Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat tövbe ederler, namaz kılarlar ve zekat verirlerse onlar da din kardeşlerinizdir ve biz, bilen topluluğa ayetlerimizi açıklar, bildiririz.
Besim Atalay (1965)
Eğer tövbe yaparak, namaz kılarlarsa, zekât verirlerse, dince sizin kardeşiniz olurlar; anlayan bir ulusa âyetleri açıklarız
Cemal Külünkoğlu
Eğer tevbe ederler (ve bu tevbenin göstergesi olan) namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı hakkıyla verirlerse sizin din kardeşleriniz olurlar. Biz ayetlerimizi, bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.
Cemil Said (1924)
Fakat tevbe iderler ise namâz kılarlar ve zekât virirler ise sizin dîn kardaşlarınız olurlar. Bizim âyâtımızı anlayan akvâma mufassalan bildireceğiz.
Diyanet Vakfı
Fakat tevbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse, artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, bilen bir kavme âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Edip Yüksel
Tevbe ederlerse, namaz kılar ve zekat verirlerse din kardeşleriniz olurlar. Bilenlere ayetleri böyle açıklarız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bundan böyle eğer tevbe ederler, nemazı kılarlar, zekâtı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar, bilecek bir kavim için biz âyetlerimizi daha tafsıl ederiz
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekatı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, bilen bir kavme açıklarız.
Emrah Demiryent
Eğer (müşrikler, küfür ve günahlardan) tövbe eder, namazı kılar ve zekâtı verirlerse artık dinde sizin kardeşlerinizdirler. Biz bilen (ve anlayacak) bir topluluk için âyetlerimizi iyice açıklıyoruz.
Abdullah-Ahmet Akgül
Eğer onlar (şirkten ve kâfirlere tarafgirlikten) tevbe edip namazı kılarlarsa ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
Erhan Aktaş
Eğer tevbe eder, “salâtı ikame eder ve zekâtı verirlerse”¹, onlar artık dinde sizin kardeşlerinizdir. Biz, âyetleri, bilen bir kavim için böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
Eski Anadolu Türkçesi
pes eger tevbe eyleyeler daħı ŧururalar namāzı daħı vireler zekātı ķarındaşlaruñuzdur dįn içinde. daħı beyān eyleyü seçevüz āyetleri bir ķavma kim bilürler.
Hasan Basri Çantay
(Bununla beraber) eğer tevbe ve rücû ederler, namaz kılarlar, zekât verirlerse artık dînde kardeşlerinizdir onlar. Biz âyetleri bilecek bir kavm için açıklarız.
Hayrat Neşriyat
Artık tevbe ederler, namazı hakkıyla kılarlar ve zekâtı verirlerse, o takdirde dinde kardeşlerinizdirler.(1) (Bu hakikatlerin kıymetini) bilecek bir kavim için âyetleri açıklıyoruz.
İhsan Aktaş
(Ama yine de) eğer (size saldırmaktan, barış antlaşmasını bozmaktan ve nifaktan vazgeçip kendi özgür irâdeleriyle) tövbe eder, namazı kılar, zekâtı verirlerse, artık (onlar da) dinde kardeşlerinizdir. Ve biz bilmek (öğrenmek) isteyen bir toplum için, ayetleri ayrıntılı olarak (böyle) açıklıyoruz.*
İlyas Yorulmaz
Yine de tövbe ederler, namazı kılarlar ve zekâtı verirlerse, onlar sizin dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir toplum için ayetleri böyle açıklıyoruz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Eğer onlar tövbe ederler, namaz kılarlar, zekat verirlerse artık sizin din kardeşleriniz olurlar. Biz ayetlerimizi bilenler takımına uzun uzadıya açıklarız.
İsmail Hakkı İzmirli
Eğer onlar küfürden dönerler de namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı da verirlerse artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Biz âyetleri, bilen bir cemaata tafsil ederiz.
