün fayda verecektir. 2/269, 11/114

Ahmet Tekin

Öğüt, uyarı fayda verdiği sürece, Kuran ile insanlara öğüt vermeye, tebliğe devam et.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde sen, -öğüt (sadece bazılarına) fayda verse de-[⁵⁶⁸⁷] hep (fıtratlara nakşolan Allah’ı) hatırlat;[⁵⁶⁸⁸]

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık öğüt ver, eğer öğüt faide verirse.

Orhan Kuntman

O halde (Ey Muhammed) insanlara öğüt ver, öğüt fayda verse de vermese de!..

Osman Fırat

O hâlde, eğer öğüt fayda verecekse, öğüt ver.

Şaban Piriş

O halde, öğüt/uyarı fayda verecekse öğüt ver.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ögüt vir yā Muḥammed eger ögüdüñ aṣṣısı olsa.

Suat Yıldırım

O halde öğütün fayda vereceği ümidiyle sen nasihat et!

Süleyman Ateş

O halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver.

Süleyman Tevfik (1927)

Eğer vaz' u nasîhat fâide itmese bile vaz' u nasîhat it.

Süleymaniye Vakfı

Bilgi[*] vermenin (Kur’an’ı anlatmanın) faydası olacaksa bilgi ver!

Ahmet Varol

Şu halde eğer öğüt fayda verecekse öğüt ver.

Ümit Şimşek

Sen öğüt ver—öğüt fayda verecekse.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver!

Ali Bulaç

Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat.'

Ali Fikri Yavuz

O halde, fayda versin (yahud fayda vermesin), sen Kur'an ile öğüd ver; (tebliğ vazifeni yap).

Bahaeddin Sağlam

Hatırlatma fayda verecekse, sen (o vahiyleri) hatırlat.

Bayraktar Bayraklı

8,9. Başarıya giden yolu sana kolaylaştıracağız. O halde öğüt ver, çünkü öğüdün mutlaka faydası olacaktır.