468. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَاتِكَةَ بِنْتِ زَيْدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ نُفَيْلٍ، امْرَأَةِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ أَنَّهَا كَانَتْ تَسْتَأْذِنُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ إِلَى الْمَسْجِدِ فَيَسْكُتُ فَتَقُولُ وَاللَّهِ لأَخْرُجَنَّ إِلاَّ أَنْ تَمْنَعَنِي . فَلاَ يَمْنَعُهَا .
Bana Mâlik'ten anlattı; o Yahya b. Said'den; o Ömer b. el-Hattâb'ın karısı Âtike bint Zeyd b. Amr b. Nufeyl'den; O, (namaz için) mescide gitmek üzere Ömer b. el-Hattâb'dan izin isterdi. Ömer susardı. Bunun üzerine Âtike: "Allah'a yemin olsun ki, beni (açıkça) menetmediğin sürece çıkacağım" derdi. Ömer de onu menetmezdi.