Hac Kitabı

Malik b. Enes · Muvatta Malik (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

781. Hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّهُ قَالَ أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ الْحَارِثِ التَّيْمِيُّ، عَنْ عِيسَى بْنِ طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ عُمَيْرِ بْنِ سَلَمَةَ الضَّمْرِيِّ، عَنِ الْبَهْزِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ يُرِيدُ مَكَّةَ وَهُوَ مُحْرِمٌ حَتَّى إِذَا كَانَ بِالرَّوْحَاءِ إِذَا حِمَارٌ وَحْشِيٌّ عَقِيرٌ فَذُكِرَ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ دَعُوهُ فَإِنَّهُ يُوشِكُ أَنْ يَأْتِيَ صَاحِبُهُ ‏"‏ ‏.‏ فَجَاءَ الْبَهْزِيُّ وَهُوَ صَاحِبُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ شَأْنَكُمْ بِهَذَا الْحِمَارِ ‏.‏ فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَبَا بَكْرٍ فَقَسَمَهُ بَيْنَ الرِّفَاقِ ثُمَّ مَضَى حَتَّى إِذَا كَانَ بِالأَثَايَةِ - بَيْنَ الرُّوَيْثَةِ وَالْعَرْجِ - إِذَا ظَبْىٌ حَاقِفٌ فِي ظِلٍّ فِيهِ سَهْمٌ فَزَعَمَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ رَجُلاً أَنْ يَقِفَ عِنْدَهُ لاَ يَرِيبُهُ أَحَدٌ مِنَ النَّاسِ حَتَّى يُجَاوِزَهُ ‏.‏

Ve bana Mâlik'ten; Yahya b. Saîd el-Ensarî'den; Muhammed b. İbrahim b. el-Hâris et-Teymî'nin kendisine, İsa b. Talha b. Ubeydullah'tan; Umeyr b. Seleme ed-Damrî'den; el-Behzî'den haber verdiğine göre Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ihramlı iken Mekke'ye gitmek üzere yola çıktı. Ravhâ mevkiine geldiğinde yaralı bir yaban eşeği gördü. Bu durum Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e zikredildi. O da: "Onu bırakın; yakında sahibi gelecektir" buyurdu. Derken sahibi olan el-Behzî Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldi ve dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, bu eşek sizindir (dilediğinizi yapın)." Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Ebû Bekir'e emretti; o da onu yol arkadaşları arasında paylaştırdı. Sonra (yola) devam etti. Nihayet —Ruveyse ile Arc arasında— Esâye mevkiine geldiğinde, gölgede kıvrılıp yatmış, üzerinde bir ok (saplı) olan bir ceylan gördü. (Ravi) zikretti ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir adama, insanlar geçip gidinceye kadar kimse onu ürkütmesin diye yanında durmasını emretti.