5. Ayet
فَاَمَّا مَنْ اَعْطٰى وَاتَّقٰىۙ
5,6,7. Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاَمَّا مَنْ اَعْطٰى وَاتَّقٰىۙ
5,6,7. Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.
Ve kim verdi ve çekindiyse.
Malını çok verene, sakınçlı bulunana
Her kim (Allah için) verir ve O'na karşı muhtaç olduğunun bilinciyle yaşarsa
5,6,7. Sadaka viren, Allâh’dan korkan ve ahsen-i dîne îmân iden içün sa’âdet yolını teshîl ideceğiz.
5, 6, 7. Artık kim verir ve sakınırsa, en güzeli de tasdik ederse, biz de onu en kolaya hazırlarız (onda başarılı kılarız).
Kim verir ve erdemli davranır,
Bundan böyle amma her kim vergi verir korunur
Bundan böyle her kim malını hayır için verir ve korunursa,
5-6-7. Her kim (malından Allah rızası için) verir ve (Allah’a karşı gelmekten) sakınırsa ve o en güzel (kelimey) i (“Lâ ilâhe illallah Muhammedun Resûlullah” sözünü de kalben) tasdik ederse (biz), onu (sonu cennetle biten) kolay bir yola iletiriz.
Amma, her kim (elindeki nimetlerden başkalarına da ve Allah yolunda) verip (hayırda harcarsa) ve (her türlü küfür ve kötülükten) korkup sakınırsa,
Fakat kim verir ve takva sahibi olursa,
5-7. pes ammā ol kim virdi ya'nį ebu bekir daħı ķorķdı daħı girçek duttı görklüyi ya'nį uçmaġı geñez eyleyevüz aña geñezi.
(Bundan sonra) kim verir ve sakınırsa,
5,6,7. Fakat kim (Allah yolunda) verir ve (günahlardan) sakınırsa, ve o en güzel olanı(1) tasdîk ederse, artık (biz) onu, en kolay olana (Cennete) muvaffak kılarız!
Artık kim (malından yoksula, muhtaç olana ve işsize) infak etmiş ve (kötülüklerden) sakınmış ise,
Şimdi, (fakire ve muhtaç olana) veren, (Allah’ın yasakladıklarından uzak durarak) kendisini koruyan,
Onun için herkim malını verirse, Allah’tan sakınırsa,
5, 6. Veren ve sakınan, sözün en güzeli olan kelime-i şehadeti tasdik eden yok mu?
Artık kim (başkalarına) verir ve Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olursa³,
Ama kim verir ve takva sahibi olursa.
Sizden her kim başkaları için harcar ve yolunu Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışırsa
Artık kim cömert davranır, günah işlemekten sakınırsa;
Öyleyse, her kim kötülükten, günahtan korunarak Allah’ın kendisine bahşettiği nîmetlerden bir kısmını O’nun rızası için yoksullara verir,
Ne olursa olsun, kim verdiyse ve sakınıp korunduysa;
Vericilere, sağlamcılara ve
Onun için kim elinde olanlardan muhtaç olanlara verirse,
Kim (malını) verirse, [takvâ]lı (duyarlı) davranırsa,
(İşte bunlardan) kim, malını verir ve (Allah’a) karşı hata etmekten sakınırsa,
Her kim [başkaları için] harcar ve Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşırsa,
Kim karşılıksız verir ve Allah’a muhtaç olduğunun bilinciyle yaşar. 2/271, 76/6...24
Kim Allah'ın hakkını verir, mâlî mükellefiyetleri yerine getirir, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp azaptan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olur, takva esaslarını benimserse, ona ihsan edeceğiz.
Sözgelimi;[⁵⁷⁶²] kim sorumlu davranır ve (Allah yolunda) verirse;[⁵⁷⁶³]
Artık kim infak etti ve ittikada bulundu ise.
(Haberiniz olsun ki, bundan böyle) Kim (malını hayır işlerinde) harcar ve (kötülüklerden) sakınırsa;
Kim (hayır için) verir ve korunursa,
Kim (malından) verir ve korunursa..
Ammā ol kişi ki ṣadaḳa virdi ve Allāhdan ḳorḳdı.
Malını Allah yolunda harcayıp O'na saygı duyarak haramdan sakınan,
Kim (hayır için) verir, korunursa,
Zekât ve sadaka viren ve Allâh'dan ittikâ iden kimse ki
Kim cömert olur ve Allah’tan çekinir[*],
Artık kim (Allah için) verir ve (Allah'tan) sakınırsa,
Kim bağışta bulunur ve kötülükten sakınırsa,
Kim verir ve sakınırsa,
Fakat kim verir ve korkup-sakınırsa,
Amma kim (Allah yolunda harcar) verir ve Allah'dan korkarsa,
Artık mal veren ve kendi özünü koruyan,
5,6,7. Ancak verenin, saygı duyanın ve en güzeli tasdik edenin işlerini kolaylaştırırız.