İsmail Yakıt
Eğer tevbe ederler, namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı da verirlerse, dinde sizin kardeşlerinizdir. Biz bilen bir topluluk [kavm] için ayetleri ayrıntılarıyla açıklıyoruz.
Kadri Çelik
Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse, sizin dinde kardeşleriniz olurlar. Bilen kimseler için ayetleri uzun uzadıya açıklıyoruz.
Abdullah Parlıyan
Ama yine de tevbe eder, namazı kılar, zekatı verirlerse, artık dinde kardeşlerinizdir. Bilmek ve öğrenmek isteyen toplumlara biz, ayetleri ayrıntılı olarak dile getiriyoruz.
Kuran Yolu
Ama tövbe ederlerse ve namazlarını kılıp zekâtlarını verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilmek isteyenler için âyetlerimizi ayrıntılarıyla açıklıyoruz.
Mahmut Kısa
Ama yine de, zulüm ve inkârcılıktan vazgeçip kendi özgür irâdeleriyle tövbe eder ve bu tövbenin göstergesi olan namazı kılar, zekâtı verirlerse, artık sizin sahip olduğunuz bütün yetki ve sorumluluklara sahip din kardeşleriniz olurlar. Aksi hâlde, bu hâinlerle yeni bir barış antlaşması imzalamayın! Bilinçli bir toplum için, ayetlerimizi işte böyle açıkça ve ayrıntılarıyla ortaya koyuyoruz!
Mahmut Özdemir
Eğer tevbe ettiler, Namaz’ı kıldılar, Zekât’ı verdiler ise, artık Din’de sizin kardeşlerinizdir. Bilecek bir kavim için Âyetler’i ayrı ayrı açıklıyoruz.
Mehmet Çakır
Buna rağmen, pişman olup tövbe ederlerse, namazı kılıp vergiyi verirlerse, din kardeşiniz olabilirler. Biz bu açılımı bilgi toplumu için yapıyoruz...
Mehmet Çoban
Fakat onlar yaptıklarına pişman olup tövbe ederlerse, Salât-ı İkame ederek ayetlerle bilgilerini bilinçlerini artırırlarsa, Rabbinin huzurunda kendilerini öz eleştiriye tabi tutup yanlışlarından dönerlerse, Zekât-ı verip kötülüklerden, şirkten, dünyaya ilişkin olumsuz duygulardan, çıkardan çıkarcılıktan arınıp paylaşımı, sevgiyi, saygıyı esas alırlarsa, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme ayetleri Allah böyle ayrıntılı açıklar.
Mehmet Okuyan
(Fakat) tevbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluma ayetlerimizi ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz. [*]
Mehmet Türk
(Ama) eğer bunlar tevbe eder, namazı dosdoğru ve devamlı kılar, zekâtı verirlerse işte o zaman dinde kardeşleriniz olurlar. (İşte) Biz, bilip anlamak isteyen bir topluluk için âyetleri böyle ayrıntılı olarak açıklarız.
Muhammed Esed
Ama yine de tevbe eder, salâta katılırlar ve arınma için gerekli yükümlülükleri yerine getirirlerse onlar da artık din kardeşleriniz sayılırlar: ¹⁷ Bakın, işte böyle açık açık ve ayrıntılı olarak dile getiriyoruz, bilmek öğrenmek isteyen bir topluluk için, ayetlerimizi!
Mustafa Çavdar
Eğer tövbe eder yanlıştan döner namazı kılar ve zekâtı verirlerse, işte o zaman sizin din kardeşiniz olurlar. Biz bilmek isteyen toplum için ayetlerimizi etraflıca açıklıyoruz. 25/70- 71, 4/146, 2/177, 30/31, 3/103, 49/10, 2/230, 41/3, 6/105
Ahmet Tekin
Eğer tevbe ederler, isyandan vazgeçerler, Allah'a itaate yönelirler, namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılarlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verirlerse, onlar, o zaman dinde kardeşlerinizdir, sizinle eşit haklara sahiptirler. İlimde ilerlemeye devam eden kavimlere, bilgi toplumlarına şeriatın hedefini belirtmek ve hayata geçirmek için âyetleri ayrıntılarıyla açıklıyoruz.
Mustafa İslamoğlu
Ama eğer dönüş yapar, namazı istikametle kılar ve zekâtı gönülden gelerek verirlerse, o zaman sizin dinde kardeşiniz olmuş olurlar. Ve Biz âyetlerimizi, (değerini) bilen bir toplum için işte bu şekilde tüm boyutlarıyla açıklıyoruz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Eğer onlar bilâhare tevbe ederlerse ve namaz kılarlar ve zekâtı da verirlerse artık sizin dinde kardeşlerinizdir. Ve Biz âyetlerimizi bilenler olan bir kavim için mufassalan beyan ederiz.
Orhan Kuntman
(Bununla beraber) Eğer onlar tevbe ederlerse (küfrü terk edip, imana gelirlerse) namaz kılar, zekatı da (gönülden isteyerek fakir müslümanlara) verecek olurlarsa, artık onlar sizin, din kardeşlerinizdir! (Aranızda bir sevgi bağı gerçekleşmiş olur.) Biz, (hak hukuk nedir) bilen bir topluluğa Ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Osman Fırat
Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar ve zekâtı verirlerse, dinde sizin kardeşlerinizdirler. Ve biz, bilen bir kavim için âyetleri böyle uzun uzun açıklıyoruz
Şaban Piriş
Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse, sizin din kardeşiniz olurlar. Bilen kimseler için ayetleri iyice açıklıyoruz.
Satıraltı Meal (1534)
Pes eger tevbe eyleseler, namāzı durġursalar, zekātı virseler, pes sizüñḳardaşlaruñuzdur dīnde. Daḫı bellü ider‐biz āyetleri bir ḳavme ki bilürler.
Suat Yıldırım
Bununla beraber kâfirlikten vazgeçip tövbe eder, namaz kılar, zekât verirlerse artık sizin din kardeşleriniz olurlar. Bilip anlayacak kimseler için Biz âyetlerimizi iyice açıklarız.
Süleyman Ateş
Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar ve zekatı verirlerse, dinde sizin kardeşlerinizdirler. Biz, bilen bir kavme ayetleri böyle uzun uzun açıklıyoruz.
Süleyman Tevfik (1927)
Eğer tevbe ider, namâzı kılar ve zekâtı virirlerse o zamân sizin dîn kardaşlarınızdırlar. Bilen ve anlayan kavim içün âyetlerimizi böylece tafsîl iyleriz.
Süleymaniye Vakfı
Eğer dönüş yapar, namazı kılar ve zekâtı verirlerse din kardeşleriniz olurlar. Biz ayetlerimizi bilenler topluluğu için açıklarız.
Ahmet Varol
Eğer tevbe eder, namazı kılar ve zekatı verirlerse dinde sizin kardeşlerinizdirler. Bilen bir topluluk için ayetleri etraflıca açıklıyoruz.
Ümit Şimşek
Ama tevbe eder, namazı dosdoğru kılar ve zekâtı da verirlerse, o zaman din kardeşleriniz olurlar. Bilen bir topluluk için âyetleri Biz böyle açıklıyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
Bununla birlikte tövbe eder, namazı/duayı yerine getirir, zekâtı verirlerse, artık sizin, dinde kardeşlerinizdirler. Biz ayetlerimizi, bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.
Ali Bulaç
Eğer onlar tevbe edip namazı kılarlarsa ve zekatı verirlerse, artık onlar sizin dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
Ali Fikri Yavuz
Artık tevbe ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirlerse, dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, anlıyacak bir kavme açıklarız.
Bahaeddin Sağlam
Eğer tevbe edip namazı doğruca kılar, zekâtı verirlerse, işte onlar din kardeşlerinizdir. Ve Biz bilen bir toplum için ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Bayraktar Bayraklı
Tövbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, anlayacak bir topluluğa âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.