3. Ayet
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰىۜ
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.[585]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰىۜ
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.[585]
Rabbin, seni ne terketti, ne de darıldı sana.
Tanrın seni bırakmadı, darılarak atmadı
Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.
Senin rabbin seni unutmadı ve senden nefret itmedi.
1, 2, 3. Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yemin ederim ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.
Rabbin seni ne bıraktı ne de sana darıldı.
veda' etmedi rabbın sana ve darılmadı
Rabbin seni bırakmadı ve darılmadı.
1-2-3. Kuşluk vaktine ve (insanların) sükûna erdiği geceye kasem olsun ki, Rabbin seni (asla) bırakmadı ve sana (asla) gazaplanmadı da.
(Ey Nebim!) Rabbin (asla) Seni terk edip unutmamış (sahipsiz bırakmamış) ve Sana darılmamıştır!
Rabb'in seni bırakmadı ve sana darılmadı.
terk eylemedi seni çalabuñ daħı düşmān dutmadı.
(Habîbim) Rabbin seni terketmedi. (Sana) darılmadı da.
(Habîbim, yâ Muhammed! Vahiy bir müddet gecikmekle) Rabbin seni ne terk etti, ne de (sana) darıldı!
1,2, 3. Duhaya (gün boyu yayılan güneş ışığına) ve (yerkürenin kendi ekseni etrafındaki dönüşü ve güneş etrafındaki yörüngesindeki hareketi esnasında bir yarısının üzerinde) karanlığı çöküp sakinleştiği zaman geceye kasem ederim ki, (Resulüm!) Rabbin seni ne terk etmiş (vahyi kesmiş) ne de ilişiğini kesmiştir. *
Rabbin seni terk etmedi ve darılmadı.
Çalabın seni bırakmadı, sana darılmadı da.
Rabbin seni bırakmadı, düşman da tutmadı.
Rabbin seni terk etmedi darılmadı da.¹
Ki Rabbin seni terk etmedi ve gazaplanmadı da.
Rabbin seni ne terketti ne de darıldı.
Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.
Rabb’in seniterk etmedi, ey Muhammed ve sana darılmadı da! Zaten hiçbir zaman darılmamıştı; tam aksine, seni dâimâ en büyük nîmetleriyle el üstünde tutmuştu.
Senin rabbin seni ne bıraktı, ne de silip attı!
Rabb’in seni bırakmadı, darılmadı da.
Rabbin seni terk etmedi! Sana darılmadı! Rabbin her zaman senin yanındadır. Sana elçim gelmeyince Rabbinin seni terk ettiğini zannettin! Asla böyle şey olmaz olamaz. Rabbin seni sürekli takip ediyor.
Rabbin, seni terk etmedi ve (sana) darılmadı. [*]
(Ey Muhammed!) Rabbin seni terk etmediği¹ gibi, sana darılmadı da.²
Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı: ²
Rabbin seni ne terk etti ne de darıldı. 7/203, 12/87
Rabbin seni terketmedi ve sana gücenmedi.
ki; Rabbin seni ne terk etti, ne de darıldı.[⁵⁷⁷⁶]
Rabbin seni ne terketti ve ne de (senden) darıldı.
Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı da! (Vahiy gecikti diye üzülme, tan yeri ağardı, beklediğin müjde geldi)
Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı da.
Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.
Senüñ Tañrıñ seni terk itmedi, seni buġż daḫı eylemedi.
Ey Resulüm! Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.
Rabbin, seni bırakmadı ve sana darılmadı.
Rabbin seni terk itmedi ve senden nefret de iylemedi.
Rabbin seni ne bıraktı, ne de senden soğudu[*].
Rabbin seni bırakmadı ve (sana) darılmadı da.
Rabbinin seni terk ettiği de yok, sana darıldığı da.
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.
Rabbin seni terketmedi ve darılmadı.
Rabbin seni terk etmedi (Ey Rasûlüm), darılmadı da...
Sahibin olan Allah, ne seni terk etmiştir ne de (sana) kızmıştır.
Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı.