618. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ لِعُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ إِنَّ فِي الظَّهْرِ نَاقَةً عَمْيَاءَ . فَقَالَ عُمَرُ ادْفَعْهَا إِلَى أَهْلِ بَيْتٍ يَنْتَفِعُونَ بِهَا . قَالَ فَقُلْتُ وَهِيَ عَمْيَاءُ فَقَالَ عُمَرُ يَقْطُرُونَهَا بِالإِبِلِ . قَالَ فَقُلْتُ كَيْفَ تَأْكُلُ مِنَ الأَرْضِ قَالَ فَقَالَ عُمَرُ أَمِنْ نَعَمِ الْجِزْيَةِ هِيَ أَمْ مِنْ نَعَمِ الصَّدَقَةِ فَقُلْتُ بَلْ مِنْ نَعَمِ الْجِزْيَةِ . فَقَالَ عُمَرُ أَرَدْتُمْ - وَاللَّهِ - أَكْلَهَا . فَقُلْتُ إِنَّ عَلَيْهَا وَسْمَ الْجِزْيَةِ . فَأَمَرَ بِهَا عُمَرُ فَنُحِرَتْ وَكَانَ عِنْدَهُ صِحَافٌ تِسْعٌ فَلاَ تَكُونُ فَاكِهَةٌ وَلاَ طُرَيْفَةٌ إِلاَّ جَعَلَ مِنْهَا فِي تِلْكَ الصِّحَافِ فَبَعَثَ بِهَا إِلَى أَزْوَاجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَيَكُونُ الَّذِي يَبْعَثُ بِهِ إِلَى حَفْصَةَ ابْنَتِهِ مِنْ آخِرِ ذَلِكَ فَإِنْ كَانَ فِيهِ نُقْصَانٌ كَانَ فِي حَظِّ حَفْصَةَ - قَالَ - فَجَعَلَ فِي تِلْكَ الصِّحَافِ مِنْ لَحْمِ تِلْكَ الْجَزُورِ فَبَعَثَ بِهِ إِلَى أَزْوَاجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأَمَرَ بِمَا بَقِيَ مِنْ لَحْمِ تِلْكَ الْجَزُورِ فَصُنِعَ فَدَعَا عَلَيْهِ الْمُهَاجِرِينَ وَالأَنْصَارَ . قَالَ مَالِكٌ لاَ أَرَى أَنْ تُؤْخَذَ النَّعَمُ مِنْ أَهْلِ الْجِزْيَةِ إِلاَّ فِي جِزْيَتِهِمْ .
Bize Mâlik anlattı; Zeyd b. Eslem'den; babasından; o Ömer b. el-Hattab'a şöyle dedi: "Hayvanlar arasında kör bir dişi deve var." Ömer dedi ki: "Onu (fakir) bir ev halkına ver, ondan faydalansınlar." Dedi ki: Ben: "Ama o kör?" dedim. Ömer: "Onu diğer develere bağlarlar (yularından çekerler)" dedi. Ben: "(Otlamak için) yerden nasıl yiyecek?" dedim. Ömer: "O cizye develerinden mi, yoksa zekât (sadaka) develerinden mi?" dedi. Ben: "Bilakis cizye develerinden" dedim. Ömer: "Siz -vallahi- onu yemek istediniz!" dedi. Ben: "Onun üzerinde cizye damgası var" dedim. Bunun üzerine Ömer (kesilmesini) emretti ve deve boğazlandı. Ömer'in yanında dokuz adet sahan vardı. Herhangi bir meyve veya turfanda yiyecek olduğunda mutlaka bunlara koyar ve Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in eşlerine gönderirdi. Kızı Hafsa'ya gönderdiği en sonuncusu olurdu; eğer bir eksiklik olursa Hafsa'nın payında olurdu. (Ravi) dedi ki: O kesilen devenin etinden bu sahanlara koydu ve Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in eşlerine gönderdi. Devenin etinden geriye kalanı emretti, yemek yapıldı ve Muhacirlerle Ensar'ı ona davet etti. Mâlik dedi ki: "Cizye ehlinden (cizye olarak) hayvan alınmasını doğru görmüyorum; ancak cizyeleri karşılığında olursa başka."