5. Ayet
وَلَسَوْفَ يُعْط۪يكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰىۜ
Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَلَسَوْفَ يُعْط۪يكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰىۜ
Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Ve elbette yakında Rabbin, öyle şeyler verecek ki sana, sonucu razı olacaksın.
Tanrın sana verecek, sen de hoşnut olacaksın
Ve yakında Rabbin sana (istediklerini) verecek ve sen de hoşnut olacaksın!
Allâh sana ni’metler ihsân idecek ve sen memnûn olacaksın.
Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.
Rabbin yakında sana verecek ve sen de beğeneceksin.
ve ileride rabbın sana atâ edecek öyle atâ edecek ki rızaya ereceksin
Rabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.
Rabbin sana ileride (âhirette, öyle bir şefaat izni) verecek (ki), sen hoşnut olacaksın.
(Sabret) İleride Rabbin Sana (tüm umduklarını) mutlaka verecek ve Sen (fazlasıyla) memnun (ve mesrur kalıp) razı olacaksın!
Yakında Rabb'in sana verecek, sen de hoşnut olacaksın.
daħı tįz vire saña çalabuñ pes ħoşnūd olasın.
Muhakkak Rabbin sana verecek de hoşnuud olacaksın.
Ve Rabbin, elbette ileride (âhiret gününde) sana (ümmetinden dilediğine şefâat etme hakkı) verecek (sen) de hoşnûd olacaksın!
Ve Rabbin sana mutlaka ileride (dünyada da ahirette de) lutuflarda bulunacak, sen de hoşnut olacaksın.
Rabbin sana mutlaka verecek ve sende verilenlerden memnun (razı) kalacaksın.
İşkilsiz çaalbın sana verecektir, senin gönlünü edecektir.
Elbette Rabbin sana ihsan edecek, sen de hoşnut olacaksın.
Rabbin sana yakında elbette (vereceğini) verecek ve sen de razı/hoşnut olacaksın.
Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.
Rabbin sana ahirette sevap, ikram, şefaat gibi şeyleri verdikçe verecek ve sen de razı olacaksın.
Rabbin sana mutlaka lutuflarda bulunacak, sen de memnun olacaksın.
Böylece, Rabb’in sana özlediğin o mutlu günleri bahşedecek ve sen deO’nun sınırsız lütuf ve ikramıyla hoşnut kalacaksın. Bunun ispatı olarak, geçmişine dönüp bir baksana:
Sana rabbin verecektir, artık hoşnut olacaksın.
4,5. Resulüm! senin için sonuç, başlangıçtan elbet daha hayırlı olacaktır. Rabb’in sana daha neler neler verecek, sen de pek memnun olacaksın
Yakında Rabbinin verdiklerinden razı olacaksın!
Rabbin, yakında sana (nimetler) verecek ve sen memnun olacaksın.
Rabbin sana (lütfundan) öyle verecek öyle verecek ki sen, (bunlardan) hoşnut olacaksın.
Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana [kalbinden geçeni] bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak.
Çünkü Rabbin sana birçok nimet verecek ve sen de hoşnut olacaksın. 21/101…103, 32/17, 39/73…75
Rabbin sana nimetlerini ihsan etmeye devam edecek, sen de hoşnut olacaksın.
ve zamanı gelince Rabbin sana bahşedecek, sen de (bundan) hoşnut ve memnun olacaksın.
Ve muhakkak ki, sana Rabbin ihsan buyuracak, sen de hoşnut olacaksın.
Yakında Rabbin sana verecek, sen de hoşnûd olacaksın. (Ey Muhammed, senin için gelecek elbet daha hayırlıdır, nitekim)
Rabbin, sana verecek ve sen de böylece râzı olacaksın.
Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Daḫı saña şefā‘ati virecekdür senüñ Tañrıñ. Pes rāżī olsañ gerek.
Elbette Rabbin sana ileride öyle ihsan edecek, ta ki sen de O'ndan ve verdiğinden razı olacaksın.
Rabbin, sana verecek ve sen razı olacaksın.
Ve rabbin sana şu şeyleri virecek ki sen de razı olacaksın
Rabbin ilerisinde sana verecek ve memnun kalacaksın.
Elbette Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.
Rabbin sana öylesine verecek ki, sen hoşnut olacaksın.
Rabbin sana verecek de sen hoşnut olacaksın!
Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.
İleride (kıyamet günü), Rabbin sana (şefaat makamını) verecek de hoşnud olacaksın.
Ve (bu dünyada dahi) Rabbin, razı olacağın kadar sana verecektir.(*)
Gelecekte Rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.