Beyyine Suresi 4. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

4. Ayet

وَمَا تَفَرَّقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَةُۜ

Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ancak kendilerine apaçık kesin bir delil geldikten sonradır ki aykırılığa düştüler, kendilerine kitap verilmiş olanlar.

Besim Atalay (1965)

Kitaplılarsa, kendilerine ancak, tanık geldikten sonra, bölük bölük oldular

Cemal Külünkoğlu

(Buna rağmen) kendilerine kitap verilenler, kendilerine hakikatin apaçık delilleri geldikten sonra ayrılığa düştüler.

Cemil Said (1924)

Ehl-i kitâb ’alâmet-i zâhire kendilerine geldiği vakit tefrikaya düşdiler.

Diyanet Vakfı

Kendilerine kitap verilenler ancak o açık delil (Peygamber) kendilerine geldikten sonra ayrılığa düştüler.

Edip Yüksel

Gerçek şu ki, kendilerine kitap verilmiş olanlar, ancak onlara açık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Böyle iken o kitab verilmiş olanlar ancak geldikten sonra ayrıldılar kendilerine o beyyine

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Kitap ehli, ancak kendilerine apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

Emrah Demiryent

*Ehl-i kitaptan olanlar, kendilerine gelen apaçık delilden sonra ayrılığa düştüler. (Kimi, Resulümüz Muhammed’e ve tebliğ ettiklerine îmân ederek müslüman oldu, kimi de ısrarla hakkı inkâr edip küfür üzere kaldı.)

Abdullah-Ahmet Akgül

Kitap Ehlinden olanlar, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra (Allah’ın ayetlerini yanlış yorumlama ve yozlaştırma çabalarından ve kıskançlık damarlarından dolayı) fırkalara ayrılmışlardır.

Erhan Aktaş

Kitap verilmiş olanlar, kendilerine beyyine¹ geldikten sonra ayrılığa düştüler.²

Eski Anadolu Türkçesi

bölük bölük olmadı anlar kim virinildiler kitābı ya'nį kāfirler illā andan śoñra kim geldi anlara ḥüccet ya'nį muḥammed.

Hasan Basri Çantay

Böyle iken kitab verilmiş olan bunlar, ayrılmadı (lar, ayrılmadılar) da ancak kendilerine o apâşikâr hüccet geldikden sonra (ayrıldılar).

Hayrat Neşriyat

Böyleyken o kitab verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştü.

İhsan Aktaş

Hâlbuki kitap verilmiş olanlar, ancak kendilerine o beyyine (açık delil ve tebliğ yapan son elçi geldikten sonra (kimi inanmak, kimi de reddetmek suretiyle) ayrılığa düştüler.

İlyas Yorulmaz

Ehli kitaptan olanlar, kendilerine gelen beyyinelerden (açıklayıcı ayetlerden) sonra ayrılıklara düştüler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kendilerine Kitap verilenler onlara bu açıklayıcı belge geldikten sonradır ki bölük bölük oldular.

İsmail Hakkı İzmirli

Kitaba nâil olanlar ancak kendilerine bu aşikâr hüccet geldikten sonra tefrikaya düşmüşlerdir [⁶].

İsmail Yakıt

Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.³

Kadri Çelik

Kitap ehlinden olanlar, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra fırkalara ayrıldılar.

Abdullah Parlıyan

Bize de kitap verildi diyenler, ancak kendilerine açık ve kesin delil geldikten sonra, inanç birlikteliklerini bozdular.

Kuran Yolu

Ehl-i kitap ancak kendilerine o açık kanıt geldikten sonra ayrılığa düştüler.

Mahmut Kısa

Ama ne var ki, kendilerine kutsal Kitap emânet edilmiş olan ve Son Peygamber zuhûr eder etmez ona iman edeceklerini öne süren Yahudi ve Hıristiyanlar, asıl kendilerine bu apaçık delil geldikten sonra —Tevrat ve İncil’in müjdelediği Son Elçiyi inkâr ederek— inanç birlikteliklerini bozup hak dinde ayrılık çıkardılar.

Mahmut Özdemir

Kitap verilmiş olanlar, ancak Beyyineler / Açık Belgeler geldikten sonra ayrılığa düştüler.

Mehmet Çakır

Ancak Kuran, tüm çıplaklığı ile gerçekleri dile getirdikten sonradır ki, ehli kitabın kafaları karıştı.

Mehmet Çoban

Kendilerine kitap verilen insanlar kitapta apaçık deliller olduğu halde ayrılığa düştüler. Ayrılığa düşmelerinin nedeni içlerindeki bencillik, hırs, kıskançlıktır. Hâlbuki okudukları kitap sadece gerçeklerden söz ediyor.

Mehmet Okuyan

Kendilerine kitap verilenler ancak o [beyyine] (apaçık bir elçi) kendilerine geldikten sonra ayrılığa düşmüşlerdi. [*]

Mehmet Türk

Hattâ kitap ehli, kendilerine bu apaçık delil geldikten sonra, (kendi aralarında bile) ayrılığa düştüler.

Muhammed Esed

Ama kendilerine daha önce vahiy verilenler ³ , hakikatin böyle bir kanıtı geldikten sonra [inanç] birlikteliklerini bozdular. ⁴

Mustafa Çavdar

Önceki vahiylere mazhar olanlar, durdular durdular da kendilerine hakikatin apaçık belgeleri Kuran geldikten sonra ayrılığa düştüler. 38/8-9, 43/31

Ahmet Tekin

İşte bundan sonra, müjdelenen peygamberin, kendi içlerinden görevlendirilmeyip, âdil önder Muhammed'in hak delil Kuran ile tebliğe başlamasından sonra, kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlar ihtilâf çıkardılar, ayrı baş çektiler, düşman oldular.

Mustafa İslamoğlu

Ama önceki vahiylerin mensupları durdular durdular da, kendilerine hakikatin apaçık belgeleri[⁵⁸⁴¹] geldikten sonra ayrılığa düştüler.[⁵⁸⁴²]

Ömer Nasuhi Bilmen

Halbuki, kitap verilmiş olanlar; ayrılmış olmadılar, kendilerine o hüccet geldikten sonra tefrikaya düştüler.

Orhan Kuntman

(Geldiğinde ise) Kendilerine kitap verilenler (verdikleri sözde durmadılar) aralarında ayrılığa düştüler.

Osman Fırat

Kendilerine O kitap verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

Şaban Piriş

Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ayrılığa düştüler.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ayrılmadı ol kişiler ki kitāb virildiler, Yehūdi ve Naṣāradan, illā özle‐rine delīller geldükden ṣoñra.

Suat Yıldırım

Ehl-i kitap mensupları, o kesin delil gelinceye kadar bu konuda ihtilaf etmemişlerdi. [2, 213-253; 3, 19; 5, 44-50; 10, 93; 42, 13-15]

Süleyman Ateş

Kitap verilmiş olanlar, ancak kendilerine açık kanıt geldikten sonra ayrılığa düştüler.

Süleyman Tevfik (1927)

Ehl-i Kitâb ancak kendilerine beyyine geldikden sonra tefrikaya düşüb İslâm'dan ayrıldılar. (Bi'setden evvel sıdk-ı nübüvvetde ihtilâfları yokdı).

Süleymaniye Vakfı

Kendilerine kitap verilenler, kendilerine o beyyine (elçi) gelinceye kadar bölünüp parçalanmaz[*].

Ahmet Varol

Kendilerine kitap verilenler, ancak onlara apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

Ümit Şimşek

Ama kendilerine kitap verilenler, onlara delil geldikten sonra anlaşmazlığa düştüler.

Yaşar Nuri Öztürk

Kitap verilmiş olanlar, kendilerine beyyine/açık delil geldikten sonradır ki parçalanıp bölündüler.

Ali Bulaç

Kitap ehlinden olanlar, ancak kendilerine apaçık belge geldikten sonra fırkalara ayrıldılar.

Ali Fikri Yavuz

Böyle iken, kendilerine kitab verilenler, ancak kendilerine o hüccet (Peygamber, yahud Kur'an) geldikten sonra tefrikaya düştüler. (Kimi peygambere iman etti, kimi inkâr etti, kimi de şübhe içinde bocaladı durdu.)

Bahaeddin Sağlam

Ve ehl-i kitap, ancak kesin delil ve hüccet onlara geldikten sonra ihtilafa girdiler, dağıldılar.

Bayraktar Bayraklı

Kitap verilmiş olanlar, ancak kendilerine o açık kanıt geldikten sonra ayrılığa düştüler.[787]