Beled Suresi 14. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

14. Ayet

اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ

14,15,16. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahut açlık, kıtlık gününde doyurmak.

Besim Atalay (1965)

14,15. Açlık gününde, yakın olan bir öksüzü, ya da, bir kül yoksulu doyurmaktır!

Cemal Külünkoğlu

Yahut kıtlık ve yokluk zamanında aç kişiyi doyurmaktır.

Cemil Said (1924)

14,15,16. Kaht günlerinde akrabânızdan olan yetîmi veyâ sefâletdeki fakîri beslemekdir.

Diyanet Vakfı

11, 12, 13, 14, 15, 16. Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut aç-açık bir yoksulu doyurmaktır.

Edip Yüksel

Kıtlık anında doyurmaktır:

Elmalılı Hamdi Yazır

Veya salgın bir açlık gününde yemek yedirmek

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir,

Emrah Demiryent

13-16. O (sarp yokuş), köle azat etmek yahut bir kıtlık gününde akrabası olan bir yetimi yahut âcizlik ve çaresizlik içinde kalmış bir yoksulu doyurmaktır.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ya da (sarp yokuş;) şiddetli açlık gününde (ve kıtlık döneminde fakir ve sahipsiz kimseleri) doyurmak (ihtiyaçlarını karşılamak)tır!

Erhan Aktaş

Veya darlık ve yoklukta doyurmaktır;

Eski Anadolu Türkçesi

yā yidürmekdür bir günde açlıķ issi

Hasan Basri Çantay

yahud (salgın) bir açlık gününde yemek yedirmekdir,

Hayrat Neşriyat

14,15,16. Veya bir açlık gününde akrabâlığı olan bir yetîmi veya toz toprak içinde kalmış bir yoksulu doyurmaktır.

İhsan Aktaş

14,15. Ya da açlık, kıtlık zamanlarında yakın çevresinde olan bir yetimi (kimsesiz açları ve yoksulları) doyurmaktır. *

İlyas Yorulmaz

Yahut aç olan birisini, aç olduğu günde,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ya kıtlık gününde yemek yedirmektir,

İsmail Hakkı İzmirli

Yahut açlık gününde,

İsmail Yakıt

Yahut bir kıtlık gününde doyurmaktır;

Kadri Çelik

Ya da açlık gününde doyurmaktır.

Abdullah Parlıyan

Veya açlık, kıtlık zamanlarında açları doyurmaktır,

Kuran Yolu

14-16. Veya bir kıtlık gününde yakını olan bir yetimi yahut aç açık bir yoksulu ¬doyurmaktır.

Mahmut Kısa

Ya da, dar günde doyurmaktır;

Mahmut Özdemir

Yahut kıtlık olmuş bir günde doyurmaktır,

Mehmet Çakır

14,15,16. Zor: özellikle sıkıntılı dönemlerde // en başta yetim akrabalar olmak üzere // açlıktan kıvranan yoksulları doyurmak,

Mehmet Çoban

Açlık çekenleri doyurmaktır. İnsanları aç bırakan düzeni yıkıp yerine hakkı adaleti hâkim kılmaktır.

Mehmet Okuyan

14,15,16. Veya açlık gün(ün)de yakın(ı) olan bir yetimi veya (karnı) toprağa yapışmış (hiçbir şeyi olmayan) yoksulu doyurmaktır.

Mehmet Türk

14,15,16. Veya bir kıtlık gününde yakınında olan bir yetimi veya açlıktan kıvranan¹ yoksulu doyurmak,

Muhammed Esed

yahut [kendi] aç iken (başkasını) doyurmaktır,

Mustafa Çavdar

Veya kıtlık zamanında bir fakiri doyurmaktır. 76/7...24

Ahmet Tekin

Kıtlığın yaygın olduğu bir günde, bir dönemde kendisi açken başkasını doyurmaktır.

Mustafa İslamoğlu

veya açlık gününde (yoksulu) doyurmaktır;

Ömer Nasuhi Bilmen

Yahut bir kıtlık gününde yemek yedirmektir.

Orhan Kuntman

14,15,16. Kıtlık olduğu günde, akraba olan yetimi ve yerde yatan yoksulu güzelce doyurmak,

Osman Fırat

Yahut açlık gününde aç doyurmaktır:

Şaban Piriş

Veya açlık gününde doyurmaktır.

Satıraltı Meal (1534)

Yā yimek yidürmekdür bir günde ki ḳatı ḳızlıḳdur,

Suat Yıldırım

Kıtlık zamanında yemek yedirmektir.

Süleyman Ateş

Yahut açlık gününde doyurmaktır:

Süleyman Tevfik (1927)

Açlık gününde doyurmak.

Süleymaniye Vakfı

Veya kıtlık gününde yemek yedirmektir,

Ahmet Varol

Yahut açlığın olduğu bir günde doyurmaktır:

Ümit Şimşek

Yahut kıtlık gününde yemek yedirmektir:

Yaşar Nuri Öztürk

Yahut da açlık ve perişanlık gününde doyurmaktır o,

Ali Bulaç

Ya da açlık gününde doyurmaktır,

Ali Fikri Yavuz

Yahud şiddetli bir açlık gününde yemek yedirmektir.

Bahaeddin Sağlam

Kıtlık ve açlık gününde;

Bayraktar Bayraklı

11,12,13,14,15,16. Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle âzat etmektir veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.