555. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَابِرِ بْنِ عَتِيكٍ، عَنْ عَتِيكِ بْنِ الْحَارِثِ، - وَهُوَ جَدُّ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَابِرٍ أَبُو أُمِّهِ - أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ جَابِرَ بْنَ عَتِيكٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَاءَ يَعُودُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ ثَابِتٍ فَوَجَدَهُ قَدْ غُلِبَ عَلَيْهِ فَصَاحَ بِهِ فَلَمْ يُجِبْهُ فَاسْتَرْجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ " غُلِبْنَا عَلَيْكَ يَا أَبَا الرَّبِيعِ " . فَصَاحَ النِّسْوَةُ وَبَكَيْنَ فَجَعَلَ جَابِرٌ يُسَكِّتُهُنَّ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " دَعْهُنَّ فَإِذَا وَجَبَ فَلاَ تَبْكِيَنَّ بَاكِيَةٌ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا الْوُجُوبُ قَالَ " إِذَا مَاتَ " . فَقَالَتِ ابْنَتُهُ وَاللَّهِ إِنْ كُنْتُ لأَرْجُو أَنْ تَكُونَ شَهِيدًا فَإِنَّكَ كُنْتَ قَدْ قَضَيْتَ جِهَازَكَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَوْقَعَ أَجْرَهُ عَلَى قَدْرِ نِيَّتِهِ وَمَا تَعُدُّونَ الشَّهَادَةَ " . قَالُوا الْقَتْلُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الشُّهَدَاءُ سَبْعَةٌ سِوَى الْقَتْلِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ الْمَطْعُونُ شَهِيدٌ وَالْغَرِقُ شَهِيدٌ وَصَاحِبُ ذَاتِ الْجَنْبِ شَهِيدٌ وَالْمَبْطُونُ شَهِيدٌ وَالْحَرِقُ شَهِيدٌ وَالَّذِي يَمُوتُ تَحْتَ الْهَدْمِ شَهِيدٌ وَالْمَرْأَةُ تَمُوتُ بِجُمْعٍ شَهِيدٌ " .
Yahya bana Mâlik'ten anlattı; o Abdullah b. Abdullah b. Cabir b. Atîk'ten; o (Abdullah'ın anne tarafından dedesi olan) Atîk b. el-Hâris'ten; o Cabir b. Atîk'in kendisine şöyle haber verdiğini (nakletti): Resulullah (s.a.v.) Abdullah b. Sâbit'i hasta iken ziyarete geldi. Onu kendinden geçmiş bir halde buldu. Ona seslendi fakat cevap alamadı. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) istircâ (İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn) etti ve: "Ey Ebû Er-Rebî! Senin hakkında elimizden bir şey gelmiyor (seni kaybettik)" dedi. (Bunu duyan) kadınlar feryat edip ağlamaya başladılar. Cabir onları susturmaya çalıştı. Resulullah (s.a.v.): "Bırak onları! Fakat vacip olduğu zaman artık hiçbir ağlayan ağlamasın" buyurdu. Oradakiler: "Ey Allah'ın Resulü! Vacip olmak nedir?" diye sordular. O da: "Öldüğü zaman" dedi. Bunun üzerine kızı şöyle dedi: "Vallahi ben senin şehit olmanı umuyordum. Çünkü sen (cihat) hazırlığını yapmıştın." Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah onun ecrini niyetine göre vermiştir. Siz şehitliği ne sayıyorsunuz?" Onlar: "Allah yolunda öldürülmek" dediler. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah yolunda öldürülmenin dışında şehitler yedidir: Taun (veba) hastalığından ölen şehittir; suda boğulan şehittir; zatülcenp (akciğer zarı iltihabı) hastalığından ölen şehittir; karın hastalığından ölen şehittir; yangında ölen şehittir; yıkıntı altında kalarak ölen şehittir; hamileyken (veya doğumda) ölen kadın şehittir."