1. Ayet
اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ
1,2,3. Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman,
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ
1,2,3. Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman,
Yeryüzü, şiddetli bir depremle sarsılınca.
Büyük bir depremle yer sarsılınca
Yeryüzü, şiddetli sarsıntı ile sarsıldığı,
1-3. Şiddetli bir zelzele ile arz sarsılub da içinde ne var ise atdığı zamân insân arza ne oldı diyu suâl idecekdir.
1, 2, 3, 4, 5. Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan «Ne oluyor buna!» dediği vakit, işte o gün (yer) Rabbinin ona bildirmesiyle bütün haberlerini anlatır.
Yerin korkunç bir depremle sarsıldığı,
Arz o sarsıntısiyle sarsıldığı
Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,
Yeryüzü şiddetli bir sarsıntı ile sarsıldığında,
Yer (Dünya), o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı,
Yeryüzü şiddetli sarsıntı ile sarsıldığı zaman,
ķaçan depredinildi yir depretmegi.
Yer, kendisine âid şiddetli bir sarsıntı ile zelzeleye uğratıldığı zaman,
1,2,3. Yer, (o şiddetli) zilzâl'iyle (sarsıntısıyla) sarsıldığı; yeryüzü, ağırlıklarını(dışarıya) çıkardığı ve insan: “Buna ne oluyor?” dediği zaman!
Yerküre (şiddetli depremler ve volkanik patlamalarla) sarsıldıkça sarsıldığı (kıyamet süreci başladığı) zaman,
Yer sarsıldıkça sarsıldığı zaman.
Yeryüzü kendiliğinden bir sarsıntıya uğratılınca,
Yer, kendisine mahsus bir sarsıntıyle sallandığı zaman,
Yeryüzü o şiddetli sarsıntıyla sarsıldığında,¹
Yer, o şiddetli sarsıntıyla sarsıldığı.
Yeryüzü şiddetli bir depremle sarsılınca
Yer o dehşetli sarsıntısıyla sarsıldığında;
Yeryüzü, müthiş bir depremle arka arkaya sarsıldığı;
Arz / Yer, ZİLZÂL’i ile / Sarsıntısı ile sarsıldığı zaman,
Yer zangır zangır sallanacak,
Yeryüzü yaman sarsıntı ile sarsıldığı,
Yer, şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığında,
1,2. Yeryüzü, bütün şiddetiyle sarsıldığı¹ ve yeryüzünün ağırlıklarını² çıkarıp attığı zaman.
YER, o [son] müthiş sarsıntı ile sarsıldığında,
Yeryüzü müthiş bir sarsıntı ile sarsıldığı zaman. 22/1-2, 73/17
Yer şiddetli bir depremle sarsıldığı zaman, haberlerini anlatır.
YERYÜZÜ (ânîden) korkunç[⁵⁸⁴⁸] bir depremle sarsıldığı[⁵⁸⁴⁹] zaman,[⁵⁸⁵⁰]
Vaktâ ki, yer kendisine ait şiddetli bir zelzele ile sarsılır.
Yerküre bütünüyle şiddetle sarsıldığı,
Yer müthiş bir sarsıntı ile sarsıldığı zaman,
Yer, tam bir sarsıntı ile sarsıldığı zaman.
Ḳaçan yir deprense, ol deprenmegi ki ‘ālemi ḫarāb ider,
Yer o müthiş depremiyle sarsıldığı zaman. . .
Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,
Arz şiddetle sarsılub sallandıkda
Yer, bütün şiddetiyle sarsılınca[*]
Yer şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı zaman,
Yer o müthiş sarsıntısıyla sarsıldığında,
Yerküre, o sarsıntıyla sarsıldığı zaman,
Yer, o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı,
Arz, şiddetli sarsıntısı ile sarsıldığı;
Yer, büyük bir deprem ile sarsıldığı
1,2,3. Yerküre o korkunç sarsıntı ile sarsıldığı; yer, ağırlıklarını çıkardığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman! [790][791]