2. Ayet
وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَاۙ
1,2,3. Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman,
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَاۙ
1,2,3. Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman,
Ve yeryüzü, ağırlıklarını çıkarınca.
İçersinde bulunan ağırlıkları çıkarınca
İçindekileri dışarıya fırlatıp attığı,
1-3. Şiddetli bir zelzele ile arz sarsılub da içinde ne var ise atdığı zamân insân arza ne oldı diyu suâl idecekdir.
1, 2, 3, 4, 5. Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan «Ne oluyor buna!» dediği vakit, işte o gün (yer) Rabbinin ona bildirmesiyle bütün haberlerini anlatır.
Yerin ağırlıklarını fışkırttığı,
Ve Arz ağırlıklarını çıkardığı
Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,
Yer, içindeki ağırlıkları dışarı çıkardığında,
Ve yerin (Dünya’nın), ağırlıklarını (iki bin santigrat sıcaklıktaki magma tabakasının korkunç lavlarını, bütün maden ve mücevher yataklarını) dışa atıp-çıkardığı,
Yeryüzü ağırlıklarını çıkardığı;
daħı çıķardı yir ķumaşlarını.
yer, (bütün) ağırlıklarını (dışarıya fırlatıb) çıkardığı,
1,2,3. Yer, (o şiddetli) zilzâl'iyle (sarsıntısıyla) sarsıldığı; yeryüzü, ağırlıklarını(dışarıya) çıkardığı ve insan: “Buna ne oluyor?” dediği zaman!
Ve (yine) yerküre, (bu şiddetli depremler, sarsıntılar ve volkanik patlamalarla) içindeki (bütün) ağırlıklarını (yer altındaki madenleri, gazları, lavları vs.) dışarı çıkardığında, *
Yer ağırlıklarını çıkardığı (insanlar diriltildiği) zaman.
yeryüzü ağırlıklarını dışarıya atınca,
Ağırlıklarını dışarı çıkardığı zaman [²],
Yeryüzü içindeki ağırlıkları dışarıya attığında,²
Ve yer, ağırlıklarını dışa atıp çıkardığı.
ve yeryüzü bağrındaki ağırlıkları yani hazineleri, madenleri, ölüleri dışarı çıkardığında
Ve yer ağırlıklarını dışarı attığında;
Toprak, bağrındaki ölü bedenleri dışarıya fırlattığı;
Yer, ağırlıklarını çıkardığı zaman,
tüm ağırlıklarını atacak,
Yer ağırlıklarını çıkardığı,
Yer, ağırlıklarını çıkarttığı(nda),
1,2. Yeryüzü, bütün şiddetiyle sarsıldığı¹ ve yeryüzünün ağırlıklarını² çıkarıp attığı zaman.
ve yeryüzü ağırlıklarını ¹ attı[ğında],
Yine yeryüzü içindeki ağırlıkları dışarı fırlattığı zaman. 81/1...6, 84/3...5
Yer yükünü, kıymetli ağırlıklarını çıkardığı zaman haberlerini anlatır.
Tüm maddî-mânevî ağırlıklarını çıkarttığı zaman,
Ve yer ağırlıklarını dışarıya çıkarır.
Bütün ağırlıklarını (kabirdeki ölüleri) dışarı çıkardığı,
Yer (içindeki) ağırlıklarını çıkardığı,
Yer, ağırlıklarını çıkardığı zaman ..
daḫı çıḳarsa yir içinde olġanı ölülerden,
Ve yer bağrındaki ağırlıkları çıkardığı zaman. . .
Yer (bağrındaki) ağırlıklarını çıkardığı,
Ve arz, içinde olan ağırlıkları (hazîne, me'âdin, ecsâm ve sâireyi) meydâna çıkardıkda
Yer, ağırlıklarını atınca,
Ve yer ağırlıklarını (dışa) çıkardığı zaman,
Ve bütün ağırlıklarını dışarı çıkardığında,
Ve toprak, ağırlıklarını çıkardığı zaman,
Yer, ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı,
Arz, içindekileri dışarıya çıkarıb attığı;
Ve yer, ağırlıklarını (madenleri, ölüleri) dışarı çıkardığı,
1,2,3. Yerküre o korkunç sarsıntı ile sarsıldığı; yer, ağırlıklarını çıkardığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman! [790][791]