Hac Kitabı

Malik b. Enes · Muvatta Malik (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

765. Hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ مَنِ اعْتَمَرَ فِي أَشْهُرِ الْحَجِّ فِي شَوَّالٍ أَوْ ذِي الْقَعْدَةِ أَوْ فِي ذِي الْحِجَّةِ قَبْلَ الْحَجِّ ثُمَّ أَقَامَ بِمَكَّةَ حَتَّى يُدْرِكَهُ الْحَجُّ فَهُوَ مُتَمَتِّعٌ إِنْ حَجَّ وَعَلَيْهِ مَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْىِ فَإِنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعَ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ وَذَلِكَ إِذَا أَقَامَ حَتَّى الْحَجِّ ثُمَّ حَجَّ مِنْ عَامِهِ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ فِي رَجُلٍ مِنْ أَهْلِ مَكَّةَ انْقَطَعَ إِلَى غَيْرِهَا وَسَكَنَ سِوَاهَا ثُمَّ قَدِمَ مُعْتَمِرًا فِي أَشْهُرِ الْحَجِّ ثُمَّ أَقَامَ بِمَكَّةَ حَتَّى أَنْشَأَ الْحَجَّ مِنْهَا إِنَّهُ مُتَمَتِّعٌ يَجِبُ عَلَيْهِ الْهَدْىُ أَوِ الصِّيَامُ إِنْ لَمْ يَجِدْ هَدْيًا وَأَنَّهُ لاَ يَكُونُ مِثْلَ أَهْلِ مَكَّةَ ‏.‏ وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ رَجُلٍ مِنْ غَيْرِ أَهْلِ مَكَّةَ دَخَلَ مَكَّةَ بِعُمْرَةٍ فِي أَشْهُرِ الْحَجِّ وَهُوَ يُرِيدُ الإِقَامَةَ بِمَكَّةَ حَتَّى يُنْشِئَ الْحَجَّ أَمُتَمَتِّعٌ هُوَ فَقَالَ نَعَمْ هُوَ مُتَمَتِّعٌ وَلَيْسَ هُوَ مِثْلَ أَهْلِ مَكَّةَ وَإِنْ أَرَادَ الإِقَامَةَ وَذَلِكَ أَنَّهُ دَخَلَ مَكَّةَ وَلَيْسَ هُوَ مِنْ أَهْلِهَا وَإِنَّمَا الْهَدْىُ أَوِ الصِّيَامُ عَلَى مَنْ لَمْ يَكُنْ مِنْ أَهْلِ مَكَّةَ وَأَنَّ هَذَا الرَّجُلَ يُرِيدُ الإِقَامَةَ وَلاَ يَدْرِي مَا يَبْدُو لَهُ بَعْدَ ذَلِكَ وَلَيْسَ هُوَ مِنْ أَهْلِ مَكَّةَ ‏.‏

Bana Mâlik'ten; Abdullah b. Dînâr'dan; Abdullah b. Ömer'den; şüphesiz o şöyle derdi: “Kim hac aylarında -Şevval'de veya Zilkade'de yahut Zilhicce'de hacdan önce- umre yapar, sonra hacca erişinceye kadar Mekke'de ikamet ederse; eğer hac yaparsa o kimse temettu yapan (mütemetti) biridir. Üzerine, kurbandan (hedy) kolayına geleni kesmek vacip olur. Eğer bulamazsa, hacda üç gün ve döndüğü zaman yedi gün oruç tutması gerekir.” Mâlik dedi ki: “Bu, (kişi) hacca kadar ikamet edip sonra o senesinde hac yaptığı takdirdedir.” Mâlik, Mekke ehlinden olup oradan başka bir yere giden ve oradan başkasında yaşayan, sonra hac aylarında umre yaparak (Mekke'ye) gelen, sonra oradan haccı başlatıncaya kadar Mekke'de ikamet eden adam hakkında dedi ki: “Şüphesiz o temettu yapandır. Üzerine kurban (hedy) veya kurban bulamazsa oruç gerekir. Ve o, Mekke ehli gibi olmaz.” Mâlik'e, Mekke ehli dışından olup hac aylarında bir umre ile Mekke'ye giren ve haccı başlatıncaya kadar Mekke'de ikamet etmek isteyen bir adam hakkında; “O temettu yapan mıdır?” [diye] soruldu. (Mâlik) dedi ki: “Evet, o temettu yapandır. İkamet etmek istese bile Mekke ehli gibi değildir. Bu, onun Mekke'ye girmiş olması ve onun ehlinden olmaması sebebiyledir. Kurban (hedy) veya oruç, ancak Mekke ehlinden olmayan kimsenin üzerinedir. Bu adam ikamet etmek istiyor fakat bundan sonra kendisine ne görüneceğini (neye karar vereceğini) bilmiyor; o Mekke ehlinden değildir.”