681. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، كَبِرَ حَتَّى كَانَ لاَ يَقْدِرُ عَلَى الصِّيَامِ فَكَانَ يَفْتَدِي . قَالَ مَالِكٌ وَلاَ أَرَى ذَلِكَ وَاجِبًا وَأَحَبُّ إِلَىَّ أَنْ يَفْعَلَهُ إِذَا كَانَ قَوِيًّا عَلَيْهِ فَمَنْ فَدَى فَإِنَّمَا يُطْعِمُ مَكَانَ كُلِّ يَوْمٍ مُدًّا بِمُدِّ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .
Bana Yahya anlattı; Mâlik'ten; kendisine ulaştığına göre Enes b. Mâlik oruç tutamayacak kadar yaşlandı, bu yüzden fidye verirdi. Mâlik dedi ki: "Ben bunu (fidyeyi) vacip görmüyorum ama buna gücü yetiyorsa yapması bana daha sevimlidir. Kim fidye verirse, her günün yerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in müddüyle bir müdd (yoksulu) doyurur."