782. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ أَقْبَلَ مِنَ الْبَحْرَيْنِ حَتَّى إِذَا كَانَ بِالرَّبَذَةِ وَجَدَ رَكْبًا مِنْ أَهْلِ الْعِرَاقِ مُحْرِمِينَ فَسَأَلُوهُ عَنْ لَحْمِ صَيْدٍ وَجَدُوهُ عِنْدَ أَهْلِ الرَّبَذَةِ فَأَمَرَهُمْ بِأَكْلِهِ قَالَ ثُمَّ إِنِّي شَكَكْتُ فِيمَا أَمَرْتُهُمْ بِهِ فَلَمَّا قَدِمْتُ الْمَدِينَةَ ذَكَرْتُ ذَلِكَ لِعُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ فَقَالَ عُمَرُ مَاذَا أَمَرْتَهُمْ بِهِ فَقَالَ أَمَرْتُهُمْ بِأَكْلِهِ . فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ لَوْ أَمَرْتَهُمْ بِغَيْرِ ذَلِكَ لَفَعَلْتُ بِكَ يَتَوَاعَدُهُ .
Ve bana Mâlik'ten; Yahya b. Saîd'den; Saîd b. el-Müseyyeb'i Ebû Hureyre'den şöyle naklederken işittiği [haber verildi]: O (Ebû Hureyre) Bahreyn'den geliyordu. Rebeze'ye vardığında Irak halkından ihramlı bir kafile buldu. Ona, Rebeze halkının yanında buldukları av eti hakkında sordular. O da onlara onu yemelerini emretti. (Ebû Hureyre) dedi ki: "Sonra onlara emrettiğim şey hakkında şüpheye düştüm. Medine'ye geldiğimde bunu Ömer b. Hattâb'a zikrettim. Ömer: 'Onlara ne emrettin?' dedi. Ben de: 'Onlara onu yemelerini emrettim' dedim. Bunun üzerine Ömer b. Hattâb şöyle dedi: 'Eğer onlara bundan başkasını emretseydin sana yapacağımı yapardım!'" —onu tehdit ediyordu.