56. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ زَيْدٍ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، قَدِمَ مِنَ الْعِرَاقِ فَدَخَلَ عَلَيْهِ أَبُو طَلْحَةَ وَأُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ فَقَرَّبَ لَهُمَا طَعَامًا قَدْ مَسَّتْهُ النَّارُ فَأَكَلُوا مِنْهُ فَقَامَ أَنَسٌ فَتَوَضَّأَ فَقَالَ أَبُو طَلْحَةَ وَأُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ مَا هَذَا يَا أَنَسُ أَعِرَاقِيَّةٌ فَقَالَ أَنَسٌ لَيْتَنِي لَمْ أَفْعَلْ . وَقَامَ أَبُو طَلْحَةَ وَأُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ فَصَلَّيَا وَلَمْ يَتَوَضَّآ .
Bana Mâlik'ten; Musa b. Ukbe'den; Abdurrahman b. Yezîd el-Ensarî'den [nakledildiğine göre]; Enes b. Mâlik Irak'tan geldi. Ebû Talha ve Übey b. Ka'b onun yanına girdiler. (Enes) onlara ateşin değdiği (pişirdiği) bir yemek sundu. Ondan yediler. Enes kalktı ve abdest aldı. Ebû Talha ve Übey b. Ka'b: “Bu ne (hal) ey Enes? Irak (huyu/âdeti) mı?” dediler. Enes: “Keşke yapmasaydım” dedi. Ebû Talha ve Übey b. Ka'b kalktılar, namaz kıldılar ve abdest almadılar.