Tevbe Suresi 86. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

86. Ayet

وَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ اَنْ اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَجَاهِدُوا مَعَ رَسُولِهِ اسْتَأْذَنَكَ اُو۬لُوا الطَّوْلِ مِنْهُمْ وَقَالُوا ذَرْنَا نَكُنْ مَعَ الْقَاعِد۪ينَ

“Allah’a iman edin ve Resûlü ile birlikte cihat edin” diye bir sûre indirildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve “Bizi bırak da oturup kalanlarla birlikte olalım” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'a inanın ve Peygamberinin maiyetinde savaşın diye bir sure indirilince içlerinden malı, kudreti olanlar, senden izin isterler ve bırak bizi de oturanlarla kalalım derler.

Besim Atalay (1965)

«Allaha inanınız, peygamberle birlikte savaşa çıkın!» diye bir sûre inince, onların zenginleri senden izin istemekte, «Bizi bırak oturalım» demektedirler

Cemal Külünkoğlu

“Allah'a (yürekten) iman edin ve resulü ile birlikte cihada katılın” direktifini içeren bir pasaj/ayet indiğinde onların içinde servet sahibi olanlar senden izin isteyerek: “Bizi bırak evlerinde oturan (şu kadınlarla, çocuklarla ve hasta)larla birlikte kalalım” demişlerdi.

Cemil Said (1924)

Ânlara Allâh’a îmân itmeleri ve rasûli ile muhârebeye gitmeleri hakkında sûre nâzil oldığı vakit içlerinden en zenginleri senden mu’âfiyet istid’â itdiler "Bizi burada kalanlar ile bırak" didiler.

Diyanet Vakfı

«Allah'a inanın, Resûlü ile beraber cihad edin» diye bir sûre indirildiği zaman, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve: Bizi bırak (evlerinde) oturanlarla beraber olalım, dediler.

Edip Yüksel

"ALLAH'a inanın, elçisiyle birlikte cihad edin," diye bir sure indiği zaman, onların güçlü ve varlıklı olanları bile senden izin istediler ve, "Bizi bırak oturanlarla beraber olalım," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allaha iyman edin ve Resulünün maiyyetinde cihada gidin diye bir Sûre indirildiği zaman içlerinde servet sahibi olanlar senden izin istediler ve «bırak bizi oturanlarla beraber olalım» dediler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Allah'a iman edin ve Resulü ile birlikte cihada gidin." diye bir sûre indirildiği zaman, içlerinden mal mülk sahibi olanlar senden izin istediler ve "Bırak bizi oturanlarla beraber oturalım." dediler.

Emrah Demiryent

“Allah’a îmân edin ve Peygamberiyle birlikte cihat edin” diye bir sûre gönderildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar senden izin istediler ve “Bizi bırak, (cihada katılmayalım evde) oturanlarla birlikte olalım” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Allah’a (tam ve sağlam) inanın ve O’nun Elçisi ile beraber cihada çıkın" diye (Kur’an’dan) bir sure indirildiği zaman, onlardan servet sahibi olanlar (dünyalık rahat, menfaat ve makam peşinde koşanlar), Senden izin isteyip: "Bizi bırakıver de oturanlarla birlikte olalım (hayatımızı ve çıkarlarımızı riske atmayalım)" deyip (bozuk niyetlerini ve mahiyetlerini ortaya koyacaklardır).

Erhan Aktaş

“Allah'a iman edin, Resulü ile birlikte cihad edin.” diye bir sure indirildiği zaman, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler: “Bırak bizi oturanlarla beraber oturalım.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķaçan indürinildi bir sūret kim “įmān getürüñ Tañrı’ya daħı dürişüñ çalışuñ yalavacı-y-ıla bile” destūr diledi saña baylıķ isleri anlardan daħı eyittiler “ķo bizi olalum oturıcılar-ile.”

Hasan Basri Çantay

«Allaha îman edin, Resulünün maiyyetinde cihâda gidin» diye bir sûre indirildiği zaman içlerinden servet saahibi olanlar senden izin isteyib: «Bırak bizi, (harbe gidemeyib) oturanlarla beraber olalım» dediler.

Hayrat Neşriyat

“Allah'a îmân edin ve Resûlü ile berâber cihâd edin!” diye bir sûre indirildiğinde, içlerinden servet sâhibi olanlar, senden izin istedi ve: “Bizi bırak, (evlerinde) oturan(kadın)larla berâber olalım!” dediler.

İhsan Aktaş

Ve “Allah’a iman edin ve Resulü ile birlikte (Allah yolunda her türlü) gayreti gösterin.” diye bir Sûre (mesaj) indirildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar (durumu müsait olanlar bile) senden izin isteyerek “Bizi bırak da oturup kalanlarla birlikte olalım” derler.

İlyas Yorulmaz

Allah’a inanmaları ve Allah yolunda savaşmaları için bir sure indirildiğinde, gerçekten savaşabilecek güçte oldukları halde senden, “Bırak bizi, oturanlarla beraber oturalım” diyerek izin isteyenler var.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah’a inanın, elçisinin yanında din uğrunda savaşın" diye bir sure bildirilince içlerinden varlıklı olanlar senin uygununu isterler: "Bırak bizi de geri kalanlarla birlikte kalalım" derler.

İsmail Hakkı İzmirli

«— Allah/a iman getirin, peygamberi ile beraber duruşun» diye tamamen veya kısmen bir sure indirildi mi? Münafıklardan servet sahipleri [⁷] senden izin isterler, «— Bizi bırak da oturanlarla beraber bulunalım» derler.

İsmail Yakıt

“Allah’a inanınız ve O’nun elçisiyle beraber cihat ediniz!” diye bir sûre indirildiği zaman, içlerinden servet sahibi olanlar [ulû’t-tavl] gelip senden izin istediler ve “Bırak bizi biz de oturanlarla beraber kalalım!” dediler.

Kadri Çelik

“Allah'a iman edin ve peygamberi ile birlikte cihad edin” diye bir sure inmiş olsa, onların gücü yetenleri sizden izin isterler ve “Bizi bırak da oturanlarla beraber kalalım” derler.

Abdullah Parlıyan

Allah'a iman edin ve peygamberiyle birlikte savaşın, diyen bir sûre indiği zaman, onlardan servet sahipleri, senden izin isterler. Bizi bırak ta, savaştan geri kalanlarla birlikte kalalım derler.

Kuran Yolu

“Allah’a iman edin ve resulünün maiyetinde cihad edin” buyruğunu içeren bir sûre indirildiğinde, içlerinde imkânı olanlar bile kalmak için senden izin istediler ve “Bırak bizi, kalanlarla birlikte olalım” dediler.

Mahmut Kısa

“Allah’a yürekten boyun eğerek iman edin ve Elçisiyle birlikte Allah yolunda cihâda katılın!” diye bir ayet indirildiği zaman, içlerinde servet sahibi olanlar bile, “Bizi bırak da, evlerinde oturan şu kadın ve çocuklarla birlikte kalalım!” diyerek senden izin istemişlerdi.

Mahmut Özdemir

Bir de, “Allah’a iman edin, O’nun rasûlünün yanında cihad edin!” diye bir sûre indirildiği zaman onlardan Tavl / Güç sahipleri senden izin istedi. “Bizi bırak; Oturanlar’la birlikte kalalım!” dediler.

Mehmet Çakır

" Allah'a inanın, resulünün yanında olun " şeklinde bir sûre indirildi mi, biraz varlıklı olanları senden müsaade isteyip: " bizi, çağ dışı sayıver de oturalım " derler.

Mehmet Çoban

Münafıklara: "Allah’a iman edin! Resulü ile birlikte Allah yolunda mücadele edin!" diye bir sure gönderildiğinde, servet sahibi olanlar senden izin isteyerek: "Bizi bırak! Oturup kalanlarla birlikte olalım!" dediler.

Mehmet Okuyan

(Onlara) “Allah’a inanın, Elçisi ile birlikte [cihad] edin (fedakârlık yapın)!” diye bir sure indirildiği zaman, içlerinden servet sahibi olanlar senden izin istemişler ve “Bizi bırak; (evlerinde) oturanlarla birlikte olalım.” demişlerdi.

Mehmet Türk

O (münafıkların) içlerinden, servet sahibi olanlar; “Allah’a inanın ve Elçisiyle beraber savaşın!” diye bir sûre indirilince, senden izin istediler ve: “Bizi bırak! Biz oturan (kadın ve çocuklarla) beraber oturalım.” dediler.

Muhammed Esed

[Gerçekten de hakkı inkar ediyor onlar:] çünkü, vahiy yoluyla: “Allah’a inanın ve O’nun Elçisi’yle beraber [O’nun yolunda] savaşın” diye çağrıldıklarında, ¹¹⁹ onlardan [savaşa katılmaya] pekala güç yetirebilecek durumda olanlar [bile], “bizi bırak, evde kalanlarla birlikte kalalım” diyerek senden izin istediler. ¹²⁰

Mustafa Çavdar

‘Allah’a iman edin ve O’nun Elçisiyle beraber cihat edin’ diye bir sure indirilse; onlardan imkân sahibi olanlar bile: ‘Bırak bizi oturanlarla beraber olalım!’ diyerek senden izin isterler. 3/167, 9/42- 81- 93, 33/9...20

Ahmet Tekin

“Allah'a iman edin, Rasûlüyle birlikte hayatlarınızı ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad edin, savaşın” diye bir sûre indirildiği zaman onlardan savaşa katılmaya güçleri yetebilecek olanlar senden izin istediler. “Bırak bizi, savaşa giden orduya katılma mükellefiyetleri olmayan, sakatlar, düşkünler, hastalar, mazeret sahipleri ve çoluk çocukla beraber biz de burada kalalım” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Hem, ne zaman “Allah’a güvenip iman edin ve Elçisiyle birlikte cihad edin!” diyen bir pasaj[¹⁵⁰⁴] indirilse; içlerinden durumu gayet müsait olanlar (bile) senden izin isteyerek derler ki: “Bırak bizi, oturanlarla birlikte oturalım!”[¹⁵⁰⁵]

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah Teâlâ'ya imân edin ve peygamberinin mâiyetinde cihadda bulunun diye bir sûre indiği zaman, onlardan kudret ve servet sahipleri senden izin dilediler ve, «Bizi bırak, oturanlar ile beraber olalım,» dediler.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) "Allah’a iman edin, Resulü ile beraber cihad edin" diye bir sure indirildiği zaman, içlerinden servet sahibi olanlar senden izin istediler ve "Bizi bırak, (savaşa gitmeyip) geride kalanlarla (çoluk çocuğumuzla) beraber olalım" dediler.

Osman Fırat

Allah’a iman edin ve Resûlü ile birlikte cihat edin diye bir sûre indirildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve "Bizi bırak da oturup kalanlarla birlikte olalım" dediler.

Şaban Piriş

Allah'a iman edin ve O'nun Resulü'nün yanında cihad edin! diye bir sûre indirilse; onlardan gücü yetenler: 'Bizi bırak, oturanlarla beraber olalım!' diyerek senden izin isterler.

Satıraltı Meal (1534)

Ḳaçan bir sūre inse Ḳur’āndan, eyidilse özlerine: Īmān getürüñüz TañrıTa‘ālāya, daḫı ġazālıḳ eyleñüz resūlu’llāh bile. Destūr ister senden bay kişi‐ler olardan. Eydürler: Ḳoy bizi oturalum oturanlar bile.

Suat Yıldırım

“Allah'a iman edin ve Resulü ile birlikte cihada gidin. ” diye bir sûre indiği zaman, onlardan servet ve imkân sahibi kimseler senden sefere katılmamak için izin istediler ve “Bırak, biz de evlerinde oturan kadınlar ve özürlülerle birlikte oturalım” dediler.

Süleyman Ateş

Allah'a inanın, Elçisiyle beraber cihadedin! diye bir sure indirildiği zaman içlerinden servet sahibi olanlar, senden izin istediler: "Bizi bırak, oturanlarla beraber oturalım." dediler.

Süleyman Tevfik (1927)

Eğer Allâh'a îmân idin ve ve rasûlüyle berâber cihâd idin diye br sûre nâzil olsa onların zengînleri senden izin ister ve: "Bizi bırak da geride kalanlar ile berâber olalım" dirler.

Süleymaniye Vakfı

Allah’a inanıp güvenin, elçisiyle beraber mücadele (cihad) edin” diye bir sure indirilse onların varlıklı olanları hemen senden izin ister ve “Bırak da oturanlarla birlikte biz de kalalım” derler.

Ahmet Varol

"Allah'a iman edin ve Peygamberiyle birlikte cihad edin" diye bir sure indirildiğinde, onlardan varlık sahibi olanlar senden izin istediler ve: "Bizi bırak, oturanlarla birlikte olalım" dediler.

Ümit Şimşek

“Allah'a iman edin ve Onun Resulüyle birlikte cihad edin” diye bir sûre indirildiğinde, onlardan gücü ve imkânı yerinde olanlar senden izin istediler ve “Bizi bırak da evlerinde oturanlarla birlikte kalalım” dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

"Allah'a inanın, O'nun resulüyle yan yana cihat edin!" anlamında bir sure indirildiği zaman, onların imkân ve servet sahibi olanları, senden izin isteyerek şöyle demişlerdi: "Bırak bizi, oturanlarla beraber olalım!"

Ali Bulaç

'Allah'a iman edin, O'nun elçisi ile cihada çıkın' diye bir sûre indirildiği zaman onlardan servet sahibi olanlar, senden izin isteyip: 'Bizi bırakıver, oturanlarla birlikte olalım' dediler.

Ali Fikri Yavuz

“Allah'a iman edin ve Rasûlünün maiyyetinde cihada gidin” diye bir süre indirildiği zaman, içlerinde servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve : “- Bırak bizi oturanlarla beraber olalım” dediler.

Bahaeddin Sağlam

“Allah’a inanın ve Resulü (elçisi) ile beraber savaşın” diye bir sure indiğinde, onlardan güç sahibi olanlar senden izin istediler. Ve: “Bizi bırakın, oturanlarla beraber olalım” dediler.

Bayraktar Bayraklı

“Allah'a inanınız ve Peygamberinin yanında savaşınız” diye bir sûre indirildiği zaman, onların güçlüleri savaşa gitmemek için senden izin isterler ve “Bizi bırak, oturanlarla beraber kalalım” derler.