Tevbe Suresi 87. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

87. Ayet

رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِ وَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, oturup kalanlarla beraber olmaya razı olmuşlardır ve kalplerine mühür vurulmuştur onların, muhakkak ki onlar anlamazlar.

Besim Atalay (1965)

Geride kalanlarla kalmak istemişlerdi, gönülleri damgalandı, onlar anlamıyorlar

Cemal Külünkoğlu

Onlar (kalplerindeki nifaktan dolayı) evlerinde oturan güçsüzlerle (kadınlarla ve çocuklarla) birlikte (geri) kalmaya razı oldular. (Bunun için) kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar anlayamazlar.

Cemil Said (1924)

Geride kalmağı tercîh idenlerin kalbleri mühürlenmişdir. Bir şey anlamazlar.

Diyanet Vakfı

Geride kalan kadınlarla beraber olmaya razı oldular, onların kalplerine mühür vuruldu. Bu yüzden onlar anlamazlar.

Edip Yüksel

Geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular. Sonunda kalpleri mühürlendi. Bundan ötürü anlayamazlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kadınlarla beraber olmaya razı oldular, kalplerinin üzeri tab edildi, artık onlar gayeyi fehmetmezler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlar, oturanlarla beraber oturmaktan hoşlandılar. Kalblerine mühür vuruldu. Bundan dolayı onlar anlayışsızdırlar.

Emrah Demiryent

(Munâfıklar cihada katılmamak için,) evlerinde oturan güçsüzlerle (kadınlarla ve çocuklarla) birlikte (geri) kalmaya razı oldular. (Cüz’î irâdeleriyle, kendilerinin tercih etmiş olduğu sapkınlık üzere bırakılarak) kalplerine (manen) mühür vuruldu. (Hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe) artık onlar (hakkı) anlamazlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Münafıklar cihaddan ve din yolunda sorumluluktan kaçarak) Geri kalıp (evinde oturanlarla) birlikte olmayı uygun bulmuşlardır. Onların kalpleri mühürlenip damgalanmıştır, (bundan dolayı artık onlar "Hayat; iman ve cihaddır" gerçeğini) anlayamaz ve kavrayamaz (olmuşlardır).

Erhan Aktaş

Onlar, geride kalanlarla¹ beraber olmayı tercih ettiler. Kalpleri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.

Eski Anadolu Türkçesi

ħoşnūd oldılar kim olalar [100b] girü ķalıcılar ile daħı mühr urınıldı. göñülleri üzere pes anlar añlamazlar.

Hasan Basri Çantay

Onlar oturanlarla beraber olmalarını hoş gördüler. Kalblerine mühür vurulmuş onların. Bundan dolayı onlar (cihâdda olan hikmeti, gaayeyi, Resule muvaafakatdaki seâdeti, ondan geri kalmanın şekâavetini) iyice anlamazlar.

Hayrat Neşriyat

Geride kalan (kadın)larla berâber olmaya râzı oldular ve (isyanlarındaki ısrarları yüzünden) kalbleri mühürlendi; artık onlar (hakkı) anlamazlar!

İhsan Aktaş

Onlar geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular ve böylece kalblerinin (akıl, idrak, duygu, düşünce ve karar verme gibi fonksiyonları gerçekleştiren beyinlerinin) üzerine (münafık olduklarına dair bir) damga (manevi işaret) vuruldu. Artık onlar (gerçeği) kavramaya çalışmıyorlar! *

İlyas Yorulmaz

Onlar geride kalanlarla birlikte oturmaya razı oldular. Bundan dolayı onların kalpleri kapatıldı ki, bundan sonra onlar hiç anlamazlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar arkada kalanlarla birlikte kalmayı uygun buldular. Onların yürekleri körletildi. Artık onlar iyice anlamazlar.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar geri kalanlarla beraber bulunmaya razı oldular, kalplerine nifak mührü vuruldu. Artık onlar anlamazlar.

İsmail Yakıt

Onlar geride kalanlarla/kadın ve çocuklarla, beraber olmaya razı oldular. Böylece kalpleri mühürlendi. Artık onlar hiç anlamazlar.

Kadri Çelik

(Savaştan) Geri kalan (kadınlar) ile beraber olmaya razı oldular. Onların kalpleri mühürlenmiştir, bu yüzden anlamazlar.

Abdullah Parlıyan

Geride kalanlarla beraber olmaya istekli çıktılar da, bu yüzden onların kalpleri mühürlendi; öyle ki artık hakkı kavrayamazlar.

Kuran Yolu

Geride kalanlarla beraber olmayı yeğlediler de kalpleri mühürlendi; artık anlayıp kavrayamazlar.

Mahmut Kısa

Böylece, Allah yolunda savaşmaktan kaçarak, geride kalan çocuk ve kadınlarla oturmayı içlerine sindirebildiler. Bu yüzden de, kalplerine öyle bir mânevîmühür vuruldu ki, artık hiçbir gerçeği duyamaz, kendilerine sunulan hiçbir hakîkati idrâk edemez hâle geldiler.

Mahmut Özdemir

Geride Kalanlar’la birlikte olmaya razı oldular. Kalblerine mühür vuruldu. Artık fıkıh etmezler / inceden inceye düşünmezler / anlamazlar;

Mehmet Çakır

Yani geride, karıları yanında olmak istiyorlar. Onların ferasetleri köreltildi: bu yüzden kafaları çalışmıyor...

Mehmet Çoban

Onlar Allah yolunda mücadelede geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular. Böylece onları kalbinde olanlarla birlikte kabul edip ön yargılarıyla mühürledik. Artık onlar kalplerindeki ön yargılarını değiştirmedikçe gerçekleri anlayamazlar.

Mehmet Okuyan

Geride kalan kadınlarla birlikte olmaya (kalmaya) razı oldular; (bu nedenle) onların kalplerine mühür vuruldu. [*] Artık (gerçeği) anlamazlar.

Mehmet Türk

Onlar, oturan (kadın ve çocuklarla) beraber olmayı tercih ettiler. Böylece onların kalpleri mühürlendi. Ama onlar bunu bir türlü anlamıyorlar.

Muhammed Esed

Geride kalanlarla birlikte olmayı yeğlediler ve bu yüzden de onların kalpleri mühürlendi; ¹²¹ öyle ki, artık hakkı kavrayamazlar.

Mustafa Çavdar

Evet onlar savaşa katılmak yerine geride kalanlarla birlikte olmaktan hoşnut oldular, böylece kalplerine mühür basıldı artık gerçeği kavrayamazlar. 9/81, 48/11

Ahmet Tekin

Savaşa giden orduya katılmayan, dışlanmış aşağılık bozguncularla birlikte kalmaya râzı oldular. Kalpleri, kafaları anlayışsız hale getirildi. Onların anlayacak kabiliyetleri kalmadı, düşünemez oldular.

Mustafa İslamoğlu

Kadınlarla birlikte (geride kalmış) olmaya razı oldular; sonunda kalplerine mühür basıldı:[¹⁵⁰⁶] artık onlar (bunun ne anlama geldiğini) kavrayamazlar.[¹⁵⁰⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar, geriye kalanlar ile beraber olmaya razı oldular ve onların kalpleri üzerine mühür vurulmuştur. Artık onlar güzelce anlayamazlar.

Orhan Kuntman

Geride kalanlarla birlikte oturmaya razı oldular, (geçerli bir mazeret göstermeden, cihad’dan ve Allah Resulü ile birlikte Allah yolunda savaşa çıkmaktan kaçındıkları için de) Onların kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar (sevap ile günah ve iman ile küfür arasındaki farkı) idrak etme şuurundan yoksun kalan bir topluluktur, (tevbe ve bağışlanma dilemeyi hiç hatırlarına getirmezler ve bunun cezasını -cehennem ateşini- hak etmiş olurlar)

Osman Fırat

Geride kalanlarla (kadın ve çocuklarla) beraber kalmaya râzı oldular, kalbleri mühürlendi ve artık onlar anlamazlar.

Şaban Piriş

Geri kalan aciz kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Kalpleri kapanmıştır. Bu yüzden anlamazlar.

Satıraltı Meal (1534)

Rāżī oldılar muḫālifler‐ile olalar, daḫı mühr urıldı yürekleri üstine.Pes anlar fehm eylemezler.

Suat Yıldırım

Savaştan geri kalan kadınlarla birlikte oturmaya razı oldular. Kalplerine mühür vuruldu, artık onlar (cihattaki hikmeti, Resullullaha itaat etmedeki mutluluğu) anlayamazlar. [47, 20; 33, 19]

Süleyman Ateş

Geride kalan kadınlarla beraber olmağa razı oldular, kalbleri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar, geri kalanlar ile (ma'lûller ve kadınlarla) berâber olmağa râzı oldılar ve kalbleri üzerine nifâk mühri uruldı. Hiç bir şeyi fehm itmezler.

Süleymaniye Vakfı

Muhaliflerle birlikte kalmak onlara pek hoş gelir. Kalpleri üzerinde yeni bir yapı oluşur; artık anlayamazlar.

Ahmet Varol

Geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular ve kalplerine mühür vuruldu. Onlar artık anlamazlar.

Ümit Şimşek

Onlar geride kalanlarla birlikte olmaya razı oldular. Onun için kalpleri mühürlendi; artık birşey anlamazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Geride kalan kadınlarla beraber olmayı yeğlediler. Kalpleri üzerine mühür basılmıştır. Artık anlayıp kavrayamazlar.

Ali Bulaç

(Savaştan) Geri kalanlarla birlikte olmayı seçtiler. Onların kalbleri mühürlenmiştir. Bundan dolayı kavrayıp-anlamazlar.

Ali Fikri Yavuz

Kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Onların kalbleri üzerine nifak damgası vuruldu. Artık onlar, cihaddaki saadeti ve geri kalmaktaki şekaveti anlayamazlar.

Bahaeddin Sağlam

Savaşta geri kalan zayıf kişiler ve kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Çünkü kalpleri mühürlenmiştir, artık anlamıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Geride kalan kadınlarla beraber bulunmaya razı oldular. Artık kalpleri mühürlenmiştir ve bu yüzden anlamazlar.