743. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ الْمِقْدَادَ بْنَ الأَسْوَدِ، دَخَلَ عَلَى عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ بِالسُّقْيَا وَهُوَ يَنْجَعُ بَكَرَاتٍ لَهُ دَقِيقًا وَخَبَطًا فَقَالَ هَذَا عُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ يَنْهَى عَنْ أَنْ يُقْرَنَ بَيْنَ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ . فَخَرَجَ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ وَعَلَى يَدَيْهِ أَثَرُ الدَّقِيقِ وَالْخَبَطِ - فَمَا أَنْسَى أَثَرَ الدَّقِيقِ وَالْخَبَطِ عَلَى ذِرَاعَيْهِ - حَتَّى دَخَلَ عَلَى عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ فَقَالَ أَنْتَ تَنْهَى عَنْ أَنْ يُقْرَنَ بَيْنَ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ فَقَالَ عُثْمَانُ ذَلِكَ رَأْيِي . فَخَرَجَ عَلِيٌّ مُغْضَبًا وَهُوَ يَقُولُ لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ بِحَجَّةٍ وَعُمْرَةٍ مَعًا . قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ عِنْدَنَا أَنَّ مَنْ قَرَنَ الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لَمْ يَأْخُذْ مِنْ شَعَرِهِ شَيْئًا وَلَمْ يَحْلِلْ مِنْ شَىْءٍ حَتَّى يَنْحَرَ هَدْيًا إِنْ كَانَ مَعَهُ وَيَحِلُّ بِمِنًى يَوْمَ النَّحْرِ .
Bana Yahya anlattı; Mâlik'ten; Cafer b. Muhammed'den; babasından [nakledildiğine göre] Mikdâd b. Esved, Sukyâ'da Ali b. Ebî Tâlib'in yanına girdi. Ali [o esnada] genç develerine un ve ezilmiş yaprak (yemi) veriyordu. (Mikdâd) dedi ki: "İşte Osman b. Affan hac ile umrenin birleştirilmesini (kıran haccını) yasaklıyor." Ali b. Ebî Tâlib ellerinde un ve yaprak izleri olduğu halde çıktı —ki (ravi) "kollarındaki un ve yaprak izlerini unutamıyorum" demiştir— ve Osman b. Affan'ın yanına girdi. Dedi ki: "Sen hac ile umrenin birleştirilmesini mi yasaklıyorsun?" Osman dedi ki: "Bu benim görüşümdür." Bunun üzerine Ali öfkeli bir şekilde çıktı ve şöyle diyordu: "Lebbeyk Allahümme lebbeyk! Hac ve umreye birlikte [niyet ederek] lebbeyk!" Mâlik dedi ki: "Bize göre durum şöyledir: Hac ve umreyi birleştiren kimse, eğer yanında kurbanlığı varsa kurbanı kesinceye kadar saçından hiçbir şey almaz ve hiçbir şeyden dolayı ihramdan çıkmaz. Kurban bayramı günü Mina'da ihramdan çıkar